Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 104
Kitap
Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 104. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
AÇIKLAMA:
Burada Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'ın davete icabet etmede kendisini mecbur hissetmediğini göstermektedir. Halbuki az yukarıda geçen İbnu Ömer hadisinde (3957, 3958) davete icabetin vecibe olduğu ifade edilmişti. Aradaki teâruzu âlimler bazı ihtimaller üzerinde durarak gidermişlerdir:
Bu davet, düğün ziyafeti için yapılmış bir davet olmayıp, hususî bir davet olması muhtemeldir. Bu sebeple tek kişilik yemek hazırlamış, Hz. Âişe de geldiği takdirde yemeğin yetmeyeceği endişesine düşmüş olabilir.
Nevevî, vücubu ortadan kaldıracak bir mazeretin olabileceğine dikkat çeker ve: "Bu özür sebebiyle Resulullah gidip gitmemekte muhayyerdi. O da iki caizden birini seçti, Hz. Âişe'ye de izin verilmeseydi gitmeyecekti" der.
Bazı âlimler, Hz. Âişe'nin bizzat o yemeğe olan ihtiyacının Resulullah tarafından bilinmiş olabileceğini, Hz. Âişe'nin kendisiyle ondan yemesini arzu ettiği, zira yemeğin taze olduğu... ihtimalini belirtir.
Bir başka hadiste, yani Ebû Talha'nın bir davetinde, Resulullah, Ebû Talha'dan izin almadan yanındaki Ashab'a "Kalkın!" diyerek hepsini yemeğe götürür. Bu meselenin ortaya koyduğu teâruza Mâzirî şöyle açıklık getirir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Ebû Talha'nın müsaade edeceğini bilmiş olabilir. Ama Ebû Şuayb'ın rızasını bilmediği için, izin istemiştir. Ayrıca, Ebû Talha'nın ziyafetinde mucizeye mazhar olunmuş, Resulullah'ın olması üzerine az yemek çok kimseye yetmiştir. Orada yenilenin nerdeyse tamamı, Ebû Talha'nın hazırladığının dışında, bereketin ikramı idi, öyle ise ondan izin isteme ihtiyacı duymadı."
DÜGÜN YEMEGİ (VELÎME)
1. (3962) Hadis-i Şerif
عن أنس رَضِىَ اللَّهُ عَنْه قال: ]رَأى النّبيُّ ﷺ عَلى عَبْدِالرَّحْمنِ ابنِ عَوْفٍ أثَرَ صفْرَةٍ، فقَالَ: مَا هذَا؟ قَالَ: تَزَوَّجْتُ امْرَأةً عَلى وَزْنِ نَواةٍ مِنْ ذَهَبٍ، فقَالَ: بَارَكَ اللَّهُ لَكَ، أوْلِمْ وَلوْ بِشَاةٍ[. أخرجه الستة، وتقدم في كتاب الصداق مطوّ
.1. (3962)- Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Abdurrahmân İbnu Avf radıyallahu anh'ın elbisesinde bir sarılık görmüş idi. "Hayrola, bu da ne?" diye sordu. Abdurrahman: "Bir kadınla, bir nevat ağırlığında mehir ödeyerek, evlendim!" açıklamasını yaptı. Aleyhissalâtu vesselâm: "Allah (evliliği) sana mübarek etsin, ancak bir koyunla da olsa bir ziyafet ver!" buyurdular." [Buhârî, Nikâh 68, 69; Müslim, Nikah 87, (1428); Ebu Dâvud, Et'ime 2, (3743); Tirmizî, Nikah 10, (1094); Nesâî, Nikah 67; Muvata, Nikah 47).]
Hadis, Mehir bölümünde 3460 numarada geniş olarak geçti.
AÇIKLAMA:
1- Hadîs Mehir bahsinde daha önce geçmiş ve mehri alakadar eden yönü açıklanmıştır. Burada hadîsin düğün yemeği ile ilgili kısmına temas edeceğiz.
2- Velîme(21) kelimesi ile, Şâfiî ve Ashâbı: "Nikah, sünnet vesâire gibi hâdiselerin sürûrunu yaşamak maksadıyla tertiplenen davet yemekleri anlaşılır" demiş ise de, çoğunluk bununla sadece düğün ziyafetlerinin kastedildiğini kabûl etmiştir. Herhangi bir kayıt olmadan velîme diye mutlak kullandı mı düğün yemeği anlaşılır. Maverdî ve Kurtubî bu hususta cezmederler. Resûlullah'ın icâbet etmeyi vâcib kıldığı davet de bu dâvettir. Nitekim bu hususları 3958 numaralı hadîste açıkladık.
3- Resûlullah bu hadîsin Taberânî'de gelen Vahşi İbnu Harb rivayetinde: اَلْوَلِيمَةُ حَقٌّ "Düğün ziyafeti (fakirzengin herkese şâmil) bir haktır" buyurmuştur. Müslim'in bir rivayetinde شَرُّ
Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir