Kütübü Sitte - 3.Cilt — Sayfa 163
Bakara Sûresi
Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının 163. sayfası — Bakara Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
senetle geldiği belirtilen rivâyete göre: "Safâ tepesinde Isâf adında, Merve tepesinde de Nâile adında birer put vardı. Cahiliye halkı bu iki put arasında sa'y yapıyorlardı. İslâm gelince, putlar kırıldı. Müslümanlar, Safâ ve Merve arasında bu putlar sebebiyle cahiliye halkı sa'yediyordu diyerek o sa'yı terkederler. Bunun üzerine, yukarıdaki âyet inerek Safâ ve Merve'nin Allah'ın şeâirinden olduğunu ilân eder.
Bu putlarla ilgili mütemmim şu bilgi de verilir: "ehl-i kitâbın zu' munca bu iki put, aslında iki insandır, Ka'be'nin içinde zinada bulundukları için Allah onları ceza olarak taşa çevirmiştir. Bunlar ibret olsun diye Safa ve Merve tepelerine dikilmiştir. Aradan uzun zaman geçince, halk asıllarını unutarak, bunlara ta'zim ve tapınmaya başladılar.
Mesele üzerine gelen rivâyetlerin farklılıklarından hareket eden İbnu Hacer, Ensâr'ın iki grup olabileceği ihtimali üzerinde durur: Safa-Merve arasını cahiliye devrinde sa'yetmeye devam edenler ve terkedenler, İslâm gelince her iki takım da tevakkuf eder.
Cahiliye devri Araplarında câri olan hacc menâsikini, esâs itibarıyle İslâm'ı kabul etmiş olması hasebiyle Müslümanlar, cahiliye haccından ayrılması gerekli hususları sormuşlardır. Şu halde buradaki soru, Safa ile Merve arasındaki -ve en azından Ensâr'ın bir kısmı tarafından yapılmayan- tavaf üzerinedir.
İşte bu soru üzerine nazil olan âyet Safa ile Merve'yi Allah'ın şeâiri olarak ilan ediyor. Urve İbnu Zübeyr, âyetin zâhiri üslûbundan hacc ve umre sırasında bu iki tepenin tavaf edilmesinin ihtiyârî olduğu, dileyenin terkedebileceği mânasını çıkararak, görüşünü Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'ye arzediyor.
Hz. Aişe, meselenin iç yüzünü, âyetin iniş sebebini anlatarak, Urve'nin yanıldığını belirtiyor.
Fukâha Safâ ve Merve'nin tavafı hususunda bâzı ihtilâfta bulunmuştur. Cumhur denen çoğunluk "Bu rükundur, onsuz hacc tamam olmaz" demiştir. Ebu Hanife'den "Vâcibtir, terkedilirse kurban kesilmesi gerekir" dediği rivâyet edilmiştir. Süfyân-ı Sevrî: "Kasden değil unutarak terkedene kurban gerekir" demiştir. Atâ da bu görüştedir, ancak onun: "Sünnettir, terki hâlinde hiçbir şey gerekmez" dediği de rivâyet edilmiştir. Mevzu üzerine başkaca görüşler beyan edenler olmuşsa da bu sa'yin "farz" olduğunu söyleyen âlim çıkmamıştır.
Şu halde özetlemek gerekirse Safa-Merve arasındaki sa'yin hükmü hakkında üç esas görüşten bahsedilebilir:
1-Rükündür. İbnu Hacer, "bu, Cumhur'un görüşü" der.
2-Vâcib'tir. Bu Hanefîlerin görüşüdür.
3-Sünnet'tir, İbnu Abbâs, İbnu Sîrîn, Mücâhid ve bir kavlinde Ahmed İbnu Hanbel'in görüşüdür.{486}
18. Hadis-i Şerif
وعن مجاهد قال: سَمِعْتُ ابنَ عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما يقول: ]كَانَ في بنِى إسرائيل القصاصُ ولم تكن فيهم الديةُ فقال اللّهُ تعالى لهذِهِ الامة كُتِبَ عَلَيْكُمُ القِصَاصُ في الْقَتْلَى الحُرُّ بِالْحُرِّ والْعَبْدُ بالْعَبْدِ وَالانْثَى بِالانْثى فَمَنْ عُفِىَ لَهُ مِنْ أخِيهِ شَئٌ فَاتِّبَاعٌ بالمَعْرُوفِ وأدَاءٌ إلَيْهِ بِإحْسَانٍ. فَالْعَفْوُ: أنْ يَقْبَلَ الرَّجُلُ الدِّيةَ في الْعَمْدِ. واتِّبَاعٌ بالْمَعْرُوفِ وأدَاءٌ إلَيْهِ بِإحْسَانٍ أنْ يَطْلُبَ هذَا بالْمَعْرُوفِ وَيُؤَدِّىَ هذَا بإحْسَان، ذلِكَ تَخْفِيفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ" مِمَّا كتِبَ عَلَى مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ فَمَنِ اعْتَدَى بَعْدَ ذلِكَ قُتِلَ بعد قبولِ الديةِ[. أخرجه البخارى والنسائى .
18. (458)-Mücâhid, İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ)'tan rivâyet ettiğine göre şunu anlatmıştır: "Benî İsrail'de kısas vardı, fakat diyet yoktu. Cenâb-ı Hakk Muhammed ümmetine şöyle buyurdu: "Öldürülenler hususunda size kısas farz kılınmıştır. Hür hür ile, köle köle ile, kadın kadın ile kısas edilir. Öldüren, ölenin kardeşi tarafından affedilmişse, kendisine örfe uymak ve affedene güzellikle (diyet) ödemek gerekir"(Bakara: 2/178). Buradaki "afv"dan maksad, âmden öldürmelerde kişinin diyet almayı kabûl etmesidir. "Örfe uymak ve affedene güzellikle ödemek"e gelince, bundan maksad (mağdur tarafın) örfe uygun miktarda bir diyet istemesi, öbürünün de bunu güzellikle ödemesidir. Âyetin devamındaki: "Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir"ibâresi de, "sizden öncekilere farz kılınanlarda olmayan bir hafifletme"demektir, (çünkü onlara diyet imkânı tanınmamıştı). Âyetin son kısmı olan ∫"Bundan sonra
Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir