Hürmet ve Merhamet Etmek

Hizmet Düsturları · Sayfa 58

KitapHizmet Düsturları
Sayfa58–61
SeviyeAlt başlık

Hizmet Düsturları kitabının "Hürmet ve Merhamet Etmek" bölümü 58. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hizmet Düsturları.

14. Düstur

Hürmet Ve Merhamet Etmek

Risale-i Nur, meşruiyet şartları dairesindeki hürmeti, ehemmiyetli bir seciye ve esas olarak nazara verir.

HÜRMET: Müslüman bir cemiyette küçüklerin büyüklere yaş veya diyanet, ilim, hamiyet, fedakârlık, dirayet gibi faziletler itibariyle kendinden üstün olana karşı, kalbde duyulan his ve bu hissin neticesi olarak da o şahsa karşı tavır ve hareketlerinde gösterilen edepli davranış diye tarif edilebilir.

Evet hürmet, bir kimsenin şahsında bulunan İslâmî ahlâk, fazilet ve meziyetlerinden dolayı o zâta karşı kalbde duyulan bir his ve bu hissin fiilî tezahürü olduğuna binaen hürmet edenin de, hürmet etmesinin sebebi olan meziyetleri bilen ve takdir eden kâmil bir kimse olduğu anlaşılır.

Buna göre şayan-ı hürmet olan zâtlara hürmet etmeyen kişinin bu hürmetsizliği ile, sebeb-i hürmet olan kâmil sıfat ve meziyetlere takdir hisleri bulunmayan sönük bir kalb ve vicdan sahibi olduğuna, manevî değerlere ehemmiyet vermeyen basitlikte kaldığına veya "enesini sevenler başkasını sevmezler" (Sözler 708) hükmünce hissine mağlub olduğuna bir alâmet göstermiş oluyor.

Bu hakikî hürmetten başka, kişiden zarar görmemek için zâhiren hürmetkâr davranmak, hürmet değil, tabasbustur.

Risale-i Nurda hürmet esası, milletin anarşiliğe düşüp düşmemesine sebebiyet vermek gibi çok ehemmiyetli bir unsur olarak nazara verilir.

MERHAMET: Acımak, şefkat göstermek. Korumak, iyilik etmek. Biçârelere yardımda bulunmak. Esirgemek.

Risale-i Nur Hayat-ı İçtimaiyeye Baktığı Vakit

Beş Esas Üzere Bakar

- Bu millet ve vatan, hayat-ı içtimaiyesi ve siyasiyesi anarşilikten kurtulmak ve büyük tehlikelerden halâs olmak için,beş esas lâzım ve zarurîdir.

Birincisi:merhamet.

İkincisi:hürmet.

Üçüncüsü: emniyet.

Dördüncüsü: haram ve helâlı bilip haramdan çekilmek.

Beşincisi: serseriliği bırakıp itaat etmelidir.

İşte Risale-i Nur, hayat-ı içtimaiyeye baktığı vakit bu beş esası temin edip, hem âsâyişin temel taşını tesbit ve temin eder. K. 241

- Hayat-ı içtimaiyeyi idâre eden en mühim esas olan hürmet ve merhamet gayet sarsılmış. Bazı yerlerde, gayet elîm ve biçare ihtiyarlar, peder ve valideler hakkında dehşetli neticeler veriyor.

Cenab-ı Hakka şükür ki, Risale-i Nur, bu müthiş tahribata karşı girdiği yerlerde mukavemet ediyor, tamir ediyor. K.149

Sayfa 59

Hürmet Resmi Vazifedarlara Münhasır Değildir

-Mağlâtalı, divanecesine bir sual:

Bir kısım ehl-i hüküm diyorlar ki: "Madem sen bu memlekette duruyorsun. Şu memleketin cumhurî kanunlarına inkıyad etmek lâzım gelirken, sen neden inzivâ perdesi altında kendini o kanunlardan kurtarıyorsun? Ezcümle, şimdiki hükûmetin kanununda, vazife haricinde bir meziyeti, bir fazileti kendine takıp, onunla bir kısım millete tahakküm edip nüfuzunu icra etmek, müsavat esasına istinad eden cumhuriyetin bir düsturuna münâfidir. Sen neden vazifesiz olduğun halde elini öptürüyorsun? Halk beni dinlesin diye hodfuruşâne bir vaziyet takınıyorsun?"

Elcevap:Kanun tatbik edenler, evvelâ kendilerine tatbik ettikten sonra başkasına tatbik edebilirler. Siz kendinize tatbik etmediğiniz bir düsturu başkasına tatbik etmekle, herkesten evvel siz düsturunuzu, kanununuzu kırıyorsunuz ve karşı geliyorsunuz. Çünkü bu müsavat-ı mutlaka kanununun bana tatbikini istiyorsunuz. Ben de derim:

Ne vakit bir nefer, bir müşirin makam-ı içtimaîsine çıkarsa ve milletin o m üşire karşı gösterdikleri hürmet ve teveccühe iştirak ederse ve onun gibi o teveccüh ve hürmete mazhar olursa veyahut o müşir, o nefer gibi âdileşirse ve o neferin sönük vaziyetini alırsa ve o müşirin vazife haricinde hiçbir ehemmiyeti kalmazsa hem eğer en zeki ve bir ordunun muzafferiyetine sebebiyet veren bir erkân-ı harp reisi, en aptal bir neferle teveccüh-ü âmmede ve hürmet ve muhabbette müsavata girerse, o vakit sizin bu müsavat kanununuz hükmünce bana şöyle diyebilirsiniz:

"Kendine hoca deme. Hürmeti kabul etme. Faziletini inkâr et. Hizmet çine hizmet et, di lencilere arkadaş ol!"

Eğer deseniz:"Bu hürmet ve makam ve teveccüh, vazife başında olduğu vakte mahsustur ve vazifedarlara hastır. Sen vazifesiz bir adamsın, vazifedarlar gibi milletin hürmetini kabul edemezsin."

Elcevap:Eğer insan yalnız bir cesetten ibaret olsa ve insan dünyada lâyemûtâne daimî kalsa ve kabir kapısı kapansa ve ölüm öldürülse, o vakit vazife yalnız askerlik ve idare memurlarına mahsus kalırsa, sözünüzde dahi bir mânâ olurdu.

Fakat madem insan yalnız cesetten ibaret değil, cesedi beslemek için kalb, dil, akıl, dimağ koparılıp o cesede yedirilmez. Onlar imhâ edilmez onlar da idare ister. Ve madem kabir kapısı kapanmıyor. Ve madem kabrin öbür tarafındaki endişei istikbal her ferdin en mühim meselesidir. Elbette milletin itaat ve hürmetine istinad eden vazifeler, yalnız milletin hayat-ı dünyeviyesine ait içtimaî ve siyasî ve askerî vazifelere münhasır değildir.

Evet, yolculara seyahat için vesika vermek bir vazife olduğu gibi, ebed tarafına giden yolculara da hem vesika, hem o zulümatlı yolda nur vermek öyle bir vazifedir ki, hiçbir vazife o vazife kadar ehemmiyetli değildir. L. 172

Yukarıda ehl-i dünya tarafından ileri sürülen "Hürmet vazife başında iken resmî vazifedarlara mahsustur" şeklindeki iddia, hakikî imandan mahrum olmanın ve bundan do ğan anlayışın bir neticesidir. Çünkü yalnız fanî dünyayı esas bilen bu tarz anlayışta, hür metin asıl sebebi olan manevî de ğerler ve değer ölçüleri ve ebedî hayat inancı bulunmaz ve bulunamaz. Bu ha kikatı nazara veren Üstad diyor ki:

- Aile hayatının hayatı ve saadeti ise samimî ve ciddî ve vefadarâne hürmet ve hakiki ve şefkatli ve fedakârâne merhamet ile olabilir. Ve bu hakikî hürmet ve samimî merhamet ise, ebedî bir arkadaşlık ve daimî bir refakat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hudutsuz bir hayatta birbiriyle pederâne, ferzendâne, kardeşâne, arkadaşâne münasebetlerin bulunmak fikriyle ve akidesiyle olabilir. Ş. 183

- Senin medar-ı fahrın olan uhuvvet ve hürmet ve hamiyet gibi güzel hasletlerin, incecik bir zamana, büyük bir sahradan bir parmak kadar yere inhisar ve hadsiz zamanda yalnız hazır saate mahsus olduğundan, sun'i ve muvakkat ve sahtekâr ve asılsız ve gayet cüz'i olup, senin insaniyetin ve kemalâtın o nisbette küçülür, hiçe iner. Fakat iman ehlinin uhuvveti ve hürmeti ve muhabbeti ve hamiyeti,iman cihetiyle mevcut bulunan mâzi ve müstakbeli ihata ettiğinden, insaniyeti ve kemalâtı o nisbette teâli eder. G. 19

Hizmet-i Diniyede Hâlisane Çalışanlara Gösterilmesi Gereken Hürmet Ve Muavenet

- Hakikat ve âhiret için çalışanlara karşı bu millet bir hürmet ve bir muavenet fikrini daima beslemiş. Ve bilfiil onların hakikat-i ihlâslarına ve sâdıkane olan hizmetlerine bir cihette iştirak etmek niyetiyle, onların hâcât-ı maddiyelerinin tedarikiyle meşgul olup vakitlerini zayi etmemek için, sadaka ve hediye gibi maddî menfaatlerle yardım edip hürmet etmişler.

Sayfa 58   Okuyucuda devam et

Hizmet Düsturları uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir