Kütübü Sitte - 3.Cilt — Sayfa 195

Nazar (Bakmak):

Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının 195. sayfası — Nazar (Bakmak): bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

eder. Samimi bir tevbe ile Cenâb-ı Hakk'ın affı ümid edilir. Zira o, Erhâmürrâhimin'dir, her çeşit günahı affedicidir.

Kefâret, daha ziyade istikbâle şâmil olarak bir şeyi "yapmak" veya "yapmamak" hususunda yapılan yeminlerle ilgilidir, yani söylendiği şekilde yapılamaması hâlinde kefaret gerekir.{552}

47. Hadis-i Şerif

وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما في قوله تعالى: ]وُبُعولتُهُنَّ أحَقُّ بِردِّهِنَّ قال: كَانَ الرَّجُلُ إذَا طَلّقَ امْرَأَتَهُ فَهُوَ بِرَجْعَتِها، وَإنْ طلّقها ثلاثاً، فنُسِخَ ذلكَ بقوله تعالى: الطَّلاقُ مَرَّتَانِ[. أخرجه أبو داود والنسائى.

47. (487)-İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ), "Kur'ân-ı Kerim'deki: "Kocaları, bekleme müddeti içinde barışmak isterlerse onları geri almaya (herkesten) çok lâyıktırlar..."(Bakara: 2/228) âyeti hakkında şunu söyledi: "Erkek hanımını üç talakla da boşasa hanımını geri alaya herkesten daha çok hak sâhibi idi. Ancak bu hüküm, Cenâb-ı Hakk'ın şu sözü ile neshedildi: "Boşanma iki defadır. Ya iyilikle tutma ya da iyilik yaparak bırakmadır..."(Bakara: 2/229).{553}

48. Hadis-i Şerif

وعن عروة بن الزبير قال: ]كانَ الرَّجُلُ إذَا طَلّقَ امْرَأَتهُ ثُمَّ ارْتَجَعَهَا قَبْلَ أنْ تَنْقَضى عِدَّتُهَا كَانَ ذلِكَ لَهُ، وإنْ طَلّقهَا ألْفَ مَرَّةٍ فَعَمَدَ رَجُلٌ إلى امْرَأتِهِ فَطَلّقَهَا حَتَّى إذَا شَارَفَتْ انْقِضَاءَ عِدَّتها ارْتَجَعَهَا ثُمَّ قَالَ: واللّهِ لَا آويكِ إليَّ وَلَا تَحِلِّينَ أبداً، فأنزَلَ اللّهُ تعالى: الطَّلاقُ مَرَّتانِ فإمْسَاكٌ بِمْرُوفٍ أوْ تَسْريحٌ بِإحْسانٍ؛ فاستَقْبَلَ النَّاسُ طَلَاقاً جَديداً مِنْ ذلِكَ الْيَوْمِ مَنْ كَانَ طَلّقَ أوْ لَمْ يُطَلّقُ[. أخرجه مالك والترمذى .

48. (488)-Urvetu'bnu'z-Zübeyr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Cahiliye devrinde kişi hanımını boşar, iddeti sona ermeden geri almak isterse, alma hakkına sahipti. Bu şekilde bin kere boşayıp geri dönebilirdi. (Bu hal bir adamın şu hâdisesine kadar devam etti.) Bir gün adam hanımını boşadı ve iddeti dolmak üzere iken hanımını geri aldı, sonra tekrar boşadı ve hanımına:

"Allah'a kasem olsun seni evime almıyorum ve ebediyen başkasına da helal olmayacaksın" dedi. Kadın: "Bu nasıl olur?" deyince, adam:

"Seni boşuyorum, iddetin dolmadan tekrar geri alacağım ve bu böylece devam edip gidecek" dedi. Kadın Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'ye gitti, durumu anlattı. Hz. Aişe cevap vermedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı bekledi. Gelince vak'ayı anlattı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da cevap vermedi (vahiy bekledi). Cenab-ı Hakk şu ayeti inzal buyurdu:

"Boşama iki defadır ya iyilikle tutma ya da iyilik yaparak bırakmadır"(Bakara: 2/229). O günden itibaren insanlar bu yeni talaka yöneldiler, boşayan da boşamayan da."{554}

AÇIKLAMA:

Ayette geçen "boşama iki defadır" tabiri şöyle anlaşılmıştır: "Talâk-ı ric'î, iki defadır, üçüncü talaktan sonra

Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir