Hz. Yusuf’la İlgili Kısım
Kütübü Sitte - 3.Cilt · Sayfa 208
Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının "Hz. Yusuf’la İlgili Kısım" bölümü 208. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 3.Cilt.
evvelden (homoseksüel) kötülükleri işlemeye alışmış kimselerdi. (Lût): "Ey kavmim, dedi, işte kızlarım. Sizin için onlar daha temizdir. Artık Allah'tan korkun, beni misafirlerimin içinde küçük düşürmeyin. İçinizde aklı başında bir adam yok mu sizin?" dedi. (Kavmi): "Andolsun, senin de bildiğin gibi bizim senin kızlarınla hiçbir hak (ve alakamız) yoktur. Sen bizim ne istediğimizi elbette bilirsin" dediler.>
(Lût: "Ah), dedi, size yetecek bir kuvvetim olsaydı, yahud sarp bir kal'aya sığınabilseydim!"
İşte bu sıkıntılı durumda, elçiler kendi gerçek hüviyetlerini tanıtarak Hz. Lût (aleyhisselam)'un imdadına yetişirler: "Ey Lût, emin ol, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana katiyyen dokunamazlar..."(Hûd: 11/77-81).
Şârihler, Hz. Lût'la ilgili şu açıklamayı yaparlar: "Lût (aleyhisselam), tıpkı İbrahim (aleyhisselam) gibi, aslen Iraklı'dır. Hz. İbrahim'le birlikte Şam diyarına hicret etmiştir. Cenâb-ı Hak Lût'u Sodom halkına peygamber kılmıştır. Binaenaleyh Hz. Lût'un bu ahali arasında kan bağı bulunan bir kimses yoktur. Burada Lût (aleyhisselam)'un temenni ettiği güç ve sığınaktan maksadın akraba ve aşiret olduğu belirtilmiştir.
Öyle ise Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "O, aslında çok kuvvetli bir kal'aya sığınmıştı"sözüyle, Hz. Lût (aleyhisselam)'un aşiret ve akrabaya bedel Allah'a sığındığını ifâde etmiştir.{584}
Hz. Yusuf'la İlgili Kısım
Başta kaydettiğimiz hadisin en son kısmında Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Eğer Hz. Yusuf'un kaldığı müddetçe hapiste ben kalsaydım, dâvete icâbet ederdim"buyurmaktadır.
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) burada da bir başka âyete telmihte bulunmaktadır: Bilindiği üzere, Hz. Yusuf (aleyhisselam) Mısır Meliki'nin rüyasını başarılı bir şekilde tâbir edince, mükâfaten hapisten çıkarılmasına karar verilir. Hz. Yusuf bu kararı duyar duymaz hapisten çıkma cihetine gitmez, suçsuzluğunun te'yidini, yapılan ithamdan berâ-etini taleb eder ve çıkma haberini getiren elçiye: "Efendine dön de ellerini kesen o kadınların zoru neydi, kendine sor..."der.
Mısır Melik'i kadınları toplayıp: "Yusuf'un nefsinden kâm almak istediğiniz zaman ne haldeydiniz?" (Onu size meylettiğini hissettiniz mi, intibaınız nedir?) diye sordu. Kadınlar: "Hâşa dediler, biz onda bir fenalık görmedik." Azizin karısı da şöyle dedi: "Şimdi hak meydana çıktı, ben onun nefsinden murad almak istemiştim. O, doğru söyleyenlerdendir, (bu işte hiçbir kabahati yoktur)."
Sarayda yapılan bu tahkikat ve tesbit edilen itiraflardan sonra Hz. Yusuf (aleyhisselam) hapisten çıkmaya karar verir. Ayet-i kerime, bu davranıştaki, Hz. Yusuf'un kasdını kendi ağzından şöyle verir:
"(Benim bu itirafı taleb etmem, Melik'in) gıyabında, kendisine hakikaten hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin hilesini mutlaka boşa çıkaracağını onun da bilmesi içindi"(Yusuf: 12/50-52).
İşte Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Yusuf kıssasının bu sahnesine telmihte bulunarak: "Onun kaldığı müddet (yedi sene) hapiste ben kalmış olsaydım af haberi gelir gelmez, sabırsızlık eder bir an önce çıkmayı düşünürdüm, tahkikata dayalı bir berâat talebinde bulunmazdım" demek istemiştir.
Böylece Hz. Yusuf (aleyhisselam)'u kuvvetli bir sabırla tavsif etmiş olmaktadır.
Şârihlerin de belirttiği üzere, burada, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) tevazu izhar buyurmaktadır. Tevâzu, büyüğün mertebesini düşürmez, bilakis artırır.{585}
65. Hadis-i Şerif
وعند الترمذى قال: ]قال رَسُول اللّه ﷺ إنَّ الْكَريمَ ابنَ الكَريمِ ابن الْكَريمَ ابن الْكَريمِ يُوسُفُ بنُ يَعْقُوبَ بن إسحَاقَ بن إبْرَاهِيمَ قالَ: وَلَوْ لَبِثْتُ في السِّجْنِ مَالَبِثَ ثُمَّ جَاءَنِى الرَّسُولُ لاجَبْتُ. ثُمَّ قرأ: فَلمَّا جَاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجَع إلى رَبِّكَ فَاسألْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الَّتِى قَطَّعْنَ أيْدِيَهُنَّ. قالَ: وَرَحْمَةُ اللّهِ تَعالى عَلَى لُوطٍ إنَّ كَانَ ليأوِى إلى رُكْنِ شَديدٍ فمَا بَعَث اللّهُ تعالى مِنْ بَعْدِهِ نَبِيّا إلَّا في ثَرْوَةٍ مِنْ قَوْمِهِ[ .
65. (505)-Tirmizî'nin bir rivayetinde Hz. Yusuf'la ilgili olarak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur: "Kerim oğlu Kerim oğlu Kerim oğlu Kerim; İbrahim oğlu İshâk oğlu Yakub oğlu Yusuf'tur."
Ve ilave etti:
"Şayet, hapiste onun yerine ben yatmış olsaydım da, sonunda bana elçi gelseydi, çıkma hususunda hemen cevap verirdim."Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) arkadan şu ayeti okudu: "Kendisine elçi gelince, "Efendine dön de ellerini kesen o kadınların zoru neydi kendisine sor" dedi.
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devamla şunu söyledi: "Allah Tealâ'nın rahmeti Lût'a olsun, o aslında çok sağlam bir kaleye sığınmıştı. Allah ondan sonra, her peygamberi kavminden kalabalık bir cemaat içinde gönderdi."{ 586}∫>
(Şerhi için 504 numaralı hadise bakılsın).
66. Hadis-i Şerif
وعن عبيد بن عمير قال: ]قالَ عُمرُ بنُ الخَطَّابِ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ لاصْحَابِ رسولِ اللّهِ ﷺ: فِيمَ تَرَوْنَ هذِهِ الآية نَزلَتْ: أيَوَدُّ أَحَدُُكُمْ أنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخيلٍ وَأعْنَابٍ؟ قالُوا اللّهُ وَرَسُولُهُ أعْلمُ. فَغَضِبَ عُمرُ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ فقال: قُولُوا نَعْلمُ أوْلَا نَعلمُ. فقالَ ابنُ عَبَّاس رَضِىَ اللّهُ
عَنْهُما: في نَفْسِى مِنْهَا شَئٌ يَا أمير المُؤمِنِينَ. فقَالَ يَا ابنَ أخِى قُلْ وَلَا تَحْقِرْ نَفْسَكَ. فَقَالَ ابنُ عبَّاسٍ: ضُرِبتْ مَثَلًا لِعَملٍ. قَالَ عُمرُ: أيُّ عَمَلٍ؟ قَالَ ابنُ عبَّاسٍ لِعَملِ رَجُلٍ غَنِيٍّ يَعْمَلُ بِطَاعَةِ اللّهِ تعالى. ثُمَّ بَعَثَ اللّهُ تعالى لهُ الشَّيْطَانَ فَعَمِلَ بِالْمَعَاصِى حَتَّى أغْرَقَ أعْمَالَهُ[. أخرجه البخارى .
66. (506)-Ubeyd İbnu Umayr anlatıyor: "Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabına sordu:
"Şu âyet kimin hakkında nâzil olmuştur? "Sizden herhangi biri arzu eder mi ki, hurmalardan, üzümlerden kendisinin bir bahçesi olsun, altında ırmaklar aksın, orada kendisinin her çeşit meyveleri bulunsun. Fakat ona ihtiyarlık çöksün, âciz ve küçük çocukları da olsun, derken o bahçeye içinde bir ateş bulunan bir bora isabet etsin de o, yanıversin?"(Bakara: 2/266). Cemaat:
"Allah ve Resulü daha iyi bilir" cevabını verdi. Hz. Ömer (radıyallahu anh) bu cevaba kızdı ve:
"Biliyoruz veya bilmiyoruz" deyin dedi. Bunun üzerine İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ):
"Bu hususta içimden bir şeyler geçiyor ey müminlerin emiri" dedi. Hz. Ömer (radıyallahu anh) ona:
"Ey kardeşimin oğlu söyle onu, kendini küçük görme" dedi. İbnu Abbas: "Bu, bir iş için misal olarak verilmiştir" deyince Hz. Ömer:
"Hangi iş için?" diye tekrar etti. İbnu Abbas da:
"Zengin bir kimsenin işi için, öyle ki bu zengin Allah'a da kulluk ve itaatini yerine getiriyordu. Sonra Allah ona şeytanı gönderdi. (Zengin onun iğvasına kapılarak günahlar işledi ve sonunda bütün (salih) amellerini batırdı."{587}
67. Hadis-i Şerif
وعن البراء رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. في قوله تعالى: ]وَلَا تَيَمَّمُوا الخَبِيثَ منْهُ تَُنْفِقُونَ نَزَلتْ فِينَا مَعْشَر الانْصَارِ. كُنَّا أصْحَابَ نَخْلٍ فَكَانَ الرَّجُلُ يَأتِى مِنْ نَخْلِهِ عَلَى قَدْرِ كَثْرَتِهِ وَقلَّتِهِ فَكانَ الرَّجُلُ يَأتِى بِالْقِنْو والْقِنْوِين فَيُعَلقُهُ في المسجدِ، وكَانَ أهلُ الصُّفَّةِ لَيْسَ لَهُمْ طَعامٌ فَكانَ أحَدُهُمْ إذَا جَاعَ أتَى القِنْوَ فَضَرَبَهُ بِعَصَاهُ فَسَقَطَ البُسْرُ والتَّمْرُ فَيأكُلُ، وَكَانَ ناسٌ مِمَّنْ لَا يَرْغَبُ في الْخَيْرِ يأتِى الرَّجُلُ بِالْقِنْو فيهِ الشِّيصُ وَالحَشَفُ وَبِالْقِنْوِ قَدِ انكَسَرَ فَيُعَلِّقُهُ. فأنزَلَ اللّهُ تعالى: يَا أيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمّا أخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الارْضِ وَلَا تَيَمَّمَوا الْخَبِيثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِآخِذِيهِ إلَّا أنْ تُغْمِضُوا فِيهِ وَاعْلَمُوا أنَّ اللّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ، قالَ: لَوْ أنَّ أحَدَكُمْ أهْدِىَ إلَيْهِ مِثْلُ مَا أعْطَى لَمْ يَأخُذْهُ إلَّا عَلَى إغْمَاضٍ وَحَيَاءٍ. قالَ: فَكُنَّا بَعْدَ ذلِكَ يَأتِى أحَدُنَا بِصَالِحِ ما عِنْدَهُ[. أخرجه الترمذى وصححه."الشيص" نوع ردئ من التمر كالحشف ونحوه، وقد يكون فيه نوى .
Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir