Birincisi

İhlas Risalesi · Sayfa 7

Kitapİhlas Risalesi
Sayfa7–8
SeviyeAlt başlık

İhlas Risalesi kitabının "Birincisi" bölümü 7. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: İhlas Risalesi.

Birincisi:Ehl-i hakkın ihtilâfı hakîkatsızlıktan gelmediği gibi, ehl-i gafletin ittifakı dahi hakikatdarlıktan değildir.

Belki ehl-i dünyanın ve ehl-i siyasetin ve ehl-i mektep gibi hayât-ı içtimâiyenin tabakatına dâir birer muayyen vazife ile ve has bir hizmet ile meşgul tâifelerin, cemaatlerin ve cemiyetlerin vazifeleri taayyün edip ayrılmış. Ve o vezaif mukabilindeki alacakları maîşet noktasındaki maddî ücret ve hubb-u câh ve şân ü şeref noktasında teveccüh-ü nâstan alacakları

(Hâşiye): İhtar: Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlâsı kaybeder, riyâya girer. Şân ü şeref arzusuyla teveccüh-ü nâs ise, ücret ve mükâfat değil; belki ihlâssızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır. Evet, amel-i sâlihin hayatı olan ihlâsın zararına teveccüh-ü nâs ve şân ü şeref, kabir kapısına kadar muvakkat olan bir lezzet-i cüz'iyeye mukabil, kabrin öbür tarafında azâb-ı kabir gibi nâhoş bir şekil aldığından, teveccüh-ü nâsı arzu etmek değil, belki ondan ürkmek ve kaçmak lâzımdır. Şöhretperestlerin ve şân ü şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın!

mânevî ücret taayyün etmiş, ayrılmış. Müzahame ve münâkaşayı ve rekabeti intac edecek derecede bir iştirak yok. Onun için, bunlar ne kadar fena bir meslekte de gitseler, birbiriyle ittifak edebilirler.

Amma ehl-i din ve ashâb-ı ilim ve erbâb-ı tarîkat ise, bunların herbirisinin vazifesi umuma

Sayfa 8

baktığı gibi, muaccel ücretleri de taayyün ve tahassus etmediği ve herbirinin makam-ı içtimâîde ve teveccüh-ü nâsta ve hüsn-ü kabuldeki hissesi tahassus etmiyor. Bir makama çoklar namzet olur. Maddî ve mânevî herbir ücrete çok eller uzanabilir. O noktadan müzahame ve rekabet tevellüt edip vifakı nifaka, ittifakı ihtilâfa tebdil eder.

İşte bu müthiş marazın merhemi, ilâcı "ihlâstır". Yani, hakperestliği nefisperestliğe tercih etmekle ve hakkın hâtırı, nefsin ve enâniyetin hâtırına galip gelmekle

اِنْ اَجْرِىَ اِلاَّ عَلَى اللّٰهِ

sırrına mazhar olup, nâstan gelen maddî ve mânevî ücretten istiğna etmekle

(Hâşiye): Sahabelerin senâ-i Kur'âniye'ye mazhar olan "îsar" hasletini kendine rehber etmek. Yani: Hediye ve sadakanın kabulünde başkasını kendine tercih etmek ve hizmet-i dîniyenin mukabilinde gelen menfaât-ı maddiyeyi istemeden ve kalben taleb etmeden, sırf bir ihsân-ı İlâhî bilerek, nâstan minnet almayarak ve hizmet-i dîniyenin mukabilinde de almamaktır. Çünkü, hizmet-i diniyenin mukabilinde dünyada bir şey istenilmemeli ki, ihlâs kaçmasın. Çendan hakları var ki, ümmet onların maîşetlerini temin etsin. Hem zekâta da müstehaktırlar. Fakat bu istenilmez, belki verilir. Verildiği vakit de, "Hizmetimin ücretidir" denilmez. Mümkün olduğu kadar kanaatkârâne başka ehil ve daha müstehak olanların nefsini kendi nefsine tercih etmek, وَ يُؤْثِرُونَ عَلٰى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ1530 sırrına mazhariyetle, bu müthiş tehlikeden kurtulup ihlâsı kazanabilir.

وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلاَّ الْبَلاَغُ

sırrına mazhar

Sayfa 7   Okuyucuda devam et

İhlas Risalesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir