Kütübü Sitte - 3.Cilt — Sayfa 224

Al-İ İmrân Suresiyle İlgili Tefsirler

Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının 224. sayfası — Al-İ İmrân Suresiyle İlgili Tefsirler bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zâlimleri doğru yola eriştirmez. İşte bunların cezası, Allah'ın, meleklerin, insanların hepsinin lânetine uğramalarıdır. Orada temellidirler; onlardan azâb hafifletilmez; oların azabı geciktirilmez. Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnâdır. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder">(Âl-i İmrân: 3/86-89). Ayeti ona gönderdi. O da Müslüman oldu."{616}

AÇIKLAMA:

Yukarıdaki hadis, iman kapısının herkese her zaman açık olduğunu gösteren güzel bir örnektir. İmandan küfre dönen bir kimsenin tekrar imana gelmesine hiçbir mâni yoktur. Hadis herhangi bir izaha ihtiyaç göstermeyecek kadar açıktır.

Bu vesile ile şunu söylemek istiyoruz: "Falancanın Müslüman olması için önce Hıristiyan olması, şu kadar yıl papazlık yapması lazım. Ondan sonra Müslüman olabilir" gibilerden sarfedilen sözler kulağımıza gelir. Bunların hiçbir dinî aslı yok. Rengi, ırkı, önceki inancı, mesleği, işlediği günahlar ne olursa olsun, kelime-i şehadeti hulus-u kalble ikrar eden herkes anında Müslüman olur. Müslüman olmak için, hiç kimseden, hiçbir makamdan, müftüden izin almaya, merasime, kayda kuyda ihtiyaç yoktur. Hâlen muhtedilere yapılan merasim ve tescil işlemi dünyevî muamelat içindir. Aslında bunlar dinî bir zaruret değildir.{617}

11. Hadis-i Şerif

وعن بهز بن حكيم عن أبيه عن جده رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. ]أنه سمع النبى ﷺ يَقُولُ في قولهِ تعالى: كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أخْرِجَتْ لِلنَّاسِ؛ قالَ أنْتُمْ تُتِمُّونَ سَبْعِينَ أمَّةٌ أنْتُمْ خَيْرُهَا وَأكْرَمُهَا عَلَى اللّهِ تعالى[. أخرجه الترمذى .

11. (522)-Behz İbnu Hakim babası ve ceddi tarikiyle anlattığına göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın "Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz"(Âl-i İmrân: 3/110) ayeti hakkında şunu söylediğini işitti: "Siz yetmiş ümmeti yetmişe tamamlayan sonuncu ümmetsiniz. Siz onların en hayırlısı ve Allah yanında en değerli olanısınız."{618}

AÇIKLAMA:

Ümmet kelimesi âyet ve hadislerde farklı manalarda kullanılmıştır:

1-Kendine has dine sâhib kişi demektir. "Hakikaten İbrahim (başlı başına) bir ümmetti, Allah'a itaatkârdı"(Nahl: 16/120) ayetinde bu manada kullanılmıştır. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) de bu manada: "Kuss İbnu Saide, kıyamet günü tek bir ümmet olarak diriltilecektir"buyurmuştur.

2-İnsan veya hayvandan her nesle de ümmet denmektedir. Bu manada hadiste: "Köpekler tesbih eden bir ümmet olmasalardı, hepsinin öldürülmesini emrederdim"buyurulmuştur.

3-Antlaşma yapmış, müttefik olmuş manasına da kullanılmıştır. Hadiste: "Benu Avf Yahudileri Mü'minlerden bir ümmettir"buyurulmuştur ki şöyle anlaşılmalıdır: "Mü'minlerle onların arasında yapılan sulh sebebiyle, onlar mü'minlerden bir cemaat hükmüne geçtiler, sözleri ve elleri bir oldu."

4-Ümmet kelimesi bazan bugünkü manada "millet" yerine de bu hadislerde kullanılmıştır: Nitekim Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), kendi devrindeki Arapları kastederek: "Biz ümmî bir milletiz, ne yazı ne de hesap biliriz"buyurmuştur.

Bazı müfessirler, ayette "en hayırlı" olduğu belirtilen ümmetten maksadın Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la Medine'ye hicret eden Muhâcirler olduğunu söylemişlerdir. Ancak, çoğunluk tarafından her mekan ve her asra şâmil olarak ümmet-i Muhammed'in tamamının kastedildiği ifade edilmiştir. Yani ümmet kelimesi, dilleri, renkleri, milliyetleri farklı bile olsa aynı inanca mensup insanların teşkil ettiği cemâati

Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir