Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 182

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 182. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Tıbb 11, (2051).]

36. (4020) Hadis-i Şerif

وعن عمران بن حصين رَضِيَ اللَّهُ عَنْهما قال: ]نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ ﷺ عَنِ الْكَيِّ فَاُبْتُلِينَا فَاُكْتَوَيْنَا كَيَّاتٍ فَمَا أفْلَحْنَا، وَلَا أنْجَحْنَا[. أخرجه أبو داود والترمذي .

36. (4020)- İmrân İbnu Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bizi dağlama yapmaktan nehyetti. Ancak biz, (ona başvurmaya zorlayan) durumlarla karşılaştık. Birçok defalar dağlama yaptık. (Sünnete muhalefetimiz sebebiyle) rahatsızlığımızdan kurtuluş bulamadık." [Tirmizî, Tıbb 10, (2050); Ebu Dâvud, Tıbb 7, (3865).]

AÇIKLAMA:

Bu hadisler dağlama ile ilgili farklı hükümler beyan etmektedir. Bazıları dağlamayı nehyederken, 4018 numaralı hadiste, dağlama ameliyesinde bulunduğunu görmekteyiz. 4002 numaralı hadiste, dağlamayı ümmetine nehyettiğini görmüştük. Dağlamadan nehyi ifade eden başka rivayetler de vardır. Ancak orada Hz. Peygamber'in dağlamayı tedavi metodlarının başta gelenlerinden biri olarak takdim ettiğini de görmüştük. Esasen, günümüzde bir kısım yaraların ve bazı hastalıkların tedavisinde uygulamaya konmuş olan ışınlama diatermi ve koterle yakma metodları da dağlamanın, günümüzün teknik imkanlarıyla modernize edilmiş bir nev olduğu düşünülecek olursa, Aleyhissalâtu vesselâm tıbbın esasını beyanda ifade buyurduğu sözlerinin Kıyamete kadar muteber kalacağı söylenebilir.

2- Neylü'l-Evtar, bu mevzuda şu açıklamayı kaydeder: "İbnu Raslân,ancak dağlama ile tedavi edilebileceği ve dağlama terkedildiği takdirde helâke götüreceği tebeyyün eden müzmin hastalıklara karşı dağlamanın gerekli olduğunu belirtir. Bu hükmüne delil olarak sadedinde olduğumuz hadiste işaret edilen hadiseyi gösterir: Sa'd İbnu Muaz'ın kanı durdurulamamıştı. Aleyhissalâtu vesselâm kan kaybı sebebiyle helak olmasından korkarak onu dağladı, nitekim eli veya bacağı kesilenler kanı durdurmak için dağlanırlar.

İbnu Raslân dağlama yasağını rivayet eden İmrân İbnu Husayn (radıyallahu anh)'le ilgili olarak şu açıklamayı kaydeder: "Aleyhissalâtu vesselâm'ın ona bunu yasaklaması onun hastalığının tabiatındandır. Çünkü o, basurdan mütteki idi ve dağlanacak yer tehlikeli idi, bu sebeple ona dağlamayı yasakladı. Şu halde yasaklama, tehlikeli bir hastalığa müsab olanlarla ilgilidir, umumî bir yasak değildir. Ayrıca Araplar, o zaman ilaçla tedavi edilemeyen hastalıklara şifa veren şeyin dağlama olduğunu zannediyorlar ve dağlanmaya başvurmayanın helak olacağına inanıyorlardı. İşte bu niyetleri sebebiyle onları bundan yasakladı. Oysa, şifayı veren Allah Teâlâ hazretleridir."

İbnu Kuteybe der ki: "Dağlama iki çeşittir:

1- Sıhhatli kimseye yapılan dağlama. Bu onun hastalığa tutulmaması için (koruyucu bir tedbir olarak) uygulanır. Hadiste gelen لَمْ يَتَوَكَّلْ مَنِ اكْتَوَى "dağlanan tevekkülü terketmiştir" sözü böylelerini kasteder. Zira bu davranışlarıyla, kaderin hükmünü kendinden çevirmeye çalışmaktadır.

2- Uzuv kesilince kanı yakma veya bir başka yolla durmayan yaralara, kanını durdurmak için yapılan dağlama, bu durumda onun şifası Allah'ın takdiri ile bu dağlama ameliyesindendir.

İyileşmeye de iyileşmemeye de ihtimali olan yaralar için yapılacak tedavi dağlamalarına gelince, bunlar mekruh olmaya daha yakındır. Hadislerde dört çeşit dağlama mevzubahis olmaktadır."

Burada özet olarak temas edilen dört çeşit dağlamadan maksad;

1) Caiz olan, Aleyhissalatu vesselam'ın ruhsat verdiği dağlama.

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir