Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 255

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 255. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

8. (4096)-Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ne sirâyet, ne safer, ne de gûl vardır." [Müslim, Selam 109, (2222).]{525}

9. (4097) Hadis-i Şerif

وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قالَ رسولُ اللّهِ ﷺ: لَا عَدْوَى وَلَا صَفَرَ وَلَا هَامَةَ. قَالَ أعْرَابِيٌّ: يَا رسولَ اللّهِ، مَا بَالُ الابِلِ تَكُونُ فى الرَّمْلِ كَأنَّهَا الظِّبَاءُ فَيَأتِىَ الْبَعِيرُ الاجْرَبُ فَيَدْخُلُ فِيهَا فَيُجْرِبُهَا. فقَالَ ﷺ: فَمَنْ أعْدَى الاوَّلَ[. أخرجه الشيخان وأبو داود .

9. (4097)-Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ne sirâyet, ne safer ne de hâme vardır!" Bunu işiten bir bedevî atılıp:

"Ey Allah'ın Resulü! Öyle de, kumda geyik gibi olan develer, uyuzlu bir deve aralarına girince hepsine uyuz bulaşması nasıl oluyor?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm şu cevabı verdi: "Peki, birinciye kim sirâyet ettirdi?" [Buhârî, Tıbb 54; Müslim, Selam 101, (2220); Ebu Dâvud, Tıbb 24, (3911, 3912, 3913, 3914, 3915).]{526}

10. (4098) Hadis-i Şerif

وعن قطن بن قبيصة عن أبيه رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]سمعتُ رسولَ اللّهِ ﷺ يَقُولُ: الْعِيَافَةُ وَالطِّيَرَةُ وَالطّرْقُ مِنَ الْجِبْتِ[. أخرجه أبو داود."العِيَافَةُ" زجر الطير والتفاؤل بها كانت العرب تفعله.وَلَا "الطَّرْقُ" الضرب بالحصى وقيل هو الخط في الرمل، وفي كتاب أبي داود: إن "الطَّرْقَ" الزجر.وَلَا "العيافة" الخط.وَلَا "الجبْتُ" كل ما عبد من دون اللّهِ وقيل هو الكاهن والشيطان .

10. (4098)-Katan İbnu Kubeysa babası (radıyallahu anh)'tan naklen anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "İyâfe, tıyere, tark sihirdendir." [Ebu Dâvud, Tıbb 23, (3907).]{527}

AÇIKLAMA:

1-Bu kaydedilen hadislerde, Resulullah devrinde yer verilen birçok uğursuz addetme nevlerinin zikri geçmekte ve hepsinin de Aleyhissalâtu vesselâm tarafından reddedildiği, yasaklandığı görülmektedir: "Bazı tabirlerin hemen hemen bütün hadislerde tekrarla geçtiği için, bu hadisleri birleştirerek, geçen tabirleri ayrı ayrı açıklamayı uygun bulduk. Açıklamayı sırayla yapacağız:{528}

* Adva'

Adva' adâ'dan gelir, sirayet etmek yani hastalığın bulaşması demektir. Öyleyse burada hastalığın bulaşma hadisesi inkar edilmektedir: "Bulaşma yok!" Halbuki daha önce, başka hadislerde (4038, 4039) sirayetin kabul edilip bulaşmayı önlemek için karantina tedbirinin vaz'edildiğini görmüş idik. Öyleyse burada tevile gerek vardır. Âlimler bunu "hastalığın Allah'ın bilgisinden hariç olarak kendiliğinden bulaşma inancının reddedildiğini" belirtirler. Yani asıl olan hastalığın sirayetidir. Bu kabul edilmekle beraber, sirayet hadisesinin Allah'ın iradesiyle, kazasıyla olduğuna inanılacaktır. Öyleyse hadiste, sirayete yüzde yüz gözüyle bakıp, hastalar kaderlerine terkedilmeyecek, onlara gereken insanî alaka ve yakınlık da ihmal edilmeyecek ma'nâsı mevcuttur.{529}

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir