Matemden Nehiy

Kütübü Sitte - 15.Cilt · Sayfa 136

KitapKütübü Sitte - 15.Cilt
Sayfa136–141
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 15.Cilt kitabının "Matemden Nehiy" bölümü 136. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 15.Cilt.

5. (5427)-Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), ölmüş bulunan Osman İbnu Maz'un'u, gözlerinden yaşlar dökerek öptü." [Tirmizî, Cenaiz 14, (989); Ebu Davud, Cenaiz 40, (3163); İbnu Mace, Cenaiz 7, (1456).]{390}

AÇIKLAMA:

Osman İbnu Maz'un (radıyallahu anh) Ashab'ın ileri gelenlerinden abid, müçtehid bir zad idi. Resulullah'ın süt kardeşi idi. İki hicret yapmış, Bedir Gazvesi'ne katılmıştı. Cahiliye devrinde içkiyi kendine haram kılmıştı. Medine'de ilk ölen muhacir olup hicretin otuzuncu ayının başında vefat etmişti. Aleyhissalâtu vesselâm, Osman ölünce, "Bu bize ne iyi selef oldu" diyerek muhabbet ve takdirlerini ifade etmiş, ölüsünü ağlayarak öpmüştü.

Bu rivayetten, Müslüman ölüsünün öpülebileceği, ölü üzerine ağlanabileceği hükmü çıkarılmıştır.{391}

6. (5428) Hadis-i Şerif

وعن أنسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَنَتَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ شَهْراً حِينَ قُتِلَ الْقُرَّاءُ، فَمَا رَأيْتُ رَسُولَ اللّهِ ﷺ حَزِنَ حُزْناً قَطُّ أشَدَّ مِنْهُ[. أخرجه الشيخان .

6. (5428)-Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Kurralar öldürüldüğü zaman, bir ay boyu kunut okudu. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın, bir başka şey için bu kadar üzüldüğünü hiç görmedim." [Buharî, Cenaiz 41, Vitr 7, Cizye 8, Megazi 38, Daavat 59; Müslim, Mesacid 29, (677).]{392}

AÇIKLAMA:

"Kurraların öldürülmesi" tabiriyle kastedilen hadise Bi'r-i Mauna Vak'ası'dır. Bu hâdiseden daha önce de bahsetmiştik. Özeti şöyle: Hicretin dördüncü senesinde Kilab kabilesinden Ebu Bera Amir İbnu Malik, kabilesinde İslam'ı yaymak üzere Resulullah'tan muallim istemişti. Aleyhissalâtu vesselâm oraların emniyetsizliği sebebiyle endişe ifade etti ise de, Ebu Bera'nın garanti vermesi üzerine, Ashab-ı Suffa'dan kurra tabir edilen yetmiş kişiyi bu maksadla yolladı. Ancak bunlar Amr İbnu Tufeyl tarafından Bi'r-i Mauna nam mevkide pusuya düşürülerek bir tanesi hariç hepsi şehid edilmişlerdi.

Böyle yetmiş kişilik güzide bir kitlenin kaybı Aleyhissalâtu vesselâm'ı ziyade üzdü. Bir ay boyunca sabah namazında Resulullah, bu katle iştirak eden Arap kabilelerine (Ri'l-Zekvan, ve Useyye) beddua etti.

Kunut denen bu beddua, bir takım ölüye karşı duyulan üzüntünün bir ay devam eden bir tezahürü manasını da taşıması sebebiyle hadise, sadedinde olduğumuz babta yer verilmiştir.{393}

* MATEMDEN NEHİY

1. (5429) Hadis-i Şerif

عن أمُّ سَلَمة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]لَمَّا مَاتَ أبُو سَلَمَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قُلْتُ: غَرِيبٌ، وَفِى أرْضِ غُرْبَةٍ، لابْكِيَنَّهُ بُكَاءً يُتَحَدَّثُ عَنْهُ، فَكَنْتُ قَدْ تَهَيَّأتُ لِلْبُكَاءِ إذْ أقْبَلَتِ امْرَأةٌ مِنَ الصَّعِيدِ تُرِيدُ أنْ تُسِْعِدَنِى. فَاسْتَقْبَلَهَا رَسُول اللّهِ ﷺ فَقَالَ: أتُرِيدِينَ أنْ تُدْخِلِي الشَّيْطَانَ بَيْتاً أخْرَجَهُ اللّهُ تَعالى مِنْهُ؟ فَكَفَفْتُ عَنِ الْبُكَاءِ فَلَمْ أبْكِ[. أخرجه مسلم .

1. (5429)-Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ebu Seleme öldüğü zaman şöyle dedim: "Garip adam, diyar-ı gurbette öldü. Ben de onun için öyle bir ağlayacağım ki, herkes ondan bahsetsin."

Tam ağlamak için hazırlanmıştım ki, saidden, bana yardım etmek isteyen bir kadın geldi. Resulullah

Sayfa 137

(aleyhissalâtu vesselâm) onunla karşılaştı ve kadına: "Sen, Allah Teala'nın tard ettiği şeytanı tekrar eve sokmak mı istiyorsun?" dediler. Bunun üzerine ben de ağlamaktan vazgeçtim ve ağlamadım." [Müslilm, Cenaiz 10, (922).]{394}

AÇIKLAMA:

Ümmü Seleme gurbette ölen garib diye kocasına demektedir. Aslen Mekkeli olan Ebu Seleme Medine'de ölünce gurbette ölmüş addedilmiştir. Zira, Medine, Mekkeli için gurbet sayılırdı.

Hadiste geçen said, Medine'nin etrafındaki yüksek yerlerdir. Kadınlar matemde koro tuttukları, beraber ağladıkları için Ümmü Seleme bunu "bana yardım etmek isteyen.." diye ifade etmiştir. Yani buradaki yardımdan maksad ağlamaya iştiraktir.

Bir hadiste gurbette ölene şehid denmiştir. Bunu her gurbette olana teşmil etmek muvafık düşmeyebilir. "Meşru bir maksatla gurbette olan" diye kayıtlamak uygundur. {395}

2. (5430) Hadis-i Şerif

وعن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]لَمَّا جَاءَ رَسُولَ اللّهِ ﷺ نَعْيُ زَيْد ابْنِ حَارِثَةَ وَجَعْفَرِ بْنِ أبي طَالِبٍ وَعَبْدِاللّهِ بْنِ رَوَاحَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْهم جَلَسَ يُعْرَفُ فيهِ الْحُزَنُ، وَأنَا أطَّلِعُ مِنْ شَقّ الْبَابِ، فَأتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ: إنَّ نِسَاءَ جَعْفَرَ، وَذَكَرَ بُكَاءَهُنَّ. فَأمَرَهُ بِأنْ يَنْهَاهُنَّ. فَذَهَبَ، ثُمَّ أتَى فَقَالَ: قَدْ نَهَيْتُهُنَّ وَذَكَرَ أنَّهُنَّ لَمْ يُطْعَنَهُ. فَأمَرَهُ الثَّانِيَةَ أنْ يَنْهَاهُنَّ فَذَكَرَ أنَّهُنَّ لمْ يُطِعْنَهُ. فَقَالَ: أنهِهُنَّ، فَذَهَبَ. ثُمَّ أتَاهُ الثَّالِثَةَ فقَالَ: واللّهِ لَقَدْ غَلَبْتَنِي أوْ غَلَبْتَنَا يَا رَسُولَ اللّهِ: فقَالَ: أحْثُ في أفْوَاهِهِنَّ التُّرَابَ[. أخرجه الخمسة إِلَا الترمذي .

2. (5430)- Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Zeyd İbnu Harise, Ca'fer İbnu Ebi Talib ve Abdullah İbnu Ravaha (radıyallahu anhüm)'nın ölüm haberi gelince oturdu. (Halinden) üzüntülü olduğu belliydi. Ben kapı aralığından bakıyordum. Yanına bir adam geldi ve: "Ca'fer'in kadınları!" dedi ve onların ağladıklarını haber verdi. Aleyhissalâtu vesselâm derhal onları men etmesini emretti. Adam gitti ve sonra geri gelip: "Ben onları yasakladım, fakat onlar sözüme kulak asmadılar" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm ikinci sefer emrederek kadınları bundan nehyetmesini söyledi. Ama o, kadınların yine kulak asmadıklarını haber verdi. Aleyhissalâtu vesselâm yine: "Yasakla onları!" buyurdu. Adam üçüncü sefer geri geldi ve:

"Ey Allah'ın Resulü! Allah'a yemin olsun kadınlar bana -veya bize- galebe çaldılar" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:

"Ağızlarına toprak saç!" emretti." [Buhârî, Cenaiz 41, 46, Megazi 44; Müslim, Cenaiz 30, (935); Ebu Davud, Cenaiz 25, (3122); Nesâî, Cenaiz 14, (4, 15).] {396}

3. (5431) Hadis-i Şerif

وعن جابر بن عَتيكَ قَالَ: ]جَاءَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ يَعُودُ عَبْدَ اللّهِ بْنَ ثَابِتِ، فَوَجَدَهُ قَدْ غُلِبَ عَلَيْهِ، فَصَرَخَ بِهِ فَلَمْ يُجِبْهُ، فَاسْتَرْجَعَ؛ وَقَالَ: غُلِبْنَا عَلَيْكَ أبَا الرَّبِيعِ، فَصَاحَ النّسَاءُ وَبَكَيْنَ. فَجَعَلَ

À ابْنُ عَتِيكٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه يُسَكَتُهُنَّ. فَقَالَ ﷺ: دَعْهُنَّ يَبْكِينَ. فَإذَا وَجَبَ فَلَا تَبْكِيَنَّ بَاكِيَةً. قَالُوا: وَمَا وَجَبَ. قَالَ: إذَا مَاتَ. فَقَالَتْ اِبْنَتَهُ: وَاللّهِ إنْ كُنْتُ لارْجُو أنْ تَكُونَ شَهِيداً فَإنَّكَ قَدْ قَضَيْتَ جِهَازَكَ. فَقَالَ ﷺ: إن اللّه قَدْ أوْقَعَ أجْرَهُ عَلَى قَدْرِ نِيَّتِهِ، وَمَا تَعُدُّونَ الْشَّهَادَةَ فيكُمْ؟ قَالُوا: اَلْقَتْلَ في سَبِيلِ اللّه تعالى. قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: إنَّ شُهَدَاءَ أُمَّتي إذاً لَقَلِيلٌ، اَلْمَطْعُونُ شَهِيدٌ، وَالْغَرِيقُ شَهِيدٌ وَصَاحِبُ ذَاتِ الْجَنْبِ شَهِيدٌ، وَالْمَبْطُونُ شَهِيدٌ، وَصَاحِبُ الْحَرِيقُ شَهِيدٌ وَالّذِي يَمُوتُ تَحْتَ الْهَدْمِ شَهِيدٌ. وَالْمَرْأةُ تَمُوتُ بِجُمْعٍ شَهِيدَةٌ[. أخرجه الاربعة إِلَا الترمذي."الاسْتِرْجَاعُ" عند المصيبة أن يقول: إنا للّه وإنا إليه راجعون. ويقال ماتت المرأة."بجمعٍ" بضم الجيم وإسكان الميم: إذا ماتت وولدها في بطنها .

3. (5431)-Cabir İbnu Atik (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Abdullah İbnu Sabit'e geçmiş olsun ziyaretine gelmişti. Onu, (Allah'ın emri) galebe çalmış buldu. Ona seslendi. Fakat cevap alamadı. Bunun üzerine Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) istircada bulundu "İnna lillahi ve

Sayfa 136   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 15.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir