Ondokuzuncu Deva

Hastalar Risalesi · Sayfa 33

KitapHastalar Risalesi
Sayfa33–34
SeviyeAlt başlık

Hastalar Risalesi kitabının "Ondokuzuncu Deva" bölümü 33. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hastalar Risalesi.

ONDOKUZUNCU DEVÂ

Cemîl-i Zülcelâl'in bütün isimleri, "Esmâü'l-Hüsnâ" tâbir-i Samedânîsiyle gösteriyor ki, güzeldirler. Mevcudât içinde en latif, en güzel, en câmi âyine-i Samediyet de, hayattır. Güzelin âyinesi güzeldir. Güzelin mehâsinlerini gösteren âyine güzelleşir. O âyinenin başına o güzelden ne gelse, güzel olduğu gibi, hayatın başına dahî ne gelse, hakikat noktasında güzeldir. Çünkü, güzel olan Esmâü'l-Hüsnâ'nın güzel nakışlarını gösterir.

Hayat, daima sıhhat ve âfiyette yeknesak gitse, nâkıs bir âyine olur.Belki bir cihette adem ve yokluğu ve hiçliği ihsas edip sıkıntı verir. Hayatın kıymetini tenzil eder. Ömrün lezzetini sıkıntıya kalbeder. Çabuk vaktimi geçireceğim diye, sıkıntıdan ya sefâhete, ya eğlenceye atılır. Hapis müddeti gibi, kıymettar ömrüne adâvet edip, çabuk öldürüp geçirmek istiyor.

Fakat tahavvülde ve harekette ve ayrı ayrı tavırlar içinde yuvarlanmakta olan bir hayat, kıymetini ihsas ediyor, ömrün ehemmiyetini ve lezzetini bildiriyor. Meşakkatte ve musibette dahî olsa, ömrün geçmesini istemiyor. "Aman güneş batmadı, ya gece bitmedi." diye sıkıntısından "Of!. Of!." etmiyor.

Sayfa 34

Evet, gayet zengin ve işsiz, istirahat döşeğinde her şeyi mükemmel bir efendiden sor: "Ne haldesin?" Elbette, "Aman vakit geçmiyor; gel bir şeş beş oynayalım." Veyahut "Vakti geçirmek için bir eğlence bulalım." gibi müteellimâne sözleri ondan işiteceksin. Veyahut tûl-i emelden gelen, "Bu şeyim eksik; keşki şu işi yapsaydım." gibi şekvâları işiteceksin.

Sen bir musibetzede veya işçi ve meşakkatli bir halde olan bir fakirden sor:

– "Ne haldesin?"

Aklı başında ise diyecek ki:

– "Şükürler olsun Rabbime, iyiyim, çalışıyorum. Keşki çabuk güneş gitmeseydi, bu işi de bitirseydim! Vakit çabuk geçiyor, ömür durmuyor, gidiyor. Vâkıa zahmet çekiyorum; fakat bu da geçer, her şey böyle çabuk geçiyor." diye, mânen ömür ne kadar kıymettar olduğunu, geçmesindeki teessüfle bildiriyor.

Demek, meşakkat ve çalışmakla, ömrün lezzetini ve hayatın kıymetini anlıyor. İstirahat ve sıhhat ise, ömrü acılaştırıyor ki, geçmesini arzu ediyor.

Ey hasta kardeş!

Bil ki, başka risalelerde tafsilâtıyla kat'î bir surette isbat edildiği gibi; musibetlerin, şerlerin, hatta günahların aslı ve mâyesi ademdir.

Sayfa 33   Okuyucuda devam et

Hastalar Risalesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir