Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 147

Ha-Mim-Duhan Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 147. sayfası — Ha-Mim-Duhan Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

dübüründen çıkar" buyurur.

İbnu Hacer Duhan'ı kıyamet alametleri arasında zikreden muhtelif rivayetlerin -zayıf da olsa- mevcudiyetine bakarak bunun sahih bir aslı vardır diyerek, İbnu Mes'ud'a muhalefetin ciddiyetine ima eder.

Duman görülmesi meselesini, şârihler açlık ve susuzluğun fazlalığı sebebiyle görülebilecek bir hayal olduğu, bunun bir ucunun gökte olacak şekilde görülmüş olabileceği ihtimali üzerinde durarak, rivayetlerde gelen "yerden çıktı", "kendisi ile gök arasında idi" gibi farklılıkları te'lif ederler.

İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'un: "Birinizin bilmediği bir şey için, "Allah bilir" demesi en büyük ilimdir." sözü, Buharî'nin bir rivayetinde: "Kişinin bilmediğine "bilmiyorum"demesi ilimdendir" şeklinde gelmiştir. Bu da zamanla, لَا اَدْرِى نِصْفُ الْعِلْمِ "Bilmiyorum ilmin yarısıdır" şeklinde vecizeleşecektir.{254}

4. Hadis-i Şerif

وعن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسول اللّه ﷺ: مَا منْ مُؤْمِنٍ إلَّا وَلَهُ بَابَانِ: بَابٌ يَصْعَدُ مِنْهُ عَمَلُهُ، وَبَابٌ يَنْزلُ مِنْهُ رِزْقُهُ. فإذَا مَاتَ بَكَيَا عَلَيْهِ، فذَلِكَ قولُهُ تعالى: فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّماءُ وَالارْضُ الآية[. أخرجه الترمذى .

4. (783)-Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir mü'min için mutlaka (semadan) iki kapı vardır:

Birinden ameli yükselir, diğerinden de rızkı iner. Bu mü'min ölünce, her iki kapı da ağlarlar. Şu âyet bu duruma işaret eder: "Ne gök ne yer onların üzerine ağlamadı..." (Duhân 29). [Tirmizî, Tefsir, Duhân, (3252).]{255}

AÇIKLAMA:

Mü'mine has olan sema kapısından biri, hayırlı amellerinin dünyada kaydedilmesinden sonra, semadaki kayıt yerine gitmesine mahsustur. Amel kelimesinin salih diye kayıtlanmamış olmasından, mü'minin bütün amellerinin sâlih olduğuna bir iş'âr, bir işâret anlaşılmıştır. İkinci kapıdan da hissî ve manevî rızkının yeryüzündeki müstekarına (muhafazaya, bekleme erine) indiği belirtilir.

Bu kapılar, mü'minin ölümüyle ağlıyorlar, çünkü kişinin onlar vasıtasıyla mazhar olduğu hayrı kesilmiş olmaktadır. Bu ifade Ehl-i Sünnet inancına muvafıktır. Çünkü, Begavî'nin kaydettiği üzere: Bütün eşya Cenab-ı Hakk'ı bilmekte, O'na tesbihte bulunmakta ve haşyet duymaktadır. Bunu ifade eden âyetler vardır: "O'nu yedi kat sema ve arz ve bunlarda bulunan her şey tesbih eder, hiçbir şey bu tesbihten hariç değildir. Ancak siz onların tesbihini anlayamazsınız." (İsra, 44) gibi...

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın delil olarak zikrettiği ayet görünüşte kâfirlerle ilgili, yani kâfirlerin ölümüne "arz ve sema ağlamaz" buyurulur. Ancak, muhalif manası düşünülürse, "arz ve semanın mü'mine ağladığı" manası tabii olarak ortaya çıkar. "Buraya çocuklar giremez" cümlesi, "Buraya sadece büyükler girer" cümlesini de ihtiva eder.

Bu ayetle ilgili olarak merhum Bediüzzaman şu açıklamayı yapar:

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir