Kütübü Sitte - 15.Cilt — Sayfa 140
Matemden Nehiy
Kütübü Sitte - 15.Cilt kitabının 140. sayfası — Matemden Nehiy bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
8. (5436) Hadis-i Şerif
وعن جابرٍ بن عبداللّهِ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]أخَذَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ بِيَدِ عَبْدِالرّحمنِ بْنِ عَوْفٍ فانْطَلَقُوا الى ابْنِهِ إبْرَاهِيمَ، فَوَجَدَهُ يَجُودُ بِنَفْسِهِ، فأخَذَهُ ﷺ في حِجْرِهِ فَبَكَى. فَقَالَ لَهُ عَبْدُ الرَّحْمنِ: أتَبْكِي؟ أوَلَمْ تَكُنْ نَهَيْتَ عَنِ الْبُكَاءِ؟ فقَالَ: لَا، وَلَكِنْ نَهَيْتُ عَنْ صَوْتَيْنِ أحْمَقَيْنِ فَاجِرِينِ: صَوْتٍ عِنْدَ مُصِيبَةِ: خَمْشِ وَجُوهٍ، وَشَقِّ جُيُوبٍ، وَرَنّةٍ شَيْطَانٍ[. أخرجه الترمذي .
8. (5436)-Hz. Cabir İbnu Abdillah (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Abdurrahman İbnu Avf (radıyallahu anh)'ın elinden tuttu, oğlu İbrahim'e gittiler. Aleyhissalâtu vesselâm oğlunu can çekişir vaziyette buldu. Kucağına aldı ve ağladı. Abdurrahman:
"Ağlıyor musun? Ağlamaktan bizi sen men etmedin mi?" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Hayır (ağlamaktan değil), iki ahmak, facir sesten yasakladım: Musibet sırasındaki ses; yüzleri tırmalamak, cepleri yırtmak ve şeytan mâtemi." [Tirmizî, Cenaiz 25, (1005).]{405}
AÇIKLAMA:
"Şeytan mâtemi" diye çevirdiğimiz رَنَّةُ الشيطان tabirinin manasında ulema ihtilaf eder. Bazısı, "musiki ve çalgı" diye anlamıştır. Ama umumiyetle mâtem sırasında çıkarılan ses olduğu söylenmiştir. Mâtemin şeytana nisbet edilmesi hadiste "İlk mâtem tutan İblis'tir" diye gelen açıklamaya binaendir. Bu durumda, Tirmizî, "Hadisin aslında daha çok kelam var" ihtisarını belirtmektedir. Hadisin Beyhaki'de gelen veçhi buradaki eksiği tamamlamaktadır:
"Ben ağlamaktan yasaklamıyorum. Ben iki facir ahmak sesten yasaklıyorum: Oyun, eğlence, musiki sesi ve şeytan çalgısı, bir de musibet sırasındaki (mâtem) sesi, yüzlerin yolunması, üst başın yırtılması ve mâtem. Ağlamak ise rahmettir, rahmet etmeyene merhamet edilmez."
Hadis Sahiheyn'de Hz. Enes'in rivayeti olarak gelmiştir.{406}
9. (5437) Hadis-i Şerif
وعن أسماء بنتِ يزيد بن السّكنِ رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]قَالَتْ اِمْرَأةٌ مِنَ النِّسْوَةِ: مَا هذَا الْمَعْرُوفُ الّذِى لَا يَنْبَغِي لَنَا أنْ نُعْصِيَكَ فِيهِ يَا رَسُولَ اللّهِ؟ فَقَالَ: لَا تَنُحْنَ قَالَتْ: يَا رَسُولَ اللّهِ! إنَّ بَنِي فُلَانٍ كَانُوا قَدْ أسْعَدُونِي عَلَى عَمِّى، فَلَابُدَّ لِي مِنْ قَضَائِهِمْ، فَأبَى عَلَيْهَا فَعَاوَدَتْهُ مِرَاراً، قَالَتْ: فَأذِنَ لِي فِي قَضَائِهِنّ، فَلَمْ أنُحْ بَعْدَ في قَضَائِهِنّ وَلَا فِي غَيْرِهِ، حَتّى الْسّاعَةَ، وَلَمْ يَبْقَ مِنَ الْنِّسْوَةِ امْرَأةٌ إلَّا وَقَدْ نَاحَتْ غَيْرِي[. أخرجه الترمذي .
9. (5437)-Esma Bintu Yezid İbni's-Seken (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Kadınlardan biri dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü! Bizim sana asi olmamamız gereken şu maruf (iyi amel) nedir?" Aleyhissalâtu vesselâm:
"Mâtem yapmayın!" buyurdu. Kadın:
"Ey Allah'ın Resulü! Falan sülale(nin kadınları) amcamın (vefatında mâtemime iştirak edip) yardımcım olmuşlardı. Benim de mukabeleten borcumu ödemem gerek" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm kadına (mâtem için) izin vermedi. Kadın tekrar tekrar izin istedi."
Kadın der ki:
"Resulullah, sonunda onlara borcumu ödemem için izin verdi. Onlara olan borcumu ödedikten sonra hiç mâtem tutmadım, şu ana kadar bir başka mâteme de katılmadım. Benim dışında mâtem tutmayan kadın da kalmadı." [Tirmizî, Tefsir, Mümtehine, (3304).]{407}
AÇIKLAMA:
Hadiste, eski bir Arap âdetine ve bu âdet karşısında Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın müsamahakâr tutumuna şahid olmaktayız: Kadınların, birbirlerinin cenazesinde elbirlik ağlayarak mâtem tutmaları. Mâtemine iştirak edilen kadın, bu iştiraki yapanlara borçlanıyor, bu da onların mâtemlerine katılıyor. Sadedinde olduğumuz rivayette, kendisinin mâtemine iştirak edilmiş olan kadın, Resulullah (aleyhissalâtu
Kütübü Sitte - 15.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir