Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 115

Hz. Zeyneb’in Hayatından Bazı Safhalar

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 115. sayfası — Hz. Zeyneb’in Hayatından Bazı Safhalar bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

çekildiği meşrübe, onun deri işleme atölyesi durumunda idi. İlâ ile alâkalı Hz. Ömer'in tasvirlerinde, işlenmek üzere duvara asılan derilerin sayısı, saldıkları koku, deri işlemede kullanılan selem ağacı meyvesi vs. mevzubahis edilmektedir.

9. Hadis-i Şerif

وعن عروة عن عائشة رَضِىَ اللّهُ عَنْها قالت: ]كَانَتْ خَوْلَةُ بِنْتُ حَكِيمٍ مِنَ اللَّاتِى وَهَبْنَ أنْفُسَهُنَّ لِلنَّبيِّ ﷺ. فقَالَتْ عَائِشَةُ رَضِىَ اللّهُ عَنْها: أمَا تَستحى الْمَرْأةُ أنْ تَهَبَ نَفْسَهَا لِرَجُلٍ؟ فَلَمَّا نَزَلتْ: تُرْجِى مَنْ تَشَاءُ مِنْهُنَّ وَتُؤوِى إلَيْكَ مَنْ تَشَاءُ. قُلْتُ يَا رَسُول اللّه: مَا أرَى رَبّكَ إلَّا يُسَارِعُ في هَوَاكَ[. أخرجه الخمسة إِلَا الترمذى . 9.

(748)-Hz. Urve, Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'den naklediyor: Hz. Aişe byurmuştur ki: "Havle Bintu Hakim (radıyallahu anhâ), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a kendisi gelip evlenme teklif edenlerdendir." Aişe (radıyallahu anhâ) devamla dedi ki: "Ben (kıskançlığın sevkiyle): "Kadın kısmı bir erkeğe evlenme teklifi yapmaktan sıkılmaz mı?" (diyerek bu şekilde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e teklifte bulunanları kınardım). Ne zaman ki: "Onlardan kimi dilersen (nevbetinden) geri bırakır, kimi de dilersen yanına alabilirsin. (Nevbetinden) geri bıraktıklarından kimi istersen (nezdine almak)da da sana güçlük yoktur..." (Ahzab, 51) meâlindeki âyet nazil oldu, (kendimi tutamayarak): "Ey Allah'ın Resulü, görüyorum ki, Rabbin seni memnun kılmada gecikmiyor" dedim. [Buharî, Tefsir, Ahzab 7, Nikâh 29; Müslim, Rıdâ' 49, (1464); Ebu Davud, Nikâh 39, (2136); Nesâî, Nikâh 1, (6, 54).]{189}

AÇIKLAMA:

1- Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) Buhârî'nin bir başka rivayetinde daha açık konuşur: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e zaman zaman gelip nefsini hibe eden kadınlara karşı kıskançlık hissediyor ve "Bir kadın nefsini hibe eder mi?" diyordum" der.Rivayetin aslında nefsini hibe ederdi denmektedir. Ancak biz burada kastedilen manada tercüme ettik: "...evlenme teklifi yapardı..." şeklinde, çünkü hibe kelimesiyle ifade edilen budur. Ancak, fıkıh nokta-i nazarından ulema: "mehir taleb etmeden" şeklinde anlamıştır. Yani "nikâhın tamamlanması için gerekli olan "mehir"i taleb etmeden, bu hakkını hibe ederek evlenme talebinde bulundu" manasında, mamafih وهبت نفسها (nefsini hibe etti) tâbirini bu manada anlayanları teyid eden bir ziyadeyi havi rivayet de mevcuttur. Muhammed İbnu Bişr tarikinde: اَنْ تهب نفسها بغير صداق "Kadın, mehir almaksızın nefsini hibe etmekten sıkılmaz mı? derdim."

Alimler, hadisi bu nokta-i nazardan değerlendirip; mehir olmadan nikâhın câiz olup olmayacağını münâkaşa etmişlerdir. Cumhur, mehirsiz nikâhın bâtıl olacağına hükmeder. Hanefiler ve Evzâî caiz görür. Ancak, bunlar da "mehr-i misil" (o kadının emsâli ne miktar mehir alıyorsa buna denk olan mehir) vacib olur" derler. Evzâî şu açıklamayı da ayrıca yapmıştır: "Nikâhı hibe lâfzı ile yaparken "mehirsiz olarak" diye şart da koyacak olurlarsa bu nikâh sahih olmaz."

Cumhurun hücceti, Peygamberimize helal olan kadınları sayan Ahzab suresinin 50'nci ayetinde geçen şu ibâredir: خالصةً لك من دون المؤمنين yani: "... ve Peygamber nikâhlanmayı dilediği takdirde -mü'minlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere- kendisini mehrini Peygamber'e hibe eden mü'min kadını almanı helâl kılmışızdır." Şu hâlde Cumhur bu "mü'minlerden ayrı sırf sana mahsus olmak üzere" şeklindeki istisna cümlesinden hareketle "hibe" ile olan nikâhın hasâis'ten biri olarak Peygamber'e mahsus olduğu hükmüne varmış, diğer mü'minlere böylesi bir nikâhın haram olduğunu söylemiştir.

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir