Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 113

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 113. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Gerek fere' ve gerek atîre hakkında başka izahlar da gelmiştir, teferruat mühim değil.

2. (3976) Hadis-i Şerif

وفي أخرى للنسائى عن الحارث بن عمرو: ]أنَّهُ سَألَ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ عَنِ الْعَقَائِرِ وَالْفَرَائِعِ، فقَالَ: مَنْ شَاءَ عَتَرَ، وَمَنْ شَاءَ لَمْ يَعْتِرْ، وَمَنْ شَاءَ فَرَعَ، وَمنْ شَاءَ لَمْ يَفْرَعْ، وَفى الغَنَمِ أُضْحِيَتُهَا، وَقَبَضَ أصَابِعَهُ إلَّا وَاحِدَةً[

.2. (3976)- Nesâî'nin Hâris İbnu Amr'dan kaydettiği bir diğer rivayetinde geldiğine göre, "Hâris İbnu Amr, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a atîre ve fere' kurbanları hakkında sormuş, Resulullah da kendisine:

"Dileyen atîre kurbanı kessin, dileyen de kesmesin; dileyen fere' kurbanı kessin dileyen de kesmesin. Davarın bir kurban hakkı vardır!" diye cevap vermiş, parmaklarının hepsini kapayıp sadece birini yummayarak onu göstermiştir." [Nesâî, Fere' 1, (7, 168, 169).]

3. (3977) Hadis-i Şerif

وللخمسة عن أبى هريرة رَضِىَ اللَّهُ عَنْه: ]أنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ قَالَ: لَا فَرَعَ، وَلَا عَتِيرَة[.وَلَا "الْفَلَارَعُلَا": أول النتاج كانوا يذبحونه لطواغيتهم."وَالْعَتِيرَةُ": الذ بيحة في رجب

.3. (3977)- Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İslam'da fere' kurbanı da yok, atîre kurbanı da yok." [Buhârî, Akîka 4; Müslim, Edâhî 32, (1976); Ebû Dâvud, Edâhî 20, (2831, 2832); Tirmizî, Edâhî 15 (1512); Nesâî, Fere' 1, (7, 167).]

AÇIKLAMA:

En son kaydettiğimiz Ebû Hüreyre rivayeti atîre ve fere' kurbanı kesmeyi sarih bir üslubla yasaklamaktadır. Ancak Ebû Dâvud'un bir rivayetinde حَقٌّ

اَلْفَرَعُ "Fere' haktır" buyrulmuştur. Şâfiî Hazretleri: "Kesim Allah için olmuşsa fere' caizdir" diyerek hadisleri te'lif eder.

Şu halde, bir cahiliye adeti olarak reddedilmiş olan bu kurbanlar, Allah rızası için, tamamen İslamî bir muhtevada icra edilecek olursa buna ruhsat tanınmış olmaktadır. Nitekim, Nesâî'nin bir rivayetinde Hz. Muaz, İbnu Avn'ı Receb ayında atîre kurbanı keserken gözleriyle gördüğünü ifade eder. Bu kurbanlar hakkında yeterli açıklama yukarıda geçti.

DAVET ÇEŞİTLERİ, EGLENCE, EGLENCENİN HAYATIMIZDAKİ YERLERİ

l ZİYAFETLER

İslam'da davetlerin ayrı bir yeri ve ehemmiyeti vardır. Davetler bir bakıma, meşru eğlence fırsatlarıdır. Bunlar dışında Resulullah ayrı bir eğlence programı tavsiye etmemiş, hatta: "Eğlenmek için yaratılmadık" demiştir. İşte, "meşru eğlence fırsatları olarak" değerlendirdiğimiz doğum, sünnet düğünü, karşılama, hatim, temel atma, meslekte hazâkat, turfanda meyve merasimleri umumiyetle bir kısım ziyafetle noktalanmaktadır. Bundan başka merasimi olmayan ziyafetler de mevcuttur. Bu sebeple ziyafetlere ayrıca dikkat çekmemizde fayda var. Mevzu üzerinde duran âlimlerimiz, hadislere dayanarak ziyafetle ilgili pek çok âdâbı belirtmişlerdir. Bazı lüzumlu teferruatı "düğün"le ilgili açıklamalara bırakarak, âlimlerimizin sünnete uygun gördükleri ve müstakil isim taşıdıklarını belirttikleri sekiz çeşit ziyafeti kaydedeceğiz:

1- Sünnet (hıtan) ziyafeti.

2- Doğum ziyafeti.

3- Akîka ziyafeti.

4- Kadının boşanmadan kurtulma ziyafeti,

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir