Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 148
Ahkâf Suresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 148. sayfası — Ahkâf Suresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
"Mefhum-u sarihiyle ferman ediyor ki: "Ehl-i dalâlenin ölmesiyle insan ile alâkadar olan semavat ve arz, onların cenazeleri üstünde ağlamıyorlar, yani: Onların ölmesiyle memnun oluyorlar. "Ve mefhum-u işarisiyle ifade ediyor ki: "Ehl-i hidâyetin ölmesiyle semavat ve arz, onların cenazeleri üstünde ağlıyorlar, firaklarını istemiyorlar." Çünkü: Ehl-i iman ile bütün kâinat alâkadardır, ondan memnundur. Zira iman ile Hâlık-ı kâinatı bildikleri için, kâinatın kıymetini takdir edip, hürmet ve muhabbet ederler. Ehl-i dalâlet gibi tahkir ve zımnî adâvet etmezler.
Ey insan, düşün! Sen alâ külli hal öleceksin. Eğer nefis ve şeytana tâbi isen, senin komşuların, belki akrabaların, senin şerrinden kurtulmak için mesrûr olacaklar. Eğer euzu billahi mineşşeytanirracim deyip Kur'ân'a ve Habib-i Rahmân'a tabi isen o vakit semâvat ve arz ve mevcudat, herkesin derecesine nisbeten, senin derecene göre senin firakından müteessir olup mânen ağlarlar. Ulvi bir mâtem ile ve haşmetli bir teşyi ile, kabir kapınızla girdiğin bekâ âleminde senin derecene nisbeten senin için bir hüsn-i istikbal var olduğuna işâret ederler."{256}
5. Hadis-i Şerif
وعن أبى سعيد رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. في قوله تعالى: ]كالْمُهْلِ. قال: قال رسول اللّه ﷺ: كَعَكَرِ الزّيتِ إذَا قَرَّبَهُ إلى وَجْهِهِ سَقَطَتْ فَرْوَةُ وَجْهِهِ فِيهِ[. أخرجه الترمذى."عَكَرُ الزّيتِ" بالتحريك: دُبْسُه، وَدَرَنُه الذى يرسُب في أسفله. "وفروة الوجه" جلدته .
5. (784)-Ebu Sa'id (radıyallahu anh), "Doğrusu günahkârların yiyeceği zakkum ağacıdır. Karınlarında, suyun kaynaması gibi kaynayan erimiş mâden gibidir" (Duhan, 43-46) âyetinde geçen mühl (erimiş maden) tâbiri hakkında şu açıklamayı yaptı: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Bu (mühl) sıvı yağın dibine çöken tortu gibidir, adamın yüzüne yaklaştırılınca, yüzünün derisi derhal içine düşer." [Tirmizî, Sıfatu Cehennem 4, (2584-2587), Tefsir, Sâil (Meâric) 3319).]{257}
AHKÂF SURESİ
1. Hadis-i Şerif
عن يوسف بن ماهك قال: ]كانَ مَرْوَانُ عَلَى الحِجَازِ اسْتَعْمَلَهُ مُعَاوِيَةُ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. فَخَطَبَ فَجَعَلَ يَذْكُرُ يَزيد بنَ مُعَاوِيةَ لِكَىْ يُبَايِعَ لَهُ بَعْدَ أبِيهِ. فقَالَ لَهُ عَبدُ الرَّحْمنِ بنُ أبِى بَكْرِ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما شَيْئاً. فقَالَ خُذُوهُ: فَدَخَلَ بَيتَ عَائِشَةَ رَضِىَ اللّهُ عَنْها فَلَمْ يَقْدِرُوا عَلَيْهِ. فقَالَ مَرْوَانُ: إنَّ هَذَا الَّذِى أنْزَلَ اللّهُ فِيهِ: وَالَّذِى قَالَ لِوَالِدَيْهِ أُُفٍّ لَكُمَا أتَعِدَانِنى. فقَالَتْ عَائِشَةُ رَضِىَ اللّهُ عَنْها مِنْ وَرَاءِ الحِجَابِ: مَا أنزلَ اللّهُ فِينَا شَيْئاً مِنَ الْقُرآنِ إلَّا مَا أنزَلَ في سُورَةِ النُّورِ مِنْ بَرَاءَتِى )1([. أخرجه البخارى .
1. (785)-Yusuf İbnû Mâhik (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Muaviye (radıyallahu anh) Mervan'ı Hicaz'a vâli tayin etmişti. Bu valiliği sırasında hutbe okudu ve hutbede Yezid İbnu Muâviye'nin ismini zikretmeye başladı. Maksadı, babası (Hz. Muâviye)den sonra ona biat etmekti. Abdurrahman İbnu Ebi Bekr, ona birşeyler söyledi. (Bu söze kızan) Mervân: "Yakalayın şunu!" emretti. (Abdurrahman hemen kaçıp) Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'nin odasına girdi. Böylece onu yakalayamadılar.
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir