İman Hakikatleri — Sayfa 130

Onüçüncü Nota

İman Hakikatleri kitabının 130. sayfası — Onüçüncü Nota bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Beşinci Mes'ele:Nasılki bir cemaatın malı bir adama verilse zulüm olur. Veya cemaata âit vakıfları bir adam zabtetse zulmeder. Öyle de: Cemaatın sa'yleriyle hâsıl olan bir neticeyi veya cemaatın haseneleriyle terettüp eden bir şerefi, bir fazileti, o cemaatın reisine veya üstadına vermek; hem cemaate, hem de o üstad veya reise zulümdür. Çünkü enâniyeti okşar, gurûra sevkeder. Kendini kapıcı iken, padişah zannettirir. Hem kendi nefsine de zulmeder. Belki bir nevi şirk-i hafîye yol açar.

Evet bir kal'ayı fetheden bir taburun ganîmetini ve muzafferiyet ve şerefini, binbaşısı alamaz. Evet üstad ve mürşid, masdar ve menbâ telâkki edilmemek gerektir. Belki mazhar ve ma'kes olduklarını bilmek lâzımdır. Meselâ, hararet ve ziya, sana bir âyine vasıtasıyla gelir. Senden Güneş'e karşı minnettar olmaya bedel, âyineyi masdar telâkki edip, Güneş'i unutup, ona minnettar olmak, dîvâneliktir.

Evet âyine muhâfaza edilmeli, çünkü mazhardır. İşte mürşidin rûhu ve kalbi bir âyinedir. Cenâb-ı Hakk'tan gelen feyze ma'kes olur, mürîdine aksedilmesine de vesile olur. Vesilelikten fazla feyiz noktasında makam verilmemek lâzımdır. Hattâ bazı olur ki, masdar

İman Hakikatleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir