Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 137
Zümer Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 137. sayfası — Zümer Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
4. Hadis-i Şerif
وعن ابن مسعود رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]جَاءَ جِبْرِيلُ إلى النَّبيِّ ﷺ فقَالَ يَا مُحَمّدُ أنَّ اللّهَ يَضَعُ السَّمَاءَ عَلَى أصْبُعٍ، وَالارَضينَ علَى أصْبُعٍ، وَالْجِبَالَ عَلَى أصْبُعٍ وَالشَّجَرَ وَالانْهَارَ عَلَى أصْبُعٍ، وَسَائِرَ الْخَلْقِ عَلَى أصْبُعٍ؛ ثُمَّ يَقُولُ: أنَا الْمَلِكُ، فَضَحِكَ رسولُ اللّهِ ﷺ وَقَالَ: وَمَا قَدَرُوا اللّهَ حَقَّ قَدْرِهِ[. أخرجه الشيخان والترمذى .
4. (771)-İbnu Mes'ûd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Cebrâil (aleyhi'sselam) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek:
"- Ey Muhammed, Allah semayı bir parmak üzerine, arzları bir parmak üzerine, dağları bir parmak üzerine, nehirleri bir parmak üzerine, diğer mahlukatı bir parmak üzerine koydu, sonra şöyle buyurdu: "Ben (kâinat mülkünün) Melîkiyim."
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) güldü ve: "Allah'ı hak (ve lâyık) olduğu vech ile takdir etmediler. Halbuki kıyamet günü arz toptan ancak O'nun bir kabzasıdır. Gökler de onun sağ eliyle (toplanıp) dürülmüşlerdir..." (Zümer, 67) meâlindeki âyeti okudu." [Buhârî, Tefsir, Zümer 2, Tevhid 19, 26, 36; Müslim, Sıfatü'l-Kıyâmet 19, (2786); Tirmizî, Tefsir, Zümer (3236).]{233}
AÇIKLAMA:
Yukarıdaki rivayette, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelen zâtın Cebrâil olduğu geçmektedir. Herhalde bu bir dizgi hatası olmalıdır. Rivayetin Tirmizî'deki aslı gelenin "bir Yahudi" olduğunu belirtir. Buharî ve Müslim'de ise bu bir "habr" yani Yahudi alimidir. Esasen rivayetin muhtevası da bunun bir İsrâiliyyât olduğunu belirtmekedir. Hatta bazı kelamcılar Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın (gülme, ayet okuma gibi) davranışlarını, Yahudiyi tasdik değil, reddetme mânasında bulmuşlar ve burada, Yahudi itikadına uygun şekilde Cenab-ı Hakk'a cisim izafe etme (tecsim) olduğunu söylemişlerdir. Ancak, Nevevî, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın gülmesini tasdik gülüşü olarak değerlendirmiş ve delil olarak, âyet okumuş olmasını zikretmiştir. Esasen Müslim'in rivayetinde bizzat hadisin metninde: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), habr'ın söylediğine taaccüp ederek güldü ve onu tasdiken şu âyeti okudu: ..." der. Nevevî bu ziyadenin ravi tarafından yapılan bir ziyade (derc) olduğunu söyler. Bu raviden maksad İbnu Mes'ud mudur bunu belirtmez. İbnu Hacer bu çeşit şeylerde tenzih inancını esas tutmakla birlikte te'vilden kaçınmanın evlâ olduğunu söyler. Ancak, elle, parmak gibi kelimelerle Allah'ın kudreti, tasarrufu kastedildiği şeklinde te'villere yer verilir. Hadisin bazı vechinde "esâbiu'r-Rahman" (Rahmân'ın parmakları) tâbirinin yer almasından hareket eden İbnu Fûrek, bunun "kudret veya melek"e delâlet ettiğini söylemiştir.{234}
5. Hadis-i Şerif
وعن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما: ]قال رسولُ اللّه ﷺ: يَطْوِى اللّهُ عَزَّ وَجَلَّ السَّمَاواَتِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ثُمَّ يَأخُذُهُنَّ بِيَدِهِ الْيُمْنَى. ثُمَّ يَقُولُ: أنَا الْمَلِكُ. أيْنَ الجَبَّارُونَ؟ أيْنَ الْمُتَكبِّرُونَ؟ ثُمَّ يَطْوِى الارْضَ بِشِمَالِهِ؟ ثُمَّ يَقُولُ: أنَا الْمَلِكُ. أيْنَ الجَبَّارُونَ؟ أيْنَ الْمُتَكَبِّرُونَ؟[. أخرجه الشيخان وأبو داود، وهذا لفظ مسلم .
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir