Kütübü Sitte - 1.Cilt — Sayfa 301

İlmî Seferberliğin Netîcesi: Müesseseler medeniyeti

Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının 301. sayfası — İlmî Seferberliğin Netîcesi: Müesseseler medeniyeti bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Târihin bu en büyük ve en uzun ömürlü medeniyetinin ortaya konmasında Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ne derece hisse sâhibi olduğunu gösterebilmek için, bu medeniyeti ortaya çıkaran temel ruhî dayanaklarla ilgili örnekleri bizzat kendisinden (aleyhissalâtu vesselâm) veya talebelerinden (Sahâbe) veya talebelerinin talebelerinden (Tâbiîn) vermemiz mümkündür.

Meselâ, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Kim ilim talebi niyetiyle yola çıkarsa Cenâb-ı Hak, ona cennetin yolunu kolaylaştırır. Melekler hoşnud olarak kanatlarını ilim talebesinin üzerine gererler. Gökte ve yerde mevcut olan her canlı, denizdeki balıklara varıncaya kadar ilim talebesi için mağfiret taleb eder. Âlim'in âbide (ibâdetle meşgul olana) üstünlüğü ay'ın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir..." buyurmuştur. Bu hadîste, ilmin ehemmiyetine dikkat çekilmiş ve bunu elde etmek için çok meşakkatli seyahatlere teşvîk edilmiştir.

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in bu hadîsi, toprağa atılan bir çekirdek rolünü oynamıştır. Gerçekten, müteakip nesillerde neşv ü nemâ bularak gelişip çok tatlı ve çok feyizli meyveler verecektir. Sözgelimi, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in sünnetine harfiyyen bağlılığıyla meşhur Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anh) bu tavsiyeyi yerine getimede, "İlim seyyâhı ayağına bir çift demir ayakkabı giymeli, eskiyinceye kadar yol almalıdır" tavsiyesinde bulunmuştur.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yakın talebelerinden biri olan Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretleri (radıyallahu anh) tek bir hadîste düştüğü tereddüdü izâle edebilmek için, o hadîsi dinlemiş olanlardan Ukbe İbnu Âmir (radıyallahu anh)'i görmek üzere, Medîne'den deve sırtında yola çıkıp dağlar, çöller katederek Kuzey Afrika'ya, Mısır'a gelmiştir.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın diğer bir talebesi, Câbir İbnu Abdillâh da aynı şekilde "tek hadîs sormak için" Medîne'den kalkıp, bir seferinde "Şam"a, bir başka seferinde de "Mısır"a gitmiştir.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın talebelerinin talebelerinden (Tâbiîn'den) olan büyük muhaddis Saîd İbnu Müseyyeb "tek hadîs için günler ve geceler boyu yol yürümeyi gerektiren seyahat yaptığını" ifâde ederken, bunun talebelerinden Zühri -ki bu da Tâbiîndendir- "Saîd İbnu'l-Müseyyeb'in sekiz sene dizine diz dayayarak ilim aldığını, bâzan "tek bir hadîs için üç gün peşinde dolaştığını", Ubeydullah İbnu Abdillâh'tan hadîs dinleyebilmek için ona "hizmetçilik" yaptığını anlatır.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın talebelerinin talebelerinden olan ve İslâm medeniyetinin mimarları arasında yer alan Şa'bi de: "Bir kimse Şam'ın gerilerinden kalkıp Yemen'in ötelerine bir hikmetli kelime için seyahat etse, bu, zahmete değer, yolculuğu boşa yapmamış olur" der.

İslâm medeniyetinin ilk hocaları olan Sahâbe ve Tâbiîn'in te'sîs ettiği bu hâlet-i

Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir