Onüçüncü İşaret

İman Hakikatleri · Sayfa 74

Kitapİman Hakikatleri
Sayfa74–80
SeviyeAlt başlık

İman Hakikatleri kitabının "Onüçüncü İşaret" bölümü 74. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: İman Hakikatleri.

ONÜÇÜNCÜ İŞARET

"Üç Nokta"dır.

Birinci Nokta: Şeytanın en büyük bir desisesi: Hakâik-i îmâniyenin azameti cihetinde dar kalbli ve kısa akıllı ve kasır fikirli insanları aldatır, der ki: "Bir tek zât, umum zerrât ve seyyarât ve nücûmu ve sâir mevcûdâtı bütün ahvâliyle tedbir-i rubûbiyetinde çeviriyor, idare ediyor deniliyor. Böyle hadsiz acib, büyük mes'eleye nasıl inanılabilir? Nasıl kalbe yerleşir? Nasıl fikir kabul edebilir?" der. Acz-i insanî noktasında bir hiss-i inkârî uyandırıyor.

Elcevap: Şeytanın bu desisesini susturan sır: "Allahü Ekber"dir. Ve cevâb-ı hakikîsi de "Allahü Ekber"dir. Evet "Allahü Ekber"in ziyâde kesretle şeâir-i İslâmiye'de tekrarı, bu desiseyi mahvetmek içindir. Çünkü insanın âciz kuvveti ve zaîf kudreti ve dar fikri, böyle hadsiz büyük hakikatları "Allahü Ekber" nuruyla görüp tasdik ediyor ve "Allahü Ekber" kuvvetiyle o hakikatları taşıyor ve "Allahü Ekber" dâiresinde yerleştiriyor ve vesveseye düşen kalbine diyor ki:

Bu kâinatın gâyet muntazamca tedbir ve tedvîri bilmüşâhede görünüyor. Bunda iki yol var:

Sayfa 75

Birinci yol: Mümkündür, fakat gâyet azîmdir ve hârikadır. Zâten böyle hârika bir eser, bir hârika san'ât ile, çok acib bir yol ile olur. O yol ise, mevcudât belki zerrât adedince vücudûnun şâhitleri bulunan bir Zât-ı Ehad ve Samed'in rubûbiyetiyle ve irâde ve kudretiyle olmasıdır.

İkinci yol: Hiçbir cihet-i imkânı olmayan ve imtinâ derecesinde müşkülâtlı ve hiçbir cihette mâkul olmayan şirk ve küfür yoludur. Çünkü, Yirminci Mektup ve Yirmiikinci Söz gibi çok risalelerde gâyet kat'î isbât edildiği üzere: O vakit kâinatın herbir mevcudunda ve hattâ herbir zerresinde bir ulûhiyet-i mutlaka ve bir ilm-i muhît ve hadsiz bir kudret bulunmak lâzım geliyor. Tâ ki, mevcûdâtta bilmüşâhede görünen nihâyet derecede nizam ve intizam ve gâyet hassas mîzan ve imtiyaz ile mükemmel ve müzeyyen olan nukûş-u sanat vücud bulabilsin.

Elhâsıl: Eğer tam lâyık ve tam yerinde olan azametli ve kibriyâlı rubûbiyet olmazsa, o vakit her cihetçe gayr-ı mâkul ve mümteni bir yol takib etmek lâzım gelecek. Lâyık ve lâzım olan azametten kaçmakla, muhâl ve imtinâa girmeyi, şeytan dahi teklif edemez.

Sayfa 74   Okuyucuda devam et

İman Hakikatleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir