Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 174

Necm Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 174. sayfası — Necm Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

bulunuyor.

Diğer bazı izahlara göre, Kâb-ı Kavseyn'den murad üst üste konan iki yaydır. Değerli müfessirimiz Elmalılı'nın "daha güzel" bulduğu bu yoruma göre, âyet, üst üste konan iki yay mesâfesinden daha da ileri bir yakınlığa işaret etmektedir ki müfessirler bu teşbihe, meleke-i ittisali temsil ve bu'd-ı mülebbisi nefyile Peygamberin vahyi istimâını tahkik maksadıyla yer verildiğini belirtmişlerdir. Bu mânaya göre Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kendisinden önce hiç kimseye nasib olmamış, kendisinden sonra da hiç kimseye nasib olmayacak âzamî bir İlahî yakınlığa ererek Cenab-ı Hakk'tan vasıtasız vahye mazhar olmuştur. Yakınlıktan sonra vahye temas eden âyet bunu ifade etmektedir.

"Onun gördüğünü kalb yalan çıkarmadı."

"Andolsun ki O, Rabbinin ayetlerinden bir kısmını görmüştür" meâlindeki âyetlerde, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in gördüğü şey ne idi? Allah'ı mı görmüştü, Cebrail'i mi, başka bir şeyi mi? Bu hususlar, âlimler arasında münakaşalıdır.

Sadedinde olduğumuz rivayette İbnu Mes'ud hazretleri (radıyallahu anh): "Bu ayetlerde, diyor, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Hz. Cebrâil (aleyhissalâtu vesselâm)'i hüviyet-i aslîsi, şekl-i fıtrîsi ile gördüğünü haber verilmektedir."

Âyette geçen muhtelif meseleler var, çoğunlukla âlimler ihtilâflı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bunların hepsine burada yer vermek mevzuyu uzatır. Ancak rü'yet meselesinde İbnu Abbâs (radıyallahu anh) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Miraç'ta Cenab-ı Hakk'ı gözleriyle gördüğünü kesin bir dille ifade ederken, Hz. Aişe bunu reddeder ve "Her kim, "Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Rabbini gördü" diye zu'mederse Allah'a karşı büyük iftira etmiş olur" der. Hz. Aişe ve onun görüşünü benimseyenler, Necm suresinde geçen rü'yetin, Cebrail (aleyhisselam)'i hey'et-i aslîsi ile görmek diye te'vil eder ve Allah'ı hiçbir beşerin göremiyeceği hususunda şu âyetleri delil gösterirler:

لَا تُدْرِكُهُ الْأَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الْأَبْصَار (meâlen): "Gözler O'nu idrak edemez, O gözleri idrak eder" (Enâm 103) âyeti ile وَمَا كَانَ لبشر أن يكلّمَهُ اللّه إِلَّا وَحْياً اَوْ مِنْ وَرَآئى حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا (meâlen): "Yâ bir vahiy ile, ya bir perde arkasından, yahud bir elçi gönderip de kendi izniyle dileyeceğini vahyetmesi olmadıkça Allah'ın hiçbir beşere kelam söylemesi vâki olmamıştır" (Şurâ, 51).

Müteakip rivayet de bu mevzuyu açıklayacaktır.{294}

3. Hadis-i Şerif

وفي رواية الترمذى عن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]رَأى مُحمّدٌ ﷺ رَبَّهُ، قَالَ عِكْرِمَةُ: قُلْتُ ألَيْسَ يَقُولُ اللّهُ تَعَالى لَا تُدْرِكُهُ الابْصَارُ. قَالَ: وَيْحَكَ، ذلِكَ إذَا تَجَلَّى بِنُورِهِ الَّذِي هُوَ نُورُهُ، وَقَدْ رَأى رَبَّهُ تَعَالى مَرَّتَيْنِ[ .

3. (801)Tirmizî'nin İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'tan kaydettiği bir rivayette, İbnu Abbas: "Muhammed Rabbini gördü" der. İkrime (kendisine): "Allah, Kur'ân-ı Kerim'de (mealen): "Gözler onu idrak edemez" (En'am, 103) demiyor mu?" diye sorunca: "Amma da yaptın, bu görme işi, Cenâb-ı Hakk kendi nuru ile tecelli ettiği zaman bunu göremez demektir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ise Rabbini iki sefer görmüştür" açıklamasını yapar." [Müslim, İman 284, (176); Tirmizî, Tefsir, Necm (3275, 3276, 3277).]{295}

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir