Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 4
Hûd (Aleyhisselam) Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 4. sayfası — Hûd (Aleyhisselam) Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın: "Beni şu sûreler.. ihtiyarlattı" buyurması o sûrelerdeki muhtevânın kendisini fazlaca düşündürüp, ağzının tadını kaçırdığını ifâde etmek içindir. Zîra zikredilen bu sureler, eski milletlerin başına gelen belâları ve bilhassa kıyâmet ahvâlini haber vermekte, insanın hakiki istikbalinde başına gelecek dehşetli hadiseleri safha safha anlatmaktadır. Gerçek iman sahipleri onları düşündükçe ehl-i dünya gibi neşeli, eğlenceli olamaz. Nitekim Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Benim bildiğimi bilseniz az güler çok ağlardınız" buyurmakta, hayatın fâni zevklerine olan bağları zayıflatmak, kırmak için ölümü çokca hatırlamayı tavsiye buyurmaktadır.{6}
2. Hadis-i Şerif
وعنه رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. ]أنَّهُ سُئِلَ عنْ قولهِ تعالى: أَلَا إنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُ. قالَ: كانَ أُنَاسٌ يَسْتَحْيُونَ أنْ يَتَخَلّوْا فَيُفْضُوا إلى السَّماءِ، وَأنْ يُجَامِعُوا نِسَاءَهُمْ فَيُفْضُوا إلى السَّماءِ فنزَلَ ذلِكَ فِيهمْ[. أخرجه البخارى .
2. (660)-Yine İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'ın anlattığına göre, kendisine Cenâb-ı Hakk'ın şu meâldeki kelâmından suâl sorulmuştur: "Bilin ki, onlar, Kur'an okunurken gizlenmek için iki büklüm olurlar. Bilin ki elbiselerine büründüklerinde bile Allah onların gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Çünkü O, kalplerde olanı bilendir (Hud, 5).
İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) şu açıklamayı yapmıştır: "Bunlar helâda soyununca avret mahallerinin açılıp, o manzaralarının semaya ulaşmasından, keza hanımlarıyla cinsî mukarenet sırasında soyununca çıplak hallerinin semaya ulaşmasından korkup haya duyan, (bu yüzden kendilerine sıkıntı veren) kimseler hakkında nâzil olmuştur." [Buharî, Tefsir, Hud 1.]{7}
3. Hadis-i Şerif
وعن أبى موسى رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قالَ رسولُ اللّهِ ﷺ: إنَّ اللّهَ تعالى لَيُمْلِى لِلظَّالِمِ حَتَّى إذَا أَخَذَهُ لَمْ يُفْلِتْهُ. ثُمَّ قَرَأ: وَكَذَلِكَ أخْذُ رَبِّكَ إذَا أخَذَ القُرَى وَهِىَ ظَالِمَةٌ إنَّ أخْذَهُ ألِيمٌ شَدِيدٌ[. أخرجه الشيخان والترمذى .
3. (661)-Ebu Mûsa el-Eş'arî (radıyallahu anh) anlatıyor: Resul-i Ekrem (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allahu Teâla, zalime biraz fırsat tanır, amma bir de yakaladı mı artık paçayı kurtaramaz." Sonra da şu âyeti okudular: "Allah kasabaların zâlim halkını yakalayınca böyle yakalar, yakalaması da şiddetli ve elimdir" (Hud, 102).
Tirmizî, rivayetinde: "Fırsat tanır (yümlî) değil, "mühlet tanır" (yümhil) olması muhtemeldir" demiştir. [Buharî, Tefsir, Hud 5; Müslim, Birr 61, (2583); Tirmizî, Tefsir, Hud, (3109); İbnu Mâce, Fiten 22, (4018).]{8}
4. Hadis-i Şerif
وعن ابن مسعود رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]جاءَ رَجُلٌ فقَالَ: يَا رَسُولَ اللّهِ إنّى عَالَجْتُ امْرَأةً في أقْصى الْمَدِينَةِ، وَإنِّى أصَبْتُ مِنْهَا مَا دُونَ أنْ أمَسَّهَا، وأنَا هذا فَاقْضِ فيَّ مَا شِئْتَ. فقالَ عُمرُ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: لَقَدْ سَتَرَكَ اللّهُ تعالى، لَوْ سَتَرْتَ عَلَى نَفْسِكَ. وَلَمْ يَرُدَّ النَّبيُّ ﷺ شَيْئاً؛ فَقَامَ الرَّجُلُ فانْطَلَقَ النَّبيُّ ﷺ رَجُلًا فَدَعَاهُ فَتَلَا عَلَيْهِ هذِهِ الآية: وَأقِمِ الصَّلَاةَ طَرَفَىِ النَّهَارِ وَزُلَفاً مِنَ اللَّيْلِ إنَّ الحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئاتِ ذلِكَ ذِكْرَى لِلذَّاكِرِينَ. فقَالَ رَجُلٌ: يَا رَسُولَ اللّهِ هَذَا لَهُ خَاصَّة؟ قَالَ بَلْ لِلنَّاسِ كَافَّةً[. أخرجه الخمسة إِلَا النسائى .
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir