Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 165

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 165. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

hadisteki "şifa"dan muradın iki kısım olan hastalıktan bir kısmının şifasıdır" demektir. Zira bütün hastalıklar ya maddî, ya da gayr-ı maddî olmak üzere iki kısma ayrılır:(53) Maddî olanlar, -daha önce geçtiği üzere hârre ve bâride (sıcak olanlar, soğuk olanlar) diye ikiye ayrılır.

Bu iki kısımdan her biri rutbe (yaş), yâbise (kuru) ve mürekkeb (ikisinin karışımı) diye kısımlara ayrılsa da asıl olan harâret (sıcaklık) ve bürûdet (soğukluk)tur. Bu ikisi dışında kalanlar bunlardan birine tabidir." Durum bu


(52) İbnu Ebi Cemre'nin bu mütealasına hak vermek mümkün değil. Nitekim müteakip açıklamalardan ifratı anlaşılacaktır.

(53) İbnu Hacer gayr-ı maddî hastalık tabiriyle, az sonra görüleceği üzere bugün ruhi dediğimiz cünûn veya, stres dediğimiz psikolojik hastalıkları kastdetmiyor. Bilakis beden hararetinin artması şeklinde tezâhür eden ve hepsine hummâ denen ve mahiyeti o devirde açıklanamayan hastalıkları kastetmektedir. Mâmafih kendisi de "mânevî", "rûhî" gibi bir tâbir yerine gayr-ı maddî tâbirini kullanma zekâvetini göstermiştir.

olunca sadedinde olduğumuz haberde, bir misal vermek suretiyle tedavinin aslına dikkat çekilmiş olmaktadır. Hârre (sıcak) hastalık, kanın çıkarılması suretiyle tedavi edilir, zira kanın çıkarılmasında (hastalık veren) maddenin atılması (istifrâğ) ve mizâcın soğutulması mevzubahistir. Bâride (soğuk) olan hastalık, bal alınmak suretiyle tedavi olunmaktadır. Çünkü balda ısıtma, olgunlaştırma, parçalama, inceltme, sürdürme ve yumuşatma hassaları vardır. Böylece, zararlı maddeden kurtuluş rıfkla ve kolaylıkla hâsıl olur.

Dağlamaya gelince, bu müzmin hastalığın tedavisine mahsustur. Çünkü müzmin hastalık bârid (soğuk) maddeden hâsıl olur ve çoğu kere uzvun mizacını bozar. Dağlanınca bu hastalık uzuvdan çıkar.

(Dağlama ile ilgili geniş açıklama 4018 numaralı hadiste gelecek.)

Gayr-ı maddî olan hastalıklara gelince bunların ilacına, hadiste: اَلْحُمَّى مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ فَابْرِدُوهَا بِالْمَاءِ "Hummâ cehennemden bir kabarmadır, su ile onu soğutun" denilmek suretiyle işaret edilmiştir.

HACAMAT NEDİR, NASIL YAPILIR?

Resulullah'ın tıbbî sünnetinde mühim bir yer tutan hacamat, bu kitabımızda birkaç yerde geçti ve müteakip birkaç hadiste yine geçecek. Meselenin ehemmiyetine binaen burada kısa bir açıklama yapmak istiyoruz.

Hacamat, lügat olarak emmek ma'nâsına gelen hacm kökünden gelir. Tıbbî tabir olarak kan alma diye tercüme edebiliriz. Bu işi yapana hâcim veya haccâm denir. İhticam kan aldırma talebidir. Mâmafih hacamat veya ihticam pratikte kan aldırma fiilini ifade için kullanılmaktadır. Kan alma işinde kullanılan âlete mihcem veya mihceme denir. Umumiyetle sığır boynuzundan yapılır, içi boş iki ağızlı bir alettir. Mihcem bazan haccam'ın emdiği kanı toplayan alete ve hatta

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir