Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 264

Tekâsür Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 264. sayfası — Tekâsür Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

"- Sizleri sıcaktan ve soğuktan koruyan meskenlerin, ağaçların, çadırların gölgelerinden ve sıcak günde içtiğiniz soğuk sudan!"

Bir başka hadiste ise: "Kendi yurdunda emniyette, bedeni âfiyette, günlük azığı yanında olan kimse, sanki dünya kendisinin olmuş gibidir. (Şükrünü, zikrini ve tefekkürünü yapıp öbür dünyasına nur gönderebilir, varolma gayesini yerine getirebilir)" buyurmuştur.

Mevzumuzu tamamlayan bir başka hadis daha var. Bu, suâle çekileceğimiz sayısız nimetlerin ana başlıklarını sayar:

"Kıyamet günü, beş şeyden hesaba çekilmedikçe kişi Rabbinin huzurundan ayrılamaz:

1. Ömrünü nasıl tükettiğinden,

2. Gençliğini nerede harcadığından,

3. Malını ne yolla kazandığından,

4. Malını nereye harcadığından,

5. İlmiyle ne derece amel ettiğinden?"

Son olarak Hz. Zübeyr su ve hurmaya niçin iki siyah demiştir? onu belirtelim: Şârihler şöyle derler: "Medine hurması umumiyetle siyahtır. Arap dilinde iki şey beraber zikredilince, her ikisinin de gâlibi olana göre söylenmesi umumi bir kâidedir. Meselâ anne ve baba, baba kelimesine göre tesniye yapılarak ebeveyn kelimesiyle, keza Güneş ve Ay Kamer kelimesiyle kamereyn diye ifade edilir. Burada da öyle yapılmıştır."{452}

2. Hadis-i Şerif

وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسولُ اللّه ﷺ: إنَّ أوَّلَ مَا يُسْألُ عَنْهُ الْعَبْدُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنَ النَّعِيمِ أنْ يُقَالَ لَهُ: ألَمْ نُصِحُّ لَكَ جِسْمَكَ وَنُرْوِكَ مِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ[. أخرجه الترمذى .

2. (882)-Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kulun, kıyamet günü, hesaba çekileceği ilk şey (mazhar olduğu) nimettir. Kendisine: "Bedenine sıhhat vermedik mi, soğuk sudan içirmedik mi?" denecektir." [Tirmizî, Tesfir, (3355).]{453}

AÇIKLAMA:

Önceki rivayetin (881) açıklaması sırasında sıhhatin başta gelen nimetlerden olduğunu belirtmiştik. Yukarıdaki hadis, sıhhatin ehemmiyetini te'yid eden bir başka rivayet olmaktadır. Âlimler bu çeşit rivayetlerden hareketle, imandan sonra en kıymetli nimet sıhhattir demişlerdir. Allah'ın arz ve semâvatta tecelli eden envârının okunması bu iki nimete bağlıdır. İmanla,

﹛تُسَبَّحُ لَهُ السَّموَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ ولكنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ

#265|﹜

"Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder, O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur..." (İsra 44) âyetini okuyup, sıhhatle de, اللّه نور السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ "Allah arz ve semaların nurudur" (Nur 35) âyetinin kâinata serptiği nuru idrak eder ve şevkle kulluk vazifelerini yapmaya koşar.{454}

ERAEYTE (MÂUN) SÛRESİ

1. Hadis-i Şerif

عن ابن مسعود رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]كُنَّا نَعُدُّ المَاعُونَ عَلى عَهْدِ رسولِ اللّه ﷺ عَارِيَةَ الدَّلْوِ وَالْقِدْرِ[. أخرجه أبو داود .

1. (883)-İbnu Mes'ûd (radıyallahu anh) demiştir ki: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) zamanında tencere, kova gibi eşyaları âriyeten vermeyi (Mâun suresinde zikri geçen) yardım (mâun) addederdik." [Ebû Davud, Zekât 32, (1657).]{455}

AÇIKLAMA:

Mâun sûresi, kısa sûrelerdendir. İki kısımdır.

Birinci kısmı: Yetimleri itipkakmak ve fakirlere yardıma teşvik etmemek suretiyle dinin bu emirlerini tekzib eden kimselerle ilgilidir. Müfessirler bu kısmın Mekke'deki bazı müşriklerle ilgili olarak nâzil olduğunu belirtirler.

İkinci kısmı ise: Namazını kılan fakat kulluğunda eksikliği fazla olan Müslümanlarla ilgilidir. Yukarıdaki rivayet bu kısımla ilgili olduğu için meâlini kaydediyoruz:

"Vay o namaz kılanların hâline ki, onlar kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar "yardım"ı sakınırlar" (4-7. âyetler).

Yukarıdaki rivâyet, İbnu Mes'ud hazretlerinin (radıyallahu anh) âyette geçen elmâun kelimesini, konu komşunun birbirinden kapkacak alıp vermek suretiyle yaptıkları yardım olarak açıklar. İbnu Ömer, Hz. Ali, Katâde, Hasan Basrî gibi bazıları da mâun kelimesinden maksadın "zekât" olduğunu söylemiştir.

Mücâhid: "Mâun âriyettir" demiştir.

İkrime, berleştirici bir açıklama yapar: "Mâunun en yüce derecesi, bildiğimiz zekâttır, en düşük derecesi de eşya âriyetidir."

Hattâbî şerhinde Mâun için: "İstendiği takdirde verilmemesi haram olan su, tuz, ateş gibi maddelerdir" dendiği de kaydedilir. Âriyeten verilen maddelere örnek olarak iğne, balta, çanak, çömlek, kova, çomak... zikredilir.{456}

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir