Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 155

Hucurat Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 155. sayfası — Hucurat Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

1. (790)-Abdullah İbnu'z-Zübeyr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Benî Temim kabilesinden binekli bir grup Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yanına geldiler. Hz. Ebu Bekir: "Ka'kâ' İbnu Ma'bed (radıyallahu anhümâ)'i bunlara emir tayin etmesini, Hz. Ömer (radıyallahu anh) de Akra İbnu'l-Hâbis'i emir tayin etmesini Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e söylediler. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer'e çıkıştı ve: "Sen bana muhalefet etmek istiyorsun!" dedi. Hz. Ömer (radıyallahu anh):

"Asla sana muhalefet etmeyi düşünmedim!" dedi. Aralarında ithamlaşma oldu ve sesleri yükseldi. Bunun üzerine şu âyet nazil oldu. (Meâlen):

"Ey iman edenler, Allah'ın ve Resulü'nün huzurunda (sözde ve işte) öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Çünkü Allah hakkıyla işiten, (her şeyi) bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi Peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Ona, sözle birbirinize bağırdığınız gibi bağırmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz hoşa gidiverir" (Hucurat, 1-2). [Buharî, Tefsir, Hucurat 1, 2, Meğazî 67, İ'tisam 5; Tirmizî, Tefsir Hucurat (3262); Nesâî, Kazâ' 6, (8, 226).]{268}

AÇIKLAMA:

Meâlde "öne geçmek" diye tercüme ettiğimiz kelimenin âyetteki aslı takdimdir. Takdim "öne geçirmek" demektir. Dikkat edilirse âyette öne geçirilen şey, yani mef'ul zikredilmeyerek mutlak bırakılmıştır. Böyle olunca fiil lâzım mânasında fiilin kendisi kastedilmiş olur ve Allah ve Resûlü'nün önüne takdim manasını taşıyan fiili asla yapmayın demek olur. Mef'ul'un zikredilmemiş olması bir de tâmim manası kazandırır. Yani hiçbir şeyi, hiçbir emri, ne kendinizi ne başkasını Allah ve Resûlüne asla takdim etmeyin demek olur. Bu manayı kavramada bir başka âyetin meâlini hatırlamamız gerekir: "Allah ve Resûlü bir işe hükmettiği zaman, gerek mü'min olan bir erkek, gerek mü'min olan bir kadın için (ona aykırı olacak) işlerde kendilerine muhayyerlik yoktur. Kim Allah ve Resûlüne isyan ederse muhakkak ki o, apaçık bir sapıklıkla yolunu sapıtmıştır" (Ahzâb, 36).

Öyle ise, Allah ve Resûlünü tenkit veya onların beyânına uymayan tarzdaki her davranış, her fikir, her yorum, her ileri sürülen şey, sadedinde olduğumuz âyetteki yasağı ihlâl, Rabb Teâla'nın ifadesi ile "Allah ve Resûlü'nün önüne geçmek" olur.

Böyle bir davranışın neticesi, bir mü'min için, kabullenebilmesi mümkün olmayan bir hüsrandır: "Amellerin boşa gitmesi..."

Âyette bu netice "farkında olmadan" kaydıyla bildiriliyor. Yani Allah ve Resûlü'nün önüne geçildiği takdirde farkında olmadan amelleri boşa gidebilecektir. Buradaki inceliğe müfessirler bilhassa dikkat çekerler. Zira insan vardır, bilerek bid'atlara, dinin evamirine karşı lâubaliliğe girer. Bunun hayırlı amelleri bilerek gidiyor demektir, yâni bir kimse alenî küfre düşmüş olmaktadır. Ama bâzıları vardır, cehâleti, lâubaliliği ve dinî meselelere gereken hassasiyeti göstermemesi sebebiyle söz ve davranışlarının nereye varacağını hesab etmediği için, yaptığını dindarlık bile zannederek hatalara düşer ve ameli, "farkında olmaksızın" heba olur gider.

Şu halde ayet-i kerime, mü'minleri dinî meselelerde dikkate, teyakkuza, hassasiyete, ilme, araştırmaya sevketmiş olmaktadır.

Bu sebeple selef dediğimiz nesl-i emced her meselede önce âyet ve hadis ne diyor onu aramışlar, burada bir sarâhat ve hatta işâret bulmuşlarsa onun dışına çıkmamışlardır.

Ayetin nüzûlü için muhtelif hâdiseler sebep gösterilmiştir. Sadedinde olduğumuz rivayet, huzur-u risaletpenâhide Hz. Ömer'le Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)'in bir münâkaşası sözkonusudur. Rivayete

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir