Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 105
Kitap
Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 105. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
الطَّعَامِ طَعَامُ الْوَلِيمَةِ يُدْعى الغَنِيُّ المِسْكِينُ وَيُتْرَكُ "En kötü yemek, sâdece zenginlerin çağrılırak fakirlerin terkedildiği düğün yemeğidir" buyurmuştur. Bir Ebû Hüreyre rivayetinde اَلْوَلِيمَةُ حَقٌّ وَسُنَّةٌ فَمَنْ دُعِىَ فَلَمْ يُجِبْ فَقَدْ عَصَى " Düğün yemeği haktır, sünnettir. Kim çağrılır da icabet etmezse âsi olmuştur" buyrulmuştur.
İbnu Hacer burada "hak"tan muradın vâcib olmadığını, burada, ziyâfetin bâtıl olmadığının mendub olduğunun takrîr edildiğini, faziletli bir sünnet olduğunun ifade edildiğini belirtir. İbnu Battâl'ın "Hiç kimse, ziyafet (vermeyi) vâcib adetmemiştir" dediğini kaydeder. Sonra da Kurtubî'nin vâcib olduğuna dâir naklettiği rivayeti görmemiş olduğunu belirterek hükmünün yanlışlığına dikkat çeker. Ziyafet verildiği takdirde ona icâbet vâcib ise de, düğün vesîlesiyle ziyafet vermek bir vecibe değildir. Ancak Şâfiîlerden bazısı Resûlullah'ın Abdurrahman İbnu Avf'a "ziyafet ver" diye emretmiş olması ile, ziyafet davetine icabetin vacib olmasını gözönüne alarak ziyafet vermenin de vâcib olduğunu söylemiştir.
(21) Velîme kelimesi, kök olarak cem etmek manasına gelen velem'den gelir. İbnu'l Arabî, bunu aslının bir şeyi tamam etme, toplama mânasına geldiğini söyler.
Şârihler, ziyafete oruçluların da katılmasını gerekli görürlür. Bazı rivayetlerde oruçlunun katılıp "orucunu açması"; bazı rivayetlerde, katılıp "namaz kılması" tavsiye edilir. Ashâbtan gelen örneklerde, oruçluların katılıp "namaz kıldığı", ev sahibine "bereket duasında (tebrîk) bulunduğu" gözükmektedir.
İbnu Hacer, ziyafete katılmada şu maslahatların hâsıl olacağını da hatırlatır:
Davetli ile teberrük etmek (berekete ermek).
Çağıranlar, gelenlerle şereflenirler, itibar kazanırlar.
Bazı irşadlarından istifade ederler.
Gelmediği taktirde siyâneti (koruması) olmayan dâvet sâhibi onun huzuruyla siyanete erer. Davete icabet edilmese bunlar sâkıt olur. Ayrıca davet eden kimse, gelmeyen hakkında "niye gelmedi?" diye bir kısım kuruntulara düşer.
Dâvetli yemekten yemek zorunda değildir. Yani dâvete icâbet, yemekten yemek için değildir. Bereket duası, tebrik de yeterlidir. Hatâ Müslim'in Ebû Hüreyre radıyallahu anh'tan kaydettiği bir rivayette اِذَا دُعِىَ اَحَدُكُمْ فَلْيُجِبْ فإنْ كانَ صَائِماً فَلْيُصَلِّ "Biriniz davet edilince icabet etsin. Oruçlu ise namaz kılsın" buyrulmuştur. Buna göre, oruçlu davetli de icabet edip, namaz kılıp dua ederek berekete vesîle olacak. Ancak oruçlu kimse, nâfile tutuyorsa açması bazı hallerde müstehab ise de vecîbe değildir. Ev sahibi gücenmeyecek ise, orucu tamamlaması efdaldir. Bazı âlimler, oruçlu durması ev sâhibini üzecekse açması efdaldir demiştir. Ancak Müslim'de gelen bir rivayette: اِذَا دُعِىَ اَحَدُكُمْ إلى طَلَاعَامٍ فَلْيُجِبُ فَإنْ شَاءَ طَعَمَ وَاِنْ شَاءَ تَرَكَز "Sizden biri davet edilince icabet etsin. Yemekten dilerse yer, dilerse yemez" buyrulmuştur. Bunu esas alan bazı âlimler, oruçsuz olsa bile yemekten yemenin bir vecîbe olmadığını, dileyenin yemeyebileceğini söylemiştir. Hanbelîlere göre yemek vâcib değildir. Zâhirîlere göre vâcibtir. Nevevî de vâcib olacağı kanaatindedir. Ancak farz bir oruç tutuyor ise, bunu bozması caiz değil denmiştir.
2. (3963) Hadis-i Şerif
وعنه رَضِىَ اللَّهُ عَنْه قال: ]مَا أوْلَم النّبِيُّ ﷺ عَلى أحِدٍ مِنْ نِسَائِهِ مَا أوْلَم عَلى زَيْنَبَ بِنْتِ جَحْشٍ رَضِىَ اللَّهُ عَنْها، أوْلَمَ بِشَاةٍ[ .وفي رواية: "أطْعَمَهُمْ خُبْزاً وَلَحْماً حَتّى تَرَكُوهُ". أخرجه الشيخان وأبو داود
.2. (3963)- Yine Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Zeyneb Bintu- Cahş'ın düğününde verdiği ziyâfeti, diğer zevcelerinin hiç birinin düğününde vermemiştir. Bu düğünde bir koyun kesti." [Buhârî, Nikah 68, 69; Müslim, Nikâh 87, (1428); Ebû
Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir