Hizmet Düsturları — Sayfa 284

Riya, Şöhret ve Teveccüh-Ü Nâsı Terketmek

Hizmet Düsturları kitabının 284. sayfası — Riya, Şöhret ve Teveccüh-Ü Nâsı Terketmek bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Teveccüh-ü Nasdan Kaçmak

- Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlâsı kaybeder, riyâya girer.Şan ü şeref ar zusuyla teveccüh ü nâs ise, ücret ve mükâfat değil, belki ihlâssızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır.

Evet, amel-i salihin hayatı olan ihlâsın zararına teveccüh-ü nâs ve şan ü şeref,kabir kapısına kadar muvakkat olan bir lezzet-i cüz'iyeye mukabil, kabrin öbür tarafında azâb-ı kabir gibi nâhoş bir şekil aldığından,teveccüh-ü nâsı arzu etmek de ğil, belki on dan ürkmek ve kaçmak lâzımdır.Şöhretperestlerin ve şan ü şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın! (L. 149)

-İHLÂSI KIRAN İKİNCİ MÂNİ: Hubb-u câhtan gelen şöhret-perestlik saikasıyla ve şan ü şeref perdesi altında teveccüh-ü âmmeyi kazanmak, nazar-ı dikkati kendine celb etmekle enâniyeti okşamak ve nefs-i emmâreye bir makam vermektir ki, en mühim bir maraz-ı ruhî olduğu gibi, "şirk-i hafî" tabir edilen riyâkârlığa, hodfuruşluğa kapı açar, ihlâsı zedeler. (L. 165)

Bediüzzaman Hazretlerinin Hayat Tecrübesınden Nazara Verdiği Bir İkaz

-Kendi kendimi aldatmak ve yine başımı gaflete sokmak için, İstanbul'da haddimden çok fazla gördüğüm makam-ı içtimaînin ezvâkına baktım, hiçbir faydası olmadı. Bütün onların teveccühü, iltifatı, tesellileri, yakınımda olan kabir kapısına kadar gelebilir, orada söner. Ve şöhretperestlerin bir gayei hayali olan şan ve şerefin süslü perdesi altında sakîl bir riyâ, soğuk bir hodfuruşluk, muvakkat bir sersemlik suretinde gördüğümden, anladım ki, beni şimdiye kadar aldatan bu işler, hiçbir teselli veremez ve onlarda hiçbir nur yok. L. 231

-Ey şan ve şerefi, nam ve şöhreti isteyen adam! Gel, o dersi benden al. Şöhret ayn-ı riyâdır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. Ve insanı insanlara abd ve köle yapar. O belâ ve musibete düşersen, * اِنَّا لِلّهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ * de, o beladan kurtul... M. 83

-Ey fahre meftun, şöhrete müptelâ, medhe düşkün, hodbinlikte bîhemtâ, sersem nefsim!

Eğer binler meyve veren incirin menşei olan küçücük bir çekirdeği ve yüz salkım ona takılan üzümün siyah kurucuk çubuğu, bütün o meyveleri, o salkımları kendi hünerleri olduğu ve onlardan istifade edenler o çubuğa, o çekirdeğe medih ve hürmet etmek lâzım olduğu hak bir dâvâ ise, senin dahi sana yüklenen nimetler için fahre, gurura belki bir hakkın var.

Halbuki sen, daim zemme müstehaksın. Zira o çekirdek ve o çubuk gibi değilsin. Senin bir cüz-i ihtiyarın bulunmakla, o nimetlerin kıymetlerini fahrinle tenkis ediyorsun,gururunla tahrib ediyorsun ve küfranınla ibtal ediyorsun ve temellükle gasp ediyorsun.

Senin vazifen fahir değil, şükürdür.Sana lâyık olan şöhret değil, tevazudur, hacâlettir.Senin hakkın medih değil, istiğfardır, nedâmettir.Senin kemâlin hodbinlik değil, hüdâbinliktedir. S. 230

Riyakârlığı Şeref Gösteren Mimsiz Medeniyet:

Hizmet Düsturları uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir