Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 254

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 254. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

5. (4093) Hadis-i Şerif

وعن ابن مسعود رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: الطِّيَرَةُ شِرْكٌ قَالَهَا ثَلاثاً، وَمَا مِنَّا إلَّا. وَلكِنَّ اللّه يُذْهِبُهُ بِالتَّوَكُّلِ[. أخرجه أبو داود والترمذي .

5. (4093)-İbnu Mes'ûd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Uğursuzluk çıkarmak şirktir, uğursuzluk çıkarmak şirktir, uğursuzluk çıkarmak şirktir. (İhtiyarsız kalbine uğursuzluk vehmi gelip içinde bazı şeylere karşı neferet duyan) hâriç bizden kimsede bu yoktur. Lakin Allah onu tevekkülle giderir."{520} [Ebu Dâvud, Tıbb 24, (3910); Tirmizî, Siyer, 47, (1614).]{521}

AÇIKAMA

1-Burada uğursuzluğa inanmak şirk ilan edilmektedir. Âlimler şöyle izah ederler: "Bir kimsenin kendisine zarar veren, fayda celbeden şeyler olduğuna inanması sebebiyle şirke düşer. Eğer bir de bu inancın mûcibiyle amel ederse sanki Allah'a şirk koşmuş olur ve buna şirk-i hafî denir. Bir de Allah dışında bir şeyin müstakillen zarar ve fayda vereceği itikadına düşerse bu şirk-i celî olur." el-Kâdî der ki: "Resulullah bunu şirk olarak isimlendirdi, çünkü Araplar uğursuz addettikleri şeyi kötülüğün hâsıl olmasında müessir bir sebep biliyorlardı. Esasen esbaba tesir vermek şirk-i hafîdir. Buna bir de cehâlet ve kötü itikad inzimâm edince durumun ne olacağı açıktır.

2-Resûlullah'ın "uğursuzluk çıkarmak şirktir" diye üç kere tekrarı, mesele hususundaki zecri mübalağalı kılmak, müessiriyeti artırmak içindir.

3-Hadîsin sonunda, kalbe eski alışkanlıktan ötürü veya ihtiyarsız olarak uğursuzluk düşüncesinin ârız olması sebebiyle hâsıl olacak zarar vehiminin Allah'a tevekkül sayesinde bertaraf olacağı belirtiliyor.{522}

6. (4094) Hadis-i Şerif

وعن أنس رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قالَ رَسولُ اللّهِ ﷺ: لَا عَدْوَى وَلَا طِيَرَةَ، وَيُعْجِبُنِي الْفَألُ قالُوا: وَمَا الْفَألُ؟ قالَ: كَلِمَةٌ طَيِّبَةٌ[. أخرجه الخمسة إِلَا النسائي.وزاد البخاري، قال: ]وَيُعْجِبُنِي الْفَألُ الصَّالِحُ، الْكَلِمَةُ الْحَسَنَةُ[ .

6. (4094)-Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ne sirayet (bulaşma), ne de uğursuzluk vardır. Benim fe'l hoşuma gider." Yanındakiler sordu: "Fe'l nedir?"

"Güzel bir sözdür!" buyurdu."

Buhârî'nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Benim, dedi, fe'l-i sâlih, güzel bir kelime hoşuma gider." [Buhârî, Tıbb 44, 54; Müslim, Selam 113, (2224); Ebu Dâvud, Tıbb 24, (3916); Tirmizî, Siyer 47, (1615).]{523}

7. (4095) Hadis-i Şerif

وعن سهل بن سعد رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: إنْ كَانَ )يَعْنِي الشُّؤْمَ( في شَيْءٍ فَفِي الْفَرَسِ وَالْمَرأةِ وَالْمَسْكَنِ[. أخرجه الثلاثة .

7. (4095)-Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh): "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir şeyde (uğursuzluk) olsaydı, bu atta, kadında, meskende olurdu." [Buhârî, Cihad 47, Nikah 17; Müslim, Selam 119, (2226); Muvattâ, İsti'zân 21.]{524}

8. (4096) Hadis-i Şerif

وعن جابر رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: لَا عَدْوَى وَلَا صَفَرَ وَلَا غُولَ[. أخرجه مسلم.يقال "الصَّفَرُ" حية في البطن تصيب الانسان إذا جاع فتؤذيه، وكانت العرب تزعم أنها تعدي، وقيل هو تأخير المحرم إلى صفر وهو النسئ الذي كانت الجاهلية تفعله فأبطله الاسم .

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir