Onsekizinci Deva

Hastalar Risalesi · Sayfa 31

KitapHastalar Risalesi
Sayfa31–32
SeviyeAlt başlık

Hastalar Risalesi kitabının "Onsekizinci Deva" bölümü 31. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hastalar Risalesi.

ONSEKİZİNCİ DEVÂ

Ey şükrü bırakıp şekvâya giren hasta!

Şekvâ, bir haktan gelir. Senin bir hakkın zâyi olmamış ki şekvâ ediyorsun. Belki senin üstünde hak olan çok şükürler var, yapmadın. Cenâb-ı Hakk'ın hakkını vermeden, haksız bir surette hak istiyorsun gibi şekvâ ediyorsun.

Sen, kendinden yukarı mertebelerdeki sıhhatli olanlara bakıp şekvâ edemezsin. Belki sen, kendinden sıhhat noktasında aşağı derecelerde bulunan bîçare hastalara bakıp şükretmekle mükellefsin. Senin elin kırık ise, kesilmiş ellere bak! Bir gözün yoksa, iki gözü de olmayan âmâlara bak! Allah'a şükret!

Evet,nîmette kendinden yukarıya bakıp şekvâ etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Ve musibette herkesin hakkı, kendinden musibet noktasında daha yukarı olanlara bakmaktır ki; şükretsin.Bu sır bazı risalelerde bir temsil ile izah edilmiş. İcmâli şudur ki:

Bir zât, bir bîçareyi, bir minarenin başına çıkarıyor. Minarenin her basamağında ayrı ayrı birer ihsan, birer hediye veriyor. Tam minarenin başında da en büyük bir hediyeyi veriyor. O, mütenevvi hediyelere karşı ondan teşekkür ve minnettarlık istediği halde; o

Sayfa 32

hırçın adam, bütün o basamaklarda gördüğü hediyeleri unutup veyahut hiçe sayıp, şükretmeyerek, yukarıya bakar. "Keşki bu minare daha uzun olsaydı, daha yukarıya çıksaydım! Ne için o dağ gibi veyahut öteki minare gibi çok yüksek değil?" deyip şekvâya başlarsa, ne kadar bir küfrân-ı nîmettir, bir haksızlıktır.

Öyle de; bir insan hiçlikten vücûda gelip, taş olmayarak, ağaç olmayıp, hayvan kalmayarak, insan olup, müslüman olarak, çok zaman sıhhat ve afiyet görüp, yüksek bir derece-i nîmet kazandığı halde, bazı ârızalarla, sıhhat ve afiyet gibi bazı nîmetlere lâyık olmadığı veya sû-i ihtiyârıyla veya sû-i istimâliyle elinden kaçırdığı, veyahut eli yetişmediği için şekvâ etmek, sabırsızlık göstermek, "Aman, ne yaptım, böyle başıma geldi?" diye rubûbiyet-i İlâhiye'yi tenkid etmek gibi bir hâlet; maddî hastalıktan daha musibetli, manevî bir hastalıktır. Kırılmış el ile döğüşmek gibi, şikâyetiyle hastalığını ziyâdeleştirir.

Âkıl odur ki:

اَلَّذِينَ اِذَا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ قَالُوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ

sırrıyla teslim olup sabretsin; tâ o hastalık, vazifesini bitirsin, gitsin...

Sayfa 31   Okuyucuda devam et

Hastalar Risalesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir