Hatt-I Kur'an'ı Muhafaza Vazifesi
Hizmet Düsturları · Sayfa 251
Hizmet Düsturları kitabının "Hatt-I Kur'an'ı Muhafaza Vazifesi" bölümü 251. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hizmet Düsturları.
60. Düstur
Hatt-ı Kur'an'ı Muhafaza Vazifesi
Bediüzzaman Said Nursi Türkiye'de Kur'an yazısı aleyhtarlığına karşı Kur'an yazısını mudafaa etmiş ve hatt-ı Kur'anın yazılması ve basılması yasak olduğu dönemlerde o eskimez yazı ile risaleleri yazmış ve basmıştır.
Ancak bu arada zikri gereken şu husus var ki; Türkiye'de hatt-ı Kur'aniyi bilenlerin giderek çok azalması ve yeni yazının umumîleşmesi ve iman derslerine olan ihtiyacın zaruret haline gelmesinden dolayı yeni yazıya ruhsat verilmiştir ve üstad hayatta iken Risale-i nur külliyatı yeni yazı ile basılmıştır. Yoksa hatt-ı Kur'anîyi öğrenmek ve Risale-i nuru o hat ile neşretmek nur talebelerinin bir vazifesir. Bu vazife Risalelerde şöyle bildirilir.
-En evvel gençlere ait üç-dört dersin ki, -Hâfız Mustafa'ya vermiştik- el makinasıyla,mümkünse eski hurufla,değilse yeni hurufla (Haşiye 1) Nur fabrikasının divanındaki heyet münasib görse ve hal müsaade etse, yazılsın. Bize de bazı nüshalar gönderilsin. K. 210
-Hem şimdilik bazı ülemanın yeni eserlerinde meslek ve meşreb ayrı ve bid'atlara müsaid gittiği için,Risale-i Nur zındıkaya karşı hakaik-i imaniyeyi muhafazaya çalışması gibi, bid'ata karşı da huruf ve hatt-ı Kur'an'ı muhafaza etmek bir vazifesi iken; has talebelerden birisi bilfiil huruf ve hatt-ı Kur'aniyeyi ders verdiği halde, sırrı bilinmez bir hevesle, huruf ve hatt-ı Kur'aniye ilm-i din perdesinde tesirli bir surette darbe vuran bazı hocaların darbede istimal ettikleri eserleri almışlar.Haberim olmadan dağda şiddetli bir tarzda o has talebelere karşı bir gerginlik hissettim. Sonra ikaz ettim. Elhamdülillah ayıldılar. İnşâallah tamamen kurtuldular. K. 77
-Risale-i Nur'un neşir keyfiyeti de tarihte hiçbir eserde görülmemiştir. Şöyle ki:Kur'an hattını muhafaza etmek hizmetiyle de muvazzaf olan Risale-i Nur'un, muhakkak Kur'an yazısıyla neşredilmesi lâzımdı.Eski yazı yasak edilmiş ve matbaaları kaldırılmıştı. T. 162
-Kur'ân kelimesi, ebced hesabıyla 351'dir. İçinde iki elif var. Mahfî elif, "elfün" okunsa, "bin" mânâsındaki elfün'dür. (Haşiye 2) Demek 1351 senesine "sene-i Kur'âniye" tabir edilebilir. Çünkü, lâfz-ı Kur'ân'daki tevafukatın sırr-ı acibi, Kur'ân'ın tefsiri olan Risale-i Nur eczalarında o sene göründü. Ve Kur'ân'daki Lâfz-ı Celâlin i'câzkârâne sırr-ı tevafuku aynı senede tezahür etti. Ve bir nakş-ı i'câzîyi gösterecek bir Kur'ân'ın yeni bir tarzda yazılması, aynı senede oluyor. Ve hatt-ı Kur'ân'ın tebdiline karşı, Kur'ân şakirdlerinin bütün kuvvetleriyle hatt-ı Kur'ânîyi muhafazaya çalışması aynı senededir. (M. 428)
- Risale-i Nur'un mühim bir vazifesi, âlem-i İslâmın ekseriyet-i mutlakasının yazısı ve hattı olan huruf-u Arabiyeyi muhafaza etmek olduğundan, tab' yoluyla işe girişilse, şimdi ekser halk yalnız yeni hurufu bildikleri için, en çok risaleleri yeni hurufla tab etmek lâzım gelecek. Bu ise, Risale-i Nur'un yeni hurufa bir fetvası olup şakirdleri de o kolay yazıyı tercih etmeye sebep olur.Onun için, şimdiye kadar pek çok müstehak ve lâyık iken, Risale-i Nur'a serbestiyet verilmemişti. Lillâhilhamd, şimdi hakikatlerinin kuvvetiyle serbestiyeti kazandı. Hattâ eski harfle tab' yasak iken, Âyetü'l-Kübrâ'yı bize teslim ettirip bir keramet-i ekber gösterdi.
Biz şimdi gayet mühim ve herkese lâzım Meyve ile Hüccetü'l-Bâliğa'yı ikisi bir cilt olarak yeni hurufla tab etmek için Tahirî ile İstanbul'a gönderdim.(E. 82)
- Risale-i Nur'dan eskimez yazı öğrenmeye gelince: Kur'an yazısıyla olan Nur Risalelerini yazmaktaki kazancımız çok büyüktür. Eskimez yazıyı kısa bir zamanda öğreniyoruz.Hem yazarken malûmat elde ediyoruz. Hem Risale-i Nur eczalarını çoğaltmakla imana ve Kur'ana hizmet edildiği için, pek büyük manevî kazançlar elde ediyoruz. Hem yazılarak edinilen bilgi hâfızaya daha esaslı yerleşiyor.Bunun için şimdiye kadar binlerce genç, Risale-i Nur'u yazarak Kur'an yazısını öğrenmiş ve öğrenmektedir.G. 264
-Hata 59: Hüsrev Altınbaşak, Türk Harfleri Kanununa aykırı olarak Asâ-yı Mûsâ ve Zülfikar gibi mecmuaları Arap harfleriyle yazmış.
Cevap:Şimdiye kadar Kur'ân harfleri ve hattı, Türk milletinin hatt-ı kadîmi olduğu halde, Lâtin harflerini Türk harfleri deyip Kur'ân harfleriyle Asâ-yı Mûsâ'yı yazan Hüsrev'i mes'ul etmek birkaç vecihte yanlış olduğunu ehl-i insaf anlar. (Ş. 415)
-İki genç muallim daha eski yazı ile Nurlara girmesi ve çocukla rın, huruf-u Kur'âniyeyi öğrenmeye başlaması ile Risale-i Nur'ları da yazmaya girmeleri, büyük bir fa'l-i hayırdır. Cenab-ı Hak o mâsumları muvaffak etsin. (E. 226)
- Hz. Ali (R.A.) huruf-u ecnebiyi İslâmlar içinde cebren kabul ettirmek hadisesi ile ulemaü's-su'un bid'alara yardımlarından teessüfle bahsedip bu iki hadise ortasında irşadkârane bazılarından bahsediyor ki,o Sekine olan İsm-i Âzamla ecnebi hurufuna karşı mukabele ediyor.Hem ulemaü's-su'a muhalefet ediyor. İşte bu zamanda o adamların Risale-i Nur şakirdleri ve naşirleri oldukları şüphesizdir.Çünkü onlardır ki hatt-ı Kur'ân'ı muhafaza ediyorlar ve bid'akâr bir kısım ulemalara karşı da mukavemet ediyorlar.(Ol. 313)
-Beşinci emare: Ecnebi hurufatını ehl-i İslâmın en mühim hükümeti resmi bir surette kabul ve neşir ve cebrettiği halde Risale-i Nur şakirdleri bütün kuvvetleriyle hatt-ı Kur'âniyi harika bir surette neşir ve tamim ile muhafazasına çalıştıkları bir zamanda Hz. Ali (R.A.) aynı tarihiyle ondan haber vermekle gaybî kerametini beyan ettiği yerde ulema içinde birisine iltifat gösteriyor. Elbette bu iltifatın gerçi çok efradı olabilir. Fakat bu karine-i hal gösteriyor ki Risale-i Nur şakirdleri bir hususiyet kesbetmiş ki Hz. Ali (R.A.) iltifatla Risale-i Nur'u alkışlıyor. (Ol. 315)
- Elhasıl: Hz. Ali (r.a.) keremallahü vechehü ecnebi hurufuna karşı şiddetli teessüf ve hiddet ettiği ve bid'aya taraftarlık eden bir kısım ulemaü's-su'a karşı şiddetli nefret ve hiddet ettiği yerde irşadkârâne bazılarla konuşuyor.Ve Hz. Cibril'in tabiriyle Sekine ismi verilen ve İsm-i Âzam sandukçası olan Esma-ı Sitteye devam edeni irşad ediyor, taltif ediyor.
İşte o Esma-i Sittenin devamından tereşşüh eden ve Esmanın lemeatı olan Risale-i Nur, ve o Risale-i Nur kendi şakirtleri ile lâakal yüzer kalemle yüz parça Risale-i Nur'un eczalarıyla ve intişar eden yirmi bin nüshasıyla lâakal yüz bin adamı huruf-u Kur'âniye lehine ve sünnet-i seniyeye ittibaa ve imanlarının takviyesine ve Hz. Ali'nin (r.a.) hiddet ettiği iki cereyana karşı tamamıyla mukavemet ettiklerinden elbette Hz. Ali'nin (r.a.) … ihvanları içinde hususî bir surette onlara bakıyor. OL: 316
Yukarıdaki ifadeler gösteriyorki şeair-i islamiye olan Kur'an yazısı muhafaza edilmesi gereken bir hizmettir. Ve bu yazıyı muhafaza etmek, Risale-i Nur talebelerinin bir vazifesidir.
Hizmet Düsturları uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir