Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 126

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 126. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

1- ESKİ TIBBIN DEVAMIDIR

İslam tıbbı (tıbb-ı nebevî demiyoruz) esas itibariyle eski Yunan tıbbıdır. İbn-i Sina, Hakim Razi gibi bir kısım müslaman âlimler tıb sahasında isim yapmış iseler de Tıp tarihi araştırıcıları bunların eski Yunan tıbbından temelden ayrı orijinal bir sistemleriden bahsedilemeyeceğini söylerler.(31) Zehebî'nin Tıbb-ı Nebevi'sinin baş kısmından kaydedeceğimiz nazariyat kısmında görüleceği üzere, ahlat-ı erba'a telakkisi ve diğer bir kısım temel mefhumlar, müslüman tabiblerce aynen benimsenmiştir. Dahası اِنَّا خَلَقْنَا اِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍ "Biz insanı karışık bir sudan yarattık" (İnsan 2) âyetinde geçe اَمْشَاج (karışık) kelimesini eski tıbbın kilit kelimesi ahlatla tevil ederek bu tıbbı âdetâ kudsî ve Kur'anî bir cilaya kavuşturmuşlardır. Bu durum, sadece tıb ve felsefe yönü ağır basan tabiblere değil müfessir, muhaddis ve fakih olmak üzere diğer branşlardaki âlimlere de tesir etmesine sebep olmuş, onlar da kendileriyle ilgili âyet ve hadisleri o tıbbın esaslarına uyğun olarak açıklamaktan, ıstılahlarını aynen kullanmaktan çekinmemişlerdir. Şârihlerin amellerine birçok örneği az ileride hadislerin açıklama kısmında göreceğiz. Burada vermek istediğimiz enteresan bir örnek eski tıbta geçen )كَيْلُوس( keylos kelimesiyle ilgili. Kelimenin aslı Latincedir: Chylus. Bu tabir midede vukubulan bir kısım hazım hadisesini ifade eder. Şöyle ki: Muhtelif gıdaların, hazmolmak üzere midede kalma müddetleri farklı ise de ortalama iki saatte keylos'un tamamlandığı kabul edilir. Ebced hesabıyla, kelimenin Arapça imlasında mevcut beş harfin sayı değeri 126'dır. Yani iki saat altı dakika. Tam tamına eski tıpta midedeki hazım müddeti kabul edilen iki saatlik zaman dilimine tekabül eden değer.(32) Sistemin bir parçası


(30) İslam tıbbı deyince, tıbb-ınebevî'yi kastetmediğimizi peşinen belirtmek isteriz.

(31) Bilhassa İbnu Sina'nın yunan menşeli tıbbı sistematize ederek daha anlaşılır hale getirmesi, bu tıbbın Batı'ya tanıtılması yönüyle hizmeti asla küçümsenemez. Biz, onun da ahlat-ı erba'a nazariyesinden dışarı çıkamamakla eski an'aneyi devam ettirdiğini, şahsi katkılarının bu çerçeve içerisinde cereyan ettiğini söylüyoruz.

(32) Günümüz tıbbı, sindirim hadisesinin yenilen gıdanın cinsine tabi olarak daha uzun zamanda tamamlandığını ortaya çıkarmıştır.

olan keylos kelimesinin ızhar ettiği bu tevafuk da, sistemin bütününün nazarlarda kudsileşmesinde rol oynamış olmalıdır. Bu tıbbın değerleri, tabirleri, böylece zaman içinde halkın dili durumunda olan şair ve sanatkarlara kadar intikal edecektir. İşte vücudda artan sevda maddesini tevzinde yani normal haline getirmede kullanılan eftîmûn adlı ilaçla ilgili bir şiir:

"Cünûnumdan sarıldım zülf-i dilâraya

Ben, eftîmûnla buldum ilacı, def-i sevdâya." (33)

Fıkıh kitaplarına tesiriyle ilgili örneği Türkçemizde halen tedavülde olan ve pek kıymetli bir müracaat kaynağımızı teşkil eden en son Osmanlı yâdigarlarından merhum Ömer Nasuhi Bilmen'in Istılahât-ı Fıkhiye Kamusu'ndan vereceğim: "Cüzzâm, bedenin içerisinde sevdanın intişarından mütehaddis bir illettir ki, âzânın mizac ve heyetini ifsad, mahv ve sükutunu intac eder, ârız olduğu uzuv, evvela kızarır, daha sona koparak dökülür... Beres: Mizacın fesadından nâşî bedenin zâhirinde zuhur eden şiddetli bir beyazlıktır ki, âzânın demeviyetini izale eder, kendisiyle teşâüm olunur bir illettir..." (2. cilt s. 347).

Bu iktibas edilen pasajda geçen sevda, mizac, hey'et, ifsad, demevîyet tabirleri tamamen eski tıbba ait ıstılahlardır.

Bu kaydettiklerimiz, eski tıbba ait değer ve tabirlerin tabib, edib, müfessir, şâir, fakih her sınıf

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir