Tegâbün Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt · Sayfa 209
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının "Tegâbün Sûresi" bölümü 209. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 4.Cilt.
TEGÂBÜN SÛRESİ
1. Hadis-i Şerif
عن عَلْقَمَة عن ابن مسعود رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. في قولهِ تعالى: ]وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّهِ يَهْدِ قَلْبَهُ قَالَ: هِيَ المَصَائِبُ تُصِيبُ الرَّجُلَ. فَيَعْلَمُ أنَّهَا مِنْ عِنْدِ اللّهِ تعالى فَيُسَلِّمُ وَيَرْضى[. أخرجه البخارى .
1. (835)-Alkame hazretlerinin İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'dan naklettiğine göre, İbnu Mes'ud, "...Kim Allah'a iman ederse (Allah) onun kalbini doğruya götürür.." (Teğâbün,11) meâlindeki âyetle ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır: "Bunlar kişinin mâruz kaldığı musibetlerdir. İnanan kişi, (Allah'ın lütfu ve keremi ile) bu musibetlerin Allah'tan olduğunu bilir, Allah'ın takdirine teslimiyet gösterip, razı olur (ve sabreder)." [Buharî, Tefsir, Tegabün 1.]{360}
AÇIKLAMA:
Bu rivayet Buharî'de muallâk ise de Abdurrezzâk mevsul olarak kaydetmiştir. İbnu Hacer hadisi tahric eden muhtelif kaynakları zikreder.
Âyet-i kerimede inanan kimselerin kalbine, Allah tarafından hidâyet verileceği müjdeleniyor. İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) bu hidâyetin mâhiyetini açıklamaktadır. O'na göre âyette kastedilen hidâyet "musibetlerin Allah'tan geldiği inancı"dır. Böylece mü'min kişi, musibetler geldikçe imtihan edildiğine inanacak, bu imtihanı kazanmanın sabırla mümkün olacağını bilecektir. Çünkü onun iman kulağında şu âyetin hakikatları konuşacaktır. (meâlen): "Andolsun, sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere (lütuf ve keremimi) müjdele!" (Bakara, 155).
Bu âyete inanan kişi her çeşit musibete sabır ve teslimiyetle karşı çıkarak mukâvemet gösterir, böylece musibet karşısında paniğe kapılmaktan, çaresizlik ve me'yusiyet hissine düşmekten kendini korur, mânevî ezikliğe, ruhî çöküntüye düşmez.{361}
2. Hadis-i Şerif
وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما. في قوله تعالى: ]إنَّ مِنْ أزْوَاجِكُمْ وَأوْلَادِكُمْ عَدُوّاً لَكُمْ الآية. قَالَ هَؤُلَاءِ رِجَالٌ مِنْ اَهْلِ مَكَّةَ أسْلَمُوا وَأرَادُوا اَنْ يَأتُوا النّبِيَّ ﷺ فَأبَى أزْوَاجُهُمْ وَاَوْلَادُهُمْ أنْ يَدَعُوهُمْ فَلَمَّا أتَوا النّبيَّ ﷺ رَأوُا النَّاسَ قَدْ فَقِهُوا فِي الدِّينِ فَهَمُّوا أنْ يُعَاقِبُوهُمْ فَنَزَلَتْ[. أخرجه الترمذي .
2. (836)-İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ), "Ey iman edenler, eşlerinizin evlatlarınızın içinde hakikaten size düşman olanlar da vardır. O halde onlardan sakının.." (Teğâbün 14) meâlindeki ayet hakkında şu açıklamayı yaptı: "Bu hitaba maruz kalan kimseler bir kısım Mekkeli erkeklerdir. Bunlar, hicret ederek Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelmek isterler, fakat kadın ve çocukları kendilerini
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir