Kütübü Sitte - 1.Cilt — Sayfa 300

İlmî Seferberliğin Netîcesi: Müesseseler medeniyeti

Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının 300. sayfası — İlmî Seferberliğin Netîcesi: Müesseseler medeniyeti bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Bu faaliyet, "mû'cize" kelimesiyle ifâde edilen bir başarıya ulaşmıştır. Kelimenin tam mânâsıyla müstakil, orijinal bir İslâm medeniyeti ortaya çıkmıştır. Bu medeniyet sâdece askerî veya siyâsî veya iktisâdî üstünlüğe dayanan bir başarı değildir. Bir medeniyetin istinad ettiği her sâhada üstünlük ve orijinallik vardır: Askerî, siyâsî, iktisâdî, ilmî, felsefi, tefekkürî, dinî, ahlâkî, insânî vs. İslâm medeniyeti herşeyden önce müesseseler medeniyetidir. Daha ilk asırda, o zamanın iki süper devleti olan İran ve Bizans'a askerî bakımdan galebe çalarak Doğu'da Çin'den, Batı'da Endülüs'e dayanan, cihan imparatorluğunu kurarak siyâsî üstünlüğü elde etmekle yetinmemiş, ilmî üstünlüğü sağlamak için de tedbîrler almıştır:

Bu cümleden olarak Yunan ve Hint klâsiklerini Arabçaya tercümeye başlamış Kûfe, Basra ve Bağdad ilim mekteblerini açarak buraları her çeşit araştırmaların merkezi olacak şekilde teçhize başlamıştır. Kur'ân-ı Kerîm'in "Bilenlerin üstün olduğu" prensibini haber veren âyeti, o devirde kısa zamanda siyâsî üstünlüğü elde eden müslümanların "ilimde de üstünlük" kazandığına şehâdet eder.

Kendisine hayat rehberi olan Kur'ân-ı Kerîm'de mülk ve saltanatın ilimle kuvvetlendirildiğini gören devlet başkanları, yâni halîfeler, ilme, ilim adamlarına değer verecek, onların yetişmesini sağlayan maddî ve mânevî atmosferi ihzâr edecek, hazırlayacak ve sağlayacaktır.

Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)inden "mü'minin yitiğidir, nerede bulunursa öz malı gibi almalıdır" diye öğrendiği "hikmet"in ve "ilm"i (2) elde etmek isteyen tâlib ve araştırıcı, yollara düşecek, açlığa, susuzluğa, yorgunluğa, hayatını tehdîd eden binbir tehlikeye bakmaksızın, "ayağındaki demir çarık eskiyinceye, elindeki demir değnek kırılıncaya kadar" yol alıp diyar diyar ilmin, irfanın, "hikmet"i peşinde koşacaktır.

Kur'an ve Hadîs'in mü'minlere zerkedip aşıladığı bu ilim aşkı ve onu taleb heyecanı ve "hikmet mü'minin yitiğidir, nerede bulursa alsın" yâni ilmin milliyeti yoktur telâkkîsi, onları büyük bir tecessüs ve şevkle komşularını anlamaya, öğrenmeye sevketmiştir. Umumiyetle, Emevîler devriyle başlatılan tercüme faaliyetlerinin ilk öncülüğünü, vefâtı hicrî 85 (milâdî 704) olan ve bir kısım kaynaklarda Ashâb'dan olduğu belirtilen Hâlid İbnu Yezîd İbn-i Muâviye'nin yapmış olması enteresandır. Yukarda kaydedilen Hz. Peygamber'in ilme teşvikkâr sözleri muvâcehesinde bu haberin doğruluğundan fazla tereddüde düşmeyiz. Söz konusu rivâyet, hatîb, şâir ve fasîh olan bu Sahâbî'nin yıldızlara, tıbba ve kimyaya âit eserleri Arabçaya tercüme ettiğini belirtir.

Mezkûr âyet ve hadîslerin hâsıl ettiği ilim heyecanı Yunan, Bizans, Hint ve hattâ Çin dâhil bütün medenî insanlığın ilmî muktesebât ve kültürel terâkümünü, kısa zamanda mü'minlere kazandırmıştır. Zengin ve rengin bir ilim repertuvarıyla yola çıkan insanlığın yeni medeniyet mimarları, bu malzemeyi Kur'ânî dehalarıyla da yoğurarak tamamen orijinal, tamamen başka ve kendisine has yeni terkipler, eserler ortaya koymuşlardır.

Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir