İman Hakikatleri — Sayfa 129

Onüçüncü Nota

İman Hakikatleri kitabının 129. sayfası — Onüçüncü Nota bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Meselâ: Risale-i Nur'un şâkirdleri içinde Cenâb-ı Hakk'ın nîmetlerine mazhar bazı zâtlar (Hüsrev, Re'fet gibi), iktirânı illetle iltibâs etmişler; Üstadına fazla minnettarlık gösteriyorlardı. Halbuki Cenâb-ı Hak onlara ders-i Kur'ânî'de verdiği nîmet-i istifade ile, Üstadlarına ihsan ettiği nîmet-i ifadeyi beraber kılmış, mukarenet vermiş. Onlar derler ki: "Eğer Üstadımız buraya gelmeseydi, biz bu dersi alamazdık. Öyle ise onun ifadesi, istifademize illettir."

Ben de derim: "Ey kardeşlerim! Cenâb-ı Hakk'ın bana da sizlere de ettiği nîmet beraber gelmiş, iki nîmetin illeti de rahmet-i İlâhiyedir. Ben de sizin gibi iktirânı illetle iltibâs ederek, bir vakit Risale-i Nur'un sizler gibi elmas kalemli yüzer şâkirdlerine çok minnettarlık hissediyordum. Ve diyordum ki, "Bunlar olmasaydı, benim gibi yarım ümmî bir bîçâre nasıl hizmet edecekti?" Sonra anladım ki, sizlere kalem vasıtasıyla olan kudsî nîmetten sonra, bana da bu hizmete muvaffakıyet ihsan etmiş. Birbirine iktiran etmiş, birbirinin illeti olamaz. Ben size teşekkür değil, belki sizi tebrik ediyorum. Siz de bana minnettarlığa bedel, duâ ve tebrik ediniz."

Bu dördüncü mes'elede, gafletin ne kadar dereceleri bulunduğu anlaşılır.

İman Hakikatleri uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir