Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 127
Yâsîn Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 127. sayfası — Yâsîn Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
2. Hadis-i Şerif
وعن أبى سعيد رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]كَانَتْ بَنُوا سَلَمةَ في ناحيَةِ الْمَدِينَةِ فَأرَادُوا النُّقْلَةَ إلى قُرْبِ الْمَسْجِدِ فَنَزَلتْ هذِهِ الآيةُ: إنَّا نَحْنُ نُحْيىِ الْمَوْتَى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَآثَارَهُمْ. فَقَالَ رسولُ اللّه ﷺ: إنَّ آثَارَكُمْ تُكْتَبُ. فَلَمْ يَنْتَقِلُوا[. أخرجه الترمذى .
2. (759)-Ebu Saîdi'l-Hudri (radıyallahu anh) anlatıyor: Benî Seleme Medine'nin uzakça bir kenarında meskûn idi. Mescid-i Nebevi'nin yakınlarına taşınmak istediler. Bunun üzerine şu meâldeki âyet indi: "Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan biziz. Herşeyi apaçık bir kitapta saymışızdır" (Yâ-Sîn, 11). Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Ayak izleriniz (sevap olarak) yazılıyor" dedi. Yerlerinde kaldılar." [Tirmizî, Tefsir, Yâ-Sin, (3224).]{209}
AÇIKLAMA:
Benî Seleme, Ensâr'dan bir gruptur. Buhârî'de gelen bir rivayete göre, yurtları mescide uzak olduğu için gelip gitmede bazı zorluklarla karşılaşırlar. Bundan kurtulmak için eski yurtlarını bırakarak yakın bir yere yerleşmeyi düşünürler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine'nin (bazı yerlerinin) ıssız bırakılmasını hoş görmeyerek: "Attığınız adımların sevabını düşünmüyor musunuz?" der ve mâni olur.
Hayır yolunda atılan her adımın sevap vesilesi olduğu, yukarıdaki âyette ifade edilmiştir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona dayanarak Benî Seleme'ye kesin ifadede bulunmuştur. Gerçi ayette geçen âsâr kelimesi -ki dilimize de aynen girmiştir- iki mânâya gelir:
1- Ayak izi,
2- Geride bırakılan eserler. Öyle ise camiye veya hayra gideken atılan her adım, âyetin beşâretine dahil olduğu gibi, ölen insanın bıraktığı her bir faydalı, istifade edilen eser de dâhil olmaktadır.
Şurası muhakkak ki âyet-i kerime hayırlı eser diye kayıtlamamıştır. Binaenaleyh bırakılan eser şer ise onun da günahı ölümden sonra gelecek, devam edecek demektir.{210}
3. Hadis-i Şerif
وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]كانَ بِمَدِينَةِ أنْطَاكِيَّةَ فِرْعَوْنٌ مِنَ الْفَرَاعِنَةِ فَبَعَثَ اللّهُ تعالى إلَيْهِمُ الْمُرْسَلِينَ، وَهُمْ ثَلَاثَةٌ قَدَّمَ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَقَوَّاهُمْ بِثَالثٍ فَلَمَّا دَعَتْهُ الرُّسُلُ وَصَدَعَتْ بِالَّذِى أُمِرَتْ بِهِ وَعَابَتْ دِينَهُ. قَالَ لَهُمْ: إنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ؛ قَالُوا طَائِرُكُمْ مَعَكُمْ: أىْ مَصَائِبُكُمْ[ .
3. (760)-İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Antakya şehrinde firavunlardan bir firavun vardı. Allahu Teâla Hazretleri ora halkına elçiler gönderdi. Bunlar üç kişiydiler. İkisi önce geldi, bunları yalanladılar. Allah bunları bir üçüncüyle takviye etti. Elçiler, onları hakka çağırıp, emredilen şeyleri
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir