Berâet Suresi
Kütübü Sitte - 3.Cilt · Sayfa 309
Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının "Berâet Suresi" bölümü 309. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 3.Cilt.
"Doğrusu inanıp hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihâd edenler ve Muhâcirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte bunlar birbirlerinin dostudurlar"ve "İnanıp hicret etmeyenlerle, -hicret edene kadar- sizin dostluğunuz yoktur. Fakat din uğrunda yardım isterlerse, aranızda anlaşma olmayan topluluktan başkasına karşı onlara yardım etmeniz gerekir. Allah işlediklerinizi görür. İnkâr edenler birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar. İnanıp hicret eden, Allah yolunda savaşanlar ve Muhâcirler'i barındırıp, onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten inanmış olanlardır. Onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır. Sonra inanıp hicret eden ve sizinle birlikte savaşanlar, işte onlar sizdendir."Bedeviler muhâcire vâris olmazdı, muhacir de ona varis olmazdı. Bu durum nesh edildi. Ayet şöyle buyurdu: "Birbirinin mirascısı olan akraba Allah'ın kitabına göre birbirine daha yakındır. Doğrusu Allah her şeyi bilir"(Enfâl: 8/22-25).{813}
AÇIKLAMA:
İbnu Abbas yukarıda kaydedip tırnakla ayırdığımız birinci kısımdaki "Doğrusu inanıp hicret edenler... ve onlara yardım edenler işte bunlar birbirlerinin dostudurlar"ifâdesini şöyle anlamıştır: "Muhacirler ve Ensarîler birbirlerine -sırf hicretin kazandırdığı bir hakla- vâris olurlardı, fakat bunların müşrik olan akrabalarıyla aralarında verâset cereyân etmezdi. İnanıp hicret etmeyen de muhacir olan akrabasına vâris olamazdı. Bu durum Mekke'nin fethine kadar devam etti. Mekke'nin fethiyle muhâceret sona erdi ve gerektiği şekilde akrabalar birbirine vâris oldular ve bu yasak neshedildi. Nesheden âyet de şudur: "Birbirlerinin mirasçısı olan akraba Allah'ın kitabına göre birbirlerine daha yakındırlar."(Enfâl: 8/75).
"İnanıp hicret etmeyenlerle, hicret edene kadar sizin dostluğunuz yoktur"âyeti de İbnu Abbas'ın getirdiği bu yoruma göre şu mânaya gelmektedir: "İmân ettiği halde hicret etmeyip Mekke'de kalanlarla aranızda miras bağı yoktur."
Anlaşılacağı üzere böylece hicret etmeyen mü'min, hicret eden mümine vâris olamıyordu. Mekke fethiyle bu durum kaldırılıyor.
Bu mevzu daha önce geniş olarak açıklandı (550, 551. hadisler).{814}
BERÂET SURESİ
1. Hadis-i Şerif
عن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]قُلتُ لِعُثْمَانَ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: مَا حَمَلَكُمْ عَلَى أنْ عَمَدْتُمْ إلى الانْفَالِ وَهِىَ مِنَ المَثَانِى، وَإلى بَرَاءَةَ وَهِىَ مِنَ الْمِئينَ فَقَرَنْتُمْ بَيْنَهُمَا، وَلَمْ تَكْتُبُوا بسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ، وَوَضَعْتُمُوهَا في السَّبْعِ الطّوالِ؟ مَا حَمَلَكُمْ عَلَى ذَلِكَ؟ قَالَ عُثْمَانَ: كَانَ رسولُ اللّهِ ﷺ مِمّا يأتِى عَلَيْهِ الزَّمَانُ وَهُوَ ينزِلُ عَلَيْهِ السُّوَرُ ذَوَاتُ الْعَدَدِ، وَكَانَ إذَا نَزَلَ عَلَيْهِ شَئٌ دَعَا
بَعْضَ مَنْ كَانَ يَكْتُبُ فَيَقُولُ ضَعُوا هَؤُلَاءِ الآياتِ في السُّورَةِ الَّتِى يُذْكَرُ فِيهَا كَذَا وَكَذَا، فإذَا نَزلَ عَلَيْهِ الآيةُ فَيَقُولُ ضَعُوا هَذِهِ الآية في السُّورَةِ الَّتِى يُذْكَرُ فِيهَا كَذَا وَكَذَا، وَكانَتِ الانْفَالُ مِنْ أوَائِلِ مَا نَزَلَ بِالْمَدينةِ، وَكَانَتْ بَرَاءَةُ مِنْ آخِرِ الْقُرآنِ نُزُولًا، وَكَانَتْ قِصَّتُهَا شَبِيهة بِقِصَّتَهَا فَظَنَنْتُ أنَّهَا مِنْهَا فَقُبِضَ رسولُ اللّهِ ﷺ وَلَمْ يُبَيِّنْ لَنَا أنهَا مِنْهَا فَمنْ أجْلِ ذلِكَ قَرَنْتُ بَينهما وَلَمْ أكْتُبْ سَطْرَ بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ، وَوَضَعْتُهَا في السَّبْعِ الطَّوالِ[. أخرجه أبو داود والترمذى ولم يذكُر أبو داود: فَظَنَّنْتُ أنها مِنْهَا .
1. (630)-İbnu Abbas (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Osman (radıyallahu anh)'a dedim ki:
"Siz niçin, mesâni grubuna giren Enfâl suresini miûn grubuna giren Berâet suresine yaklaştırdınız ve aralarına da besmeleyi yazmadınız?" Hz. Osman (radıyallahu anh) şu cevabı verdi:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a vahiy sırasında, bir çok sûre birlikte gelirdi. Bu durumda herhangi bir vahiy geldi mi, vahiy kâtiblerini çağırır, onlara: "Şu âyetleri, şu şu meselelerin zikedildiği sureye koyun" diye irşâd ederdi. Bir âyet geldiği zaman da "Bu âyeti içinde şu şu şeylerin zikredildiği sureye koyun" derdi. Enfâl suresi, Medine'de ilk nâzil olanlardandı. Berâet suresi ise, iniş itibariyle Kur'an'ın sonuncusu idi. Bunun kıssası da Enfâl'in kıssasına benzemekte idi. Bu sebeple Berâet'i öbüründen zannettim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu surenin öncekinden olduğunu belirtmeden vefat etti. Bu sebeple ben bunların arasını yakın tuttum ve ikisinin arasına bismillahirrahmanirrahim satırını koymadım. Böylece onu yedi uzunlar'ın (Seb'u't-Tıvâl) arasına koydum."
Ebû Dâvud'un rivayetinde "Berâet'i öbüründen zannettim" cümlesi yoktur.{815}
AÇIKLAMA:
Kur'an-ı Kerim'in bütün sureleri besmele ile başlar. Bunlardan bir sure müstesnâdır: Berâet (veya Tevbe) suresi, Berâet sûresinin başına niye besmele konmamıştır? Bu soru tâ bidâyetten beri sorulmuştur.
Yukarıda görüldüğü üzere bunu soranlardan biri de İbnu Abbas'tır. Hem de bu meselenin yetkilisine sormaktadır. Çünkü Kur'an-ı Kerim'e bugünkü tertibi Hz.Osman'ın verdiği kabul edilmektedir.
İslâm âlimleri sûrelerin içerisindeki âyetlerin tertibinin tevkifî yani ilâhî irşad ve Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in emriyle olduğunda icma ederler. Sûrelerin tertibi ise ihtilaflıdır. Bazı âlimler tevkîfî derken bazı alimler ictihâdî (veya istılahî) yani Ashab tarafından tanzim edilmiş olduğunu söylemişlerdir. Yukarıda kaydedilen rivayet de ictihadî olduğunu ifade eder.
Hadisten çıkan ikinci bir soru besmelenin durumu. Aslında besmele Neml suresinin bir âyeti olarak Kur'an metni içerisinde bir defa geçer. Sûre başlarındaki besmele vahiy midir, yani her sûrenin ilk ayeti midir? diye de soru çıkmıştır. Umumiyet itibâriyle sure başlarındaki besmelenin vahiy olmadığı kabul edilmiştir. Nitekim âyetler numaralanırken besmeleler numara dışı tutulur. Yukarıdaki rivâyet dahi, besmelenin Kur'an-ı Kerîm'e son tertib şeklini veren Ashab (Allah cümlesinden razı olsun) tarafından konduğunu ifâde etmektedir.
Hadiste geçen bâzı ıstılahlara gelince:
es-Seb'u'ttıval (Yedi Uzunlar):Fatiha'dan sonra gelen yedi uzun surenin ismidir.
el-Miûn:Ayetleri yüzden fazla veya buna yakın olan surelere denmektedir.
el-Mesânî:Ayetleri yüzden az olan sûrelere denir.
el-Mufassal:Bu tâbir metinde geçmiyor ise de bu bahsi tamamlayıcı olduğu için belirtmek istiyoruz. Bunlar kısa sûrelerdir. Sık sık besmele ile ayrıldıkları için bu ismi alırlar. (Kaf sûresinden sonrakiler.) Mensuh olmadıkları için de bu ismi aldıklarını söylemiştir.{816}
2. Hadis-i Şerif
وعن ابن جبير رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قلتُ بن عبّاسٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما سورةُ التَّوبَةِ؟ قال: بَلْ هِىَ الْفَاضِحَةُ مَا زَالَتْ يقولُ: وَمِنْهُمْ حَتَّى ظَنُّوا أنْ لا يَبْقَى أحَدَ إلَّا ذُكر فِيهَا. قال: قلتُ سورةُ الانفَالِ؟ قال: نزلتْ في بَدْرِ. قال: قلتُ سورة الحشر؟ قال نزلت في النَّضِيرِ[. أخرجه الشيخان .
2. (631)-İbnu Cübeyr (radıyallahu anh) anlatıyor: "İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'a sordum:- Tevbe sûresi nedir? Şu cevabı verdi:
- Tevbe mi? bilakis o fâzihadır (İslâm düşmanlarını rezil etmektedir). "Onlardan bir kısmı şöyledir..." , "Onlardan bir kısmı şöyledir:..." diyerek o kadar çok saymıştır ki, halk "Bizden kimseyi bırakmıyacak, herkesi zikredecek" zannına kapıldılar." Ben tekrar sordum:
Alt başlıklar
- Müşrikler Mescid-i Haram’a Girebilir mi?315
- Hz. Peygamber’in Münafıklara Karşı Takip Ettiği Siyaset318
- 1. Münafıkların Tavsifi318
- 2. Faaliyetlerin Muhtevası319
- A. Hz. Peygamber’i Küçük Düşürücü Faaliyetler319
- B. Kritik Anlarda Terketme320
- C. Moral Bozucu Nifak Hareketleri320
- 3. Hz. Peygamber (Aleyhissalatu Vesselam)’in, Münafıklara Karşı Tutumu321
Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir