Peygamber (S.a.s.)in Sıfatları ve Ahlâkları

Kütübü Sitte - 15.Cilt · Sayfa 195

KitapKütübü Sitte - 15.Cilt
Sayfa195–197
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 15.Cilt kitabının "Peygamber (S.a.s.)in Sıfatları ve Ahlâkları" bölümü 195. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 15.Cilt.

2. (5536) Hadis-i Şerif

وعن أنسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ، لَمَّا مَاتَ وَلَدُهُ إبْرَاهِيمُ: أنَّهُ مَاتَ في الثَّدْيِ، وإنَّ لَهُ لَظِئْرَيْنِ يُكَمِّلَانِ رَضَاعَهُ في الْجَنَّةِ فإنَّهُ ابْنِي[. أخرجه مسلم."الظِّئْرُ" المرأة التي ترضع ولد غيرها .

2. (5536)-Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), oğlu İbrahim öldüğü zaman buyurdular ki:

"O daha memede iken öldü. Onun cennette iki sütannesi var. Bunlar onun sütünü (iki yıla) tamamlayacaklar. Çünkü o benim oğlumdur." [Müslim, Fezail 63, (2316).]{574}

AÇIKLAMA:

Daha önce de açıkladığımız gibi, hadis küçük çocukların süt döneminde süt emmelerinin ehemmiyetini nazara vermektedir. Esasen ayet-i kerimenin bu meseleyi ele alarak: "Anneler çocuklarını iki yıl emzirirler" (Bakara 233) buyurması, süt devresinin tam iki yıl devam etmesi gereğini te'yid eder. {575}

DÖRDÜNCÜ FASIL

ALEYHİSSALÂTU VESSELÂM'IN SIFATLARI VE AHLÂKLARI

1. (5537) Hadis-i Şerif

﹛عن ابراهيم بن محمّد ولد علي رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]كَانَ عَليٌّ رَضِيَ اللّهُ عَنه إذَا وَصَفَ رَسُولَ اللّهِ ﷺ يَقُولُ: لَمْ يَكُنْ بِالطّوِيلِ الْمُمَّغِطِ، وَلَا بِالْقَصِيرِ الْمُتَرَدِّدِ، كَانَ رَبَعْةً مِنَ الْقَوْمِ، وَلَمْ يَكُنْ بِالْجَعْدِ الْقَطِطِ، وَلَا بِالسَّبْطِ، كَانَ جَعْداً رَجِلًا وَلَمْ يَكُنْ بِالْمُطَهَّمِ وَلَا بِالْمُكَلْثَمِ، وَكَانَ أسِيلِ الْخَدِّ، أبْيَضَ مُشْرِباً بِحُمْرَةٍ، أدْعَجَ الْعَيْنَيْنِ، أهْدَبَ الاشْفَارِ ذَا مُسْرُبَةٍ، شَئْنَ الْكَفِّ وَالْقَدَمَيْنِ، جَلِيلَ الْمَشَاشِ وَالْكَتِدِ، إذَا الْتَفَتَ الْتَفَتَ مَعاً، وإذَا مَشى يَتَكَفّأُ تَكَفُّؤاً كَأنَّمَا يَنْحَطُّ مِنْ صَبَبٍ، بَيْنَ كَتَفَيْهِ خَاَتَمُ النُّبُوَّةِ. وَهُوَ خَاَتَمُ النَّبِيِّينَ. أجْوَدُ النَّاسِ صَدْراً، وأشْجَعُهُمْ قَلْباً، وَأصْدَقُهُمْ لَهْجَةً، وَألْيَنُهُمْ عَرِيكَةً، وَأكْرَمُهُمْ عِشْرَةً، مَنْ رَآهُ بَدِيهَةً هَابَهُ، وَمَنْ خَالَطَهُ مَعْرِفَةً أحَبَّهُ. يَقُولُ نَاعِتُهُ: لَمْ أرَ قَبْلَهُ مِثْلَهُ وَلَا بَعْدَهُ، لَا يَسْرُدُ الْحَدِيثَ سَرْداً، يَتَكَلَّمُ بِكَلَامٍ فَصْل يَفْهَمُهُ مَنْ سَمِعَهُ[. أخرجه الترمذي."اَلْمُمَّغِطُ" بتشديد الميم الثانية وبالغين المعجمة: البائن الطويل، والمحدثون يشدون الغين.وَلَا "المُتردِّدُ" الداخل بعضه في بعض من القصر فهو مجتمع.وَلَا "الرَّبْعَةُ" معتدل القامة بين الطويل والقصير.وَلَا "القطيطُ" شديد الجعودة.

وَلَا "السبَّطُ" ضده.وَلَا "الرَّجْلُ" بينهما.وَلَا "المطهِّمُ" الفاحش السمن.وَلَا "الْمُكلثمُ" المستدير الوجه، وَلَا يكون إِلَا مع كثرة اللحم.وَلَا "الخَدُّ الاسيلُ" المستطيل من غير ارتفاع.وَلَا "الدَّعجُ" شدة سواد العين.وَلَا "الاهدبُ" الذي طال شعر أجفانه وكثر.وَلَا "أشفارُ العيْن" منابت الشعر المحيطة بها.وَلَا "المسرُبةُ" الشعر النابت على الصدر نازلًا الى آخر البطن.وَلَا "الشَّئنُ" الغليظ، وهو مدح في الرجال لانه أشد لقبضهم وأصبر لهم على المراس.وَلَا "جَليلُ المُشاشِ" أى عظيم رؤوس العظام كالمرفقين والركبتين والمنكبين ونحو ذلك.وَلَا "المُشاشُ" رؤوس العظام اللينة التي يمكن بعضها.وَلَا "الكتِدُ" الكاهل.وَلَا "التَّكَفُّؤُ" التمايل في المشى الى قدّام كما تتكفأ السفينة في جريها.وَلَا "الصَّببُ" انحدار من موضع عال.وَلَا "اللّهِجةُ" اللسان.وَلَا "ألينَهم عريكةً" أى سهلًا منقاداً.

وَلَا "سَرَدْ الحديث" المسارعة في النطق به ومتابعته .|﹜

1. (5537)-Hz. Ali'nin evladlarından Muhammed'in oğlu İbrahim anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallahu anh) Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı vasfettiği zaman şöyle derdi: "Resulu-i Ekrem (aleyhissalâtu vesselâm) Efendimiz çok uzun boylu olmadığı gibi, (azaları) birbirine girmiş kısa boylu da değildi, orta boylu bir insandı.

Saçları kıvırcık değildi, düz de değildi, dalgalıydı. Şişman değildi, yuvarlak yüzlü de değildi, yanakları uzuncaydı.

Rengi kırmızıya çalan, beyazdı. Gözleri siyah ve kirpikleri uzundu, göğsünde göbeğine kadar inen kıldan

Sayfa 196

bir hat vardı. El ve ayaklarının parmakları kalıncaydı. Eklem yerleri ve iki küreğin birleşme yeri olan omurga iri idi.

Bir tarafa dönünce (sadece başını çevirmez) bütün vücudunu çevirirdi. Yürüyünce, yamaçtan iniyormuşcasına öne meylederek yürürdü.

İki omuzu arasında peygamberlik mührü vardı. O, peygamberlerin mührü (sonuncusu) idi. İnsanların en iyi kalplisi, en şecaatlisi ve en doğru sözlüsü idi. O ahlakça herkesten yüce, muaşere yönüyle de en geçimlisi idi. Onu aniden gören ondan heybet duyardı; bilerek beraber olan, kalpten severdi. Onu vasfeden şöyle derdi: "Ben ne O'ndan önce, ne de O'ndan sonra O'nun gibisini görmedim."

Resul-i Ekrem çabuk konuşmazdı; her işitenin anlayacağı şekilde teker teker konuşurdu." [Tirmizî, Menakıb 19, (3642).]{576}

2. (5538) Hadis-i Şerif

وعن ابن عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنهما قال: ]كَانَ أهْلُ الْكِتَابِ يَسْدُلُون لَا أشْعَارُهُمْ وَكانَ الْمُشْرِكُونَ يَفْرَقُونَ، وَكانَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ تُعْجِبُهُ مُوَافقة أهْلُ الْكِتابِ فيمَا لَمْ يُؤْمَرْ بِهِ، فَسَدَلَ نَاصِيَتَهُ ثُمَّ فَرقَ بَعْدَهُ[. أخرجه الشيخان وأبو داود."السَّدْلُ" ترك الشعر بغير فرق .

2. (5538)-İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Ehl-i Kitap saçlarını düz salınmaya bırakırlar, müşrikler de ayırırlardı. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ise (vahiy yoluyla ) emredilmediği hususlarda Ehl-i Kitab'a uygun hareket etmekten hoşlanırdı. Bu sebeple saçını alnından serbest bıraktı. Bilahare (bütün müşrikler Müslüman olduktan sonra) saçlarını (alnından) ayırdı." [Buhari, Libas 70, Menakıb 23, Fezailu'l-Ashab 52; Müslim, Fezail 90, (2336); Ebu Davud, Tereccül 10, (4188); İbnu Mace, Libas 36, (3632).]{577}

AÇIKLAMA:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) her hususta müstakil, yepyeni bir medeniyet kuruyor, şekillendiriyordu. Bundaki orijinalite ve istiklaliyet bütün değer ve formların beşerî dehadan ziyade İlahî hüdaya dayandırmaya istinad ediyordu. Bu sebeple, vahyin irşadı altında teşriatını yapıyordu. Vahiy gelmeyen hususlarda, İlahî bir şeriata dayanan Ehl-i Kitab'ı kazanmak ümidiyle onların tarzını kabul ediyor, müşriklerin takip ettiği tarzlara muhalefet etmeyi tercih ediyordu. Sadedinde olduğumuz hadis, bilhassa saç kıyafetindeki bu tutumu açıkça ifade etmektedir. Ma'mer'in rivayeti şöyle: "Eğer Resulullah herhangi bir emir gelmeyen hususta şekke düşecek olsa, Ehl-i Kitab'ın yaptığını yapardı."

Zaman içinde, gerek yakınında ve gerekse hariçte olan müşrikler Müslüman oldukları halde, Ehl-i Kitap küfründe devam etmekteydi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm, sistemindeki orijinalite gereği, Ehl-i Kitab'a muhalefeti esas aldı.

Muhalefet saç ayırma meselesine münhasır değildir. Boyama meselesi de böyledir: Bir Buhârî hadisinde "Yahudiler ve Hıristiyanlar saçlarını boyamazlar, (siz boyayarak) onlara muhalefet edin" buyrulmuştur.

Aşura orucu da buna benzer, Aleyhissalâtu vesselâm, Ehl-i Kitap aşure orucunu tuttuğu için önce emretmiş, sonra Ramazan farz kılınınca, aşurenin farziyetini kaldırmış, ayrıca aşure gününden bir gün önce veya sonra da tutmak suretiyle, Ehl-i Kitab'a muhalefeti emretmiştir.

Kıblenin Kudüs'ten Ka'be'ye çevrilmesi bir diğer muhalefet emridir.

Yahudiler hayız halinde kadınlarla ihtilat etmezlerdi. Aleyhissalâtu vesselâm ihtilatı (beraber yeyip içmeyi, beraber yatmayı) emretti ve: "Hayızlı ile cima hariç her şeyde beraber olun" buyurdu. Hatta bu emir üzerine Yahudiler: "Bize muhalefet etmedik bir şey bırakmadı" demişlerdir. Bazı rivayetlerde gelen "cumartesi ve pazar günleri oruç tutmak" emri bir başka örnektir. Hadiste "Cumartesi ve pazar (Ehl-i Kitap) kâfirlerinin (haftalık) bayram günleridir. Ben onlara muhalefeti severim" buyurmuştur. Bir rivayette, Resulullah'ın ölümüne doğru nafile oruçların ekseriyetini cumartesi-pazar günleri tuttuğu ifade edilmiştir. Aleyhissalâtu vesselâm "bayram günleri" tabiriyle cumartesinin Yahudiler, pazarın da Hıristiyanlar için bayram günü olduğunu, bayram günlerinde oruç tutulmayacağını ifade etmiş olmaktadır. Öyleyse, oruç tutulunca onlara muhalefet hasıl olur.

Saçın alından yanlara ayrılıp alnı açma meselesine gelince, bir kısım alimler bunun vahiyle olma ihtimali

Sayfa 195   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 15.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir