Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 214
Tahrim Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 214. sayfası — Tahrim Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Binâenaleyh, birçok âyet ve sûreler hakkında olduğu üzere, burada da sebeb-i nüzûlden değil, esbâb-ı nüzûlden bahsetmek daha doğru olacaktır. Teferruata girmeden meseleyi biraz açmak istiyoruz.
1. Bal Şerbeti Meselesi: İlk iki rivayet bu hâdise ile alâkalıdır. Hâdiseye sathi bir nazarla bakıldığı zaman ilerigeri söz edilip, muhterem validelerimiz olan Zevcât-ı Tâhirât hakkında mü'minlik edebine hiç uygun düşmeyecek değerlendirmelere bile düşülmesi mümkün olduğu halde, hâdise yakından tahlil edilince, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın örnek hayatını aydınlattığı, mü'minlerin ders alması gereken pekçok incelikleri ihtiva ettiği görülür. Ayrıca bize birçok bilgi ve prensiplerin sunulmasına vesile olan bu hâdiseye zemin hazırlamış bulunan Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in çok evliliğinin sırrı, hikmeti ve gerekliliği bir kere daha anlaşılmış olur. Hatta biz diyeceğiz ki, başka hiçbir faidesi ve gayesi olmasa bile, sırf Tahrim suresinin inmesine vesile olan hadiselerin vukuunu hazırlamış bulunması, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın çok evliliği için yeterli bir gerekçedir. Muhammed ümmeti ve bilhassa kadınlar taifesi bu vesile ile büyük rahmetlere mazhar olmuştur. Bu sözde mübâlağa yoktur. Îlâ hâdisesinin sebepleri ile, Tahrîm sûresinin nüzul sebeplerini belirten rivayetleri tahlil edenler aynı kanaate varacaklardır.
Îlâ'nın sebepleri ile Tahrim suresinin nüzul sebepleri bazı rivayetlerde aynıdır. Bu rivayetler, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın günlük hayatını, hanımlarına karşı tavrını, ailevî sohbetlerini, bu sohbetlerin muhteva ve mâhiyetini, kadınlarda fıtrî olan kıskançlık ve bu kıskançlığın sebep olduğu tezâhürat ve eylemler karşısında Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in gösterdiği aksülameli, takip ettiği siyaseti aydınlatır.
Mühimlerinden birkaçını kaydedelim:
a) Îlâ ile ilgili açıklamalar tedkik edilince (109-112'inci hadislere bakınız) görülür ki, Hz. Peygamber hergün sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar mescidde kalarak ashâbıyla sohbet etmektedir. Bu, değişmez bir prensiptir. Sadece îla'ya karar verdiği gün prensibini terketmiş, bu "sohbeti terk vak'ası", Ashab arasında "Gassânîlerin saldırması"ndan daha mühim sayılacak bir vükuatın meydana geldiğini zannettirecek kadar şok meydana getirmiştir.
b) Sadedinde olduğumuz 838 numaralı hadis Resûlullah'ın hergün ikindi namazından sonra hanımlarını ziyaret ettiğini belirtir. Bazı yorumcular, sabah namazından sonraki ziyareti haber veren rivayetle bu rivayet arasında bir teâruz aramış ise de, mûteber ve asıl olan görüşe göre teâruz sözkonusu değildir. Sabahleyin belki de daha kısa, bir selamlaşma nevinden de olsa birinci ziyaret, ikindiden sonra da sohbete yer veren daha uzun müddeti içine alan ikinci bir ziyâret cereyan etmektedir.
c) Bu rivayetten şunu da anlıyoruz ki: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ziyaretlerini belli bir müddete tâbi tutmuştur. Her seferinde o müddete riâyet etmekte, ne azaltmakta ne de artırmaktadır. Nitekim bir keresinde ikram edilen "bal şerbeti hatırı" için bir miktar uzayınca, diğer hanımlar arasında "Niçin geç kaldı?" diye merak ve sipekülasyon sebebi olmuş, teselsül eden hâdislerle Tahrim suresinin nüzûlüne zemin hazırlamıştır.
Bu iki vak'ayı esas alıp, zaman kullanımını aydınlatan başka rivayetlerle tamamlayınca şu neticeye ulaşmaktayız: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) günlük hayatını belli bir programa bağlamıştır: Muayyen vakitlerde muayyen işler yapmaktadır, her işi de belli bir müddet içerisinde tamamlamakta, önceden bilinen bu müddeti tecâvüz etmemektedir.
d) Yine bu hâdiselerle ilgili rivayetlerden anlıyoruz ki, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e hanımları, diğer hanımların mevcudiyeti sebebiyle duyulan kıskançlık ve tahrik olan başkaca hislerin sevkiyle pekçok tatsızlıklar çıkarmaktadır; dikkafalılık etmekte, karşı gelmekte, homurdanıp mırıldanmakta, isyankâr tavırlar takınmakta ve hatta küsüp, kelâmı kesmektedir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), kadın mizacının tabii tezâhürü olan bu davranışları, Allah'ın o fıtrata koyduğu âyetleri seyredercesine tebessümle karşılamakta ve sabırla temâşa etmektedir. Bu hususun ehemmiyetine binâen, Îlâ hâdisesiyle ilgili olarak Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in pekçok hikmetler ve faydalarla dolu uzun bir rivayetinden bazı özetlemeler sunuyoruz:
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir