Kütübü Sitte - 3.Cilt — Sayfa 261

Amr İbnu Ümmi Mektum

Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının 261. sayfası — Amr İbnu Ümmi Mektum bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

kısaltmanızda üzerinize bir vebal yoktur">(Nisâ: 4/101) diyerek (savaş ve korku halinde) kısaltmaya izin verdiği halde, seferde namaz neye dayanılarak kısaltılır?"

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) şu cevabı verdi:

"- Ey kardeşimoğlu! Bizler hep dalâlette iken Reshulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize geldi ve dinimizi öğretti. Bize öğrettikleri arasında namazı sefer sırasında iki rekat kılmak da var."{710}

AÇIKLAMA:

Abdullah İbnu Ömer'e, sefer namazının sarih olarak Kur'an-ı Kerîm'de bulunmadığı, bununla ilgili olarak Kur'an'dan gösterilen -ve önceki rivayette zikredilmiş olan- Nisa suresinin 101'inci âyetinin esas itibariyle savaşla ilgili olduğu hatırlatılıyor ve seferde kılınan namazın hangi şer'î delile dayanılarak kısaltıldığı soruluyor.

Yüce sahâbî Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anh), dinî edillenin Kur'ân-ı Kerim'e münhasır olmayıp Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın söylediği veya yaptığı şeylerin de dinî meselelerde yeterli delil olduğunu hakimâne bir şekilde ifade buyuruyor:

*Bize her şeyi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğretti.

*O'nun öğrettikleri arasında "namazın kısaltılarak iki rek'at kılınması" da var.

*Delil olarak O (aleyhissalâtu vesselâm)'nun sünneti yeterlidir, başka delile ne hacet!{711}

44. Hadis-i Şerif

﹛وعن قتادة بن النعمان رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]كانَ أهْلُ بَيْتٍ مِنَّا يُقَالُ لَهُمْ بَنُو أُبَيْرقٍ: بِشْرٌ وَبُشَيْرٌ وَمُبَشِّرٌ وَكَانَ بُشَيْرٌ رَجُلًا مُنَافِقاً يَقُولُ الشِّعْرَ يَهْجُو بِهِ أصْحَابَ رَسُول اللّه ﷺ ثُمَّ يُنْحِلُهُ بَعْضَ الْعَرَبِ يَقُولُ: قَالَ فُلَانٌ كَذَا، قَالَ فُلَانٌ كَذَا، وَكَانُوا أهْلَ بَيْتِ حَاجَةٍ وَفَاقَةٍ الْجَاهِلِيَّةِ وَالإسْلامِ، وَكانَ النَّاسُ إنَّمَا طَعاَمُهُمْ بِالْمَدِينةِ التَّمْرُ وَالشَّعِيرُ، فَكانَ الرَّجُلُ إذَا كَانَ لَهُ يَسَارٌ فَقَدِمَتْ ضَافِطَة مِنَ الدُّرْمُكِ ابْتَاعَ الرَّجُلُ مِنْهَا فَخَصَّ بِهَا نَفْسَهُ، وَأمَّا الْعِيَالُ فإنَّمَا طَعَامُهُمُ التَّمْرُ وَالشَّعِيرُ. فَقَدِمَتْ ضَافِطَةٌ مِنَ الشَّامِ فابْتَاعَ عَمِّى رِفاعَةُ بنُ زَيْدٍ حِمْلًا مِنْ الدُّرْمُكِ فَجَعَلَهُ في مَشْرُبَةٍ لَهُ، وَفي الْمَشْرُبَةِ سِلَاحٌ دِرْعٌ وَسَيْفٌ، فَعُدِىَ عَلَيْهِ مِنَ اللّيْلِ فَنُقِبَتِ الْمَشْرُبَةُ وَأُخِذَ الطَّعَامُ وَالسِّلَاحُ، فَلَمَّا أصْبَحَ أتَانِى عَمِّى رِفَاعَةُ. فَقَالَ يَاابْنَ أخِى إنَّهُ قَدْ عُدِىَ عَلَيْنَا في لَيْلَتِنَا فَنُقِبَتْ مَشْرُبَتُنَا وَذُهِبَ بِطَعَامِنَا وَسِلَاحِنَا. قَالَ فَتَجَسَّسْنَا في الدَّارِ، وَسَألْنَا. فَقِيلَ لَنَا: لَقَدْ رَأيْنَا بَنِى أُبَيْرِقٍ اسْتَوْقَدُوا في هذِهِ اللَّيْلَةِ، وَلَا نَرَى فِيمَا نَرَى إلَّا عَلَى بَعْضِ طَعَامِكُمْ، وَكَانَ بَنُو أبَيْرِقٍ قَالُوا، وَنَحْنُ نَسْألُ في الدَّارِ: وَاللّهِ مَا نَرَى صَاحِبَكُمْ إلَّا لَبيدَ ابْنَ سَهْلٍ رَجُلًا مِنَّا لَهُ صَلَاحٌ وإسْلَامٌ، فَلَمَّا سَمِعَ لَبيدٌ اخْتَرَطَ سَيْفَهُ وَقَالَ: أنَا أسرِقُ؟ وَاللّهِ لَيُخَالِطَنَّكُمْ هَذَا السَّيْفُ أوْ لتُبَيِّنُنَّ هذِهِ السَّرِقَةَ. فَقَالُوا: إلَيْكَ عَنَّا أيُّهَا الرَّجُلُ فَمَا أنتَ بِصَاحِبِهَا، فَسَألْنَا في الدَّارِ حَتَّى لَمْ نَشُكَّ أنَّهُمْ أصْحَابُهَا. فَقَالَ لِى عَمِّى يَا ابْنَ أخِى. لَوْ أتَيْتَ رسولَ اللّهِ ﷺ فَذَكَرْتَ ذلِكَ لَهُ. فَأتَيْتَهُ فَقُلْتُ: إنَّ أهْلَ بَيْتٍ مِنَّا أهْلُ جَفَاءٍ عَمَدُوا إلى عَمِّى رَفَاعَةَ فَنَقَبُوا مَشْربَتَهُ وَأخَذُوا سِلَاحَهُ وَطَعَامَهُ فَلْيَرُدُّوا عَلَيْنَا سِلَاحَنَا؛ فَأمَّا الطَّعَامُ فَلَا حَاجَةَ لَنَا فِيِه. فَقَالَ رَسول اللّهِ ﷺ: سَآمُرُ في ذَلِكَ. فَلما سَمِعَ بَنُو أبَيْرِقٍ أتَوْا رَجُلًا منِْهُمْ يُقَالُ لَهُ أسِيرُ

Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir