Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 112

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 112. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

bulunmak hoştur ve iyi amellerdendir" der. Buhârî'de مَعَ الغُلامِ عَقِيقَةٌ فَأهْرِيقُوا عَنْهُ دَماً وَاَيطُوا عَنْهُ اَذَى

"Oğlan çocuğu için akîka vardır. Ona bedel kan akıtın (kurban kesin). Eza'yı da temizleyin" buyrulmuştur. "Ezâ'yı temizleme"yi bir kısım âlimler baştaki ana tüylerinin traş edilmesi olarak anlamıştır. Ancak, Taberânî'de gelen bir rivayette: وَيُمَاطُ عَنْهُ اَذَى وَيُحْلَقُ رَأسُهُ

"Ondan eza temizlenir ve başı da traş edilir" diyerek "eza'nın temizlenmesi" ile, "saçın tıraş edilmesini" iki ayrı fiil olarak ifade eder. Bu durumda "eza'nın temizlenmesi"ni daha umumî bir ma'nâda anlamak gerekir.

FERE' VE ATÎRE

1. (3975) Hadis-i Şerif

عن نبيسة الهذلى رَضِىَ اللَّهُ عَنْه قال: ]نَادَى رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ كُنَّا نَعْتِرُ عَتِيرَةً فِي الْجَاهِلِيَّةِ فِي رَجَبٍ، فَمَا تَأمُرُنَا؟ فقَالَ: اذْبَحُوا للَّهِ في أيِّ شَهْرٍ كَانَ، وَبِرُّوا للَّهِ وَأطْعِمُوا للَّهِ قَالُوا: إنَّا كُنَّا نَفْرَعُ فَرَعاً فِى الجَاهِلِيَّةِ، فَمَا تَأمُرُنَا؟ قَالَ: فِى كُلِّ سَائِمَةٍ فَرَعُ تَغْدُوهُ مَاشِيتُكَ حَتّى إذَا اسْتَحْمَلَ لِلْحَجِيجِ ذَبَحْتَهُ فَتَصَدَّقْتَ بِلَحْمِهِ عَلى ابْنِ السَّبِيلِ. قِيلَ لابِى قِلَابَةَ: كَمِ السَّائِمَةُ؟ قَالَ: مِائَةٌ[. أخرجه أبو داود والنسائى.

1. (3975)- Nübeyse el-Hüzelî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam sordu:

"Ey Allah'ın Resulü! Biz, cahiliye devrinde, Receb ayında atîre kurbanı kesiyorduk. Şimdi ne yapmamızı emir buyurursunuz?"

Resulullah şu cevabı verdi:

"Hangi ayda olursa olsun, Allah için kesin ve Allah için hayır hasenatta bulunun, Allah için yedirip içirin." Yine sordular: "Cahiliye devrinde Fere' kurbanı kesiyorduk, şimdi ne yapmamızı emrederdiniz?"

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) dedi ki:

"Kırda otlayan her bir sürü için bir fere' kurbanı vardır. Bu o yıl doğan ve hacılara yük taşıyarak güce gelinceye kadar diğerleriyle birlikte beslediğin bir hayvandır. O safhaya gelince kesip etini yolculara tasadduk edersin."

Ebû Kılâbe'ye dendi ki:

"Bir fere' kurbanı gerektiren sürü ne miktar olmalıdır?" Yüz (baş hayvan)" diye cevap verdi." [Ebû Dâvud, Edâhî 20, (2830); Nesâî, Fere' 7-8, (7, 169, 171).]

AÇIKLAMA:

1- Fere' ve atîre, cahiliye Araplarının putları adına kestikleri iki kurban çeşididir. Bunlardan fere' bir sürü içerisinde ilk doğan yavrudur. Bunu, mallarına hareket kazandırmak maksadıyla putlarına kurban ederlerdi. Bundan kendileri ile aile efradı yemezdi. Fere' için bazıları şu açıklamayı yapmıştır: "Cahiliye devrinde bir adamın develerinin sayısı yüze ulaştı mı, henüz doğum yapmamış birisini putu için keserdi ve buna fere' denirdi." Atîre ise, Receb ayının ilk on gününde put adına kesilen bir nevi nezir kurbanı idi. Kişi: "Malım şu miktara ulaştı mı her onbeşten birini Receb'te keseceğim" diye nezrederdi. Buna recebiyye de denirdi. İslam'ın başında bu iki kurbana müslümanların da yer verdiği, ancak sonradan neshedildiği söylenmiştir. Bazı âlimler fere' ve atîre kurbanlarını kesmede bir mahzur olmadığını söylemiş لَا فَرَعَ وَلَا عَتِيرَةَ "Fere de atîre de yoktur" hadisini de "vacib değildir" veya "Vacib olan kurban gibi kurbanlarla Allah'ın yakınlığını (takarrüb) kazanmak yoktur" diye tevil etmişler, "Etle ve onu fakirlere dağıtarak yapılan tekarrüb sadakadır hayırlı ameldir" demişlerdir.

2- Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Allah adına kesip, Allah rızası için hayır yolunda bağışlanmak kaydıyla, yılın herhangi bir ayında kurban kesilebileceğini tecviz etmektedir.

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir