Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 138

Hâ-Mîm el-Mü’min Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 138. sayfası — Hâ-Mîm el-Mü’min Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

5. (772)-İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allahu Zülcelâl Hazretleri, semâvatı kıyamet günü dürer, sonra onları sağ eliyle alır, sonra der ki: "Ben Melik'im cebbârlar nerede? Büyüklük taslayanlar (mütekebbirler) nerede?". Sonra sol eliyle arzı dürer, sonra: "Ben Melik'im, cebbârlar, mütekebbirler nerede? der." [Buharî, Tevhid 19; Müslim, Sıfatu'l-Münafikun 24, (2788); Ebu Dâvud, Sünne 21, (4736).]{235}

AÇIKLAMA:

Bu çeşit âyet ve hadislerde geçen iki el tâbiri üzerinde Müslümanlar arasında münakaşalar yapılmıştır. Çünkü Allah Kur'ân'da, لَيسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ (Şura, 11) "O'nun hiçbir benzeri yoktur" diye târif edilmiştir. İki el izâfe etmek, başka organların izâfesini de zihne getirir ve neticede Allah mahlûkata, insana benzetilir. Nitekim Müşebbihe denen böyle bir tâife ortaya çıkmıştır. Bazıları da (Mu'tezile gibi), teşbihten kaçmak için Allah'a sıfat izafesini reddederler, bunlara Muattıla denmiştir.

Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'in müteahhir kısmı bu çeşit sıfatların te'vil edilmesini esas almıştır. Bunlar iki el tâbirini kudret mânasına te'vil ederler. Çünkü insanlar, kudrete müteallik icraatı elleriyle yaparlar. Eller kudreti temsil eder. Göremediğimiz ve görmemiz mümkün olmayan ilahî hakikatları anlayacağımız şekilde anlatmak için Cenab-ı Hakk bu yolu tercih etmiştir. Nevevî'nin Müslim Şerhi'nde kaydettiği üzere, sağ ve sol el tabirleri misali tamamlamak için zikredilmişlerdir. Çünkü biz kıymetli gördüğümüz şeyleri sağ elle, diğerlerini sol elle tutarız. Bir de bize göre sağ el daha güçlüdür. Göklerin yerden daha büyük olması sebebiyle onları sağ ele, göklerden küçük olan yerleri de sol ele izafe ederek istiareyi zihnimize daha açık, daha anlaşılır surette ifade etmiştir. Hakikatte ise, bir şeyin Allah'a daha ağır, bir diğer şeyin daha hafif geldiği söylenemez. Onun kudreti karşısında her şey birdir. Bu, sırf bizim anlayışımıza uygun ifadeye yer vermek için başvurulan bir beyân tarzıdır. Kadı İyaz, rivayatte geçen dürmek, kabzetmek, almak gibi tabirlerin "toplamak" manasına geldiğine dikkat çeker.

Yine Kadı İyaz der ki: "Bu çeşit rivayetlerde geçen "iki el" gibi müşkil kelimelerden kastedilen gerçek manayı Allah bilir. Biz Allah Teâla'ya ve sıfatlarına iman eder, O'na hiçbir şeyi benzetmez, O'nu da hiçbir şeye benzetmeyiz. O'nun misli, benzeri yoktur. Hakkıyla işiten gören O'dur. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) her ne söylediyse haktır, doğrudur. Anladığımız bir şey varsa Allah'ın lütfu keremiyle anlamışızdır. Anlayamadıklarımıza iman eder, ilmini Allah Teâla'ya havâle ederiz." {236}

HÂ-MÎM el-MÜ'MİN SÛRESİ

1. Hadis-i Şerif

عن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسول اللّه ﷺ: مَنْ قَرَأ حٰمٓۜ الْمُؤْمِنَ إلى قولهِ: إلَيْهِ الْمصِيرُ، وَآيةَ الْكُرْسِيِّ حِينَ يُمْسِى حُفِظ بِهِمَا حَتَّى يُصْبِحَ، وَمَنْ قَرَأهُمَا حِينَ يُصْبِحَ حُفِظَ بِهِمَا حَتَّى يُمْسِى[. أخرجه الترمذى . 1.

(773)-Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Her kim akşam olunca Hâmim el-Mü'min sûresini baştan, اليه المصير âyetine kadar ve âyete'l-Kürsî'yi okuyacak olursa bu iki Kur'ân kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı şeyleri sabahleyin okursa onlar sâyesinde akşama kadar muhafaza edilirler." [Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 2, (2882).]

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir