Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 181

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 181. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Hacamat tavsiyesi ile ilgili hadîslerde muhatabın yaşlılar olmadığı da belirtilmiştir. "Çünkü derler, ihtiyarların bedenlerinde harâret azalmıştır." İbnu Sîrîn: "Kişi kırk yaşına bastı mı artık hacamat olmayı bıraksın" demiştir. Ancak Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın hacamat olmasıyla ilgili rivayetler Medîne dönemine aittir; yani elli yaşından sonraki devre.

Taberî, yaşlılıkta hacamat olmanın mahzurunu şöyle açıklar: "Bu devrede artık ömrü azalmaya yüz tutmuş, bedenindeki kuvvet çözülmeye başlamıştır. Bu durumda, kan vererek zaafını artırması uygun olmaz." Şârihler bu ihtiyâtî kaydı şöyle sınırlarlar: "Bu tavsiye, hacamat olmaya ihtiyacın iyice ortaya çıkmadığı (ihtiyâtî bir tedbir olarak kan verme) durumuna hamledilir. Keza kan vermeye alışmamış kimse için de bu muteberdir. (Ancak kan vermesi gerektiği aşikar olursa, yaşa bakılmaz.)"

33. (4017) Hadis-i Şerif

﹛وعن أبى بكرة رَضِيَ اللَّهُ عَنْه: ]أنَّهُ كَانَ يَنْهَى أهْلَهُ عَنِ الحِجَامَةِ يَوْمَ الثُّلَاثَاءِ، وَقَالَ: إنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ قَالَ: إنَّ يَوْمَ الثُّلَاثَاءِ يَوْمَ الدَّمِ، وَفِيهِ سَاعَةٌ لَا يَرْقَأُ[. أخرجه أبو داود

.|﹜ 33. (4017)- Ebu Bekre radıyallahu anh'tan anlatıldığına göre, bu muhterem sahâbî, ailesini salı günü hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Salı günü kan günüdür. O günde bir saat vardır, kan durmaz." [Ebu Dâvud, Tıbb 5, (3862).]

AÇIKLAMA:

Daha önce kaydedilen bazı rivayetlerde salı günü hacamat olunabilecek günler meyanında zikredildiği halde, bu rivayet salı gününde de hacamat olmamayı tavsiye etmekte, sebep olarak, günün kan günü, yâni vücudda kanın heyecana ve galeyana geldiği birgün olup, o günde kan almak üzere açılan yaradan kanın kesilmeyip akmaya devam etmesine sebep olan bir an bulunduğu gösterilmektedir. Bazı şârihler "kan günü" tabirini "Hz. Âdem'in oğlu Kâbil'in kardeşi Hâbil'i öldürdüğü gün" diye açıklamışlardır.

"Kanın o günde durmaması" tabiri bazı şârihlerce "Kişinin kan kaybından ölmesi demektir. Bu ifâde, bâzı hacamat ameliyelerinin kanın durmaması sonucu ölümle neticelenme hâdiselerine işaret olmaktadır" diye açıklanmış ise de, şu açıklama bize daha makul gelmektedir: "Hadîsteki ifâde, kanayan kanın durmayacağını değil, vücuttaki kan yapımının durmaksızın devam edeceğini ve vücutta kanın gereğinden fazla artacağını ifade etmelidir. Dolayısıyla hadîsten salı günü hacamat olmamaya değil, hacamat olmaya teşvik anlaşılmalıdır. Zaten hadîsin lafzının zahiri de böyle demektedir. Bu açıklamadan salı günü hacamat olmanın sıhhat için elverişli olduğu hükmüne varılır." (Z.Ç.)

34. (4018) Hadis-i Şerif

﹛وعن جابر رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]لَمَّا رُمِىَ سَعْدُ بْنُ مُعَاذٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْه في أكْحَلِهِ حَسَمَهُ النَّبِيُّ ﷺ بِيَدِهِ بِمِشْقَصٍ، ثُمَّ وَرِمَتْ فَحَسَمَهُ الثَّانِيَةَ[. أخرجه مسلم وأبو داود

.|﹜ 34. (4018)- Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Sa'd İbnu Mu'âz (radıyallahu anh) kolundaki (can) damarından isabet aldığı zaman Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu elindeki uzunca bir demir çubukla bizzat dağladı. Ancak yarası tekrar şişti. Resulullah da ikinci sefer dağladı." [Müslim, Selam 75,(2208); Ebu Dâvud, Tıbb 7, (3866).]

35. (4019) Hadis-i Şerif

﹛وفي رواية الترمذي عن أنس رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]كَوَى النَّبِيُّ ﷺ سَعْد بنَ زُرَارَة مِنَ الشَّوْكَةِ[. "الشَّوْكَةُ": حمرة تعلق بالوجه وبالجسد

.|﹜ 35. (4019)- Tirmizî'nin Hz. Enes'ten yaptığı bir rivayette, Enes (radıyallahu anh) der ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Sa'd İbnu Zürâre'yi sivilce sebebiyle dağladı." [Tirmizî,

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir