Namaz - Devam

Kütübü Sitte - 9.Cilt · Sayfa 1

KitapKütübü Sitte - 9.Cilt
Sayfa1–5
SeviyeAna bölüm

Kütübü Sitte - 9.Cilt kitabının "Namaz - Devam" bölümü 1. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 9.Cilt.

Namaz - Devam

3. Hadis-i Şerif

﹛وعن معاوية بن الحكم السلمى رَضِيَ اللّهُ عَنْه: ]بَيْنَا أنَا أُصَلِّى مَعَ رَسولِ اللّهِ ﷺ إذْ عَطَسَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ. فَقُلْتُ: يَرْحَمُكَ اللّهُ فَرَمانِى الْقَوْمُ بِأبْصَارِهِمْ. فَقُلْتُ: وَاثُكْلُ أُمَّيَاهُ، مَا شَأنُكُمْ تَنْظُرُونَ إليَّ، فَجَعَلُوا يَضْرِبُونَ بِأيْدِيهِمْ عَلى أفْخَاذِهِمْ يُصَمِّتُونَنِى، فَلَمَّا قَضى ﷺ الصَّلَاةَ، بِأبِى هُوَ وَأُمِّى مَا رَأيْتُ مُعَلِّماً قَبْلَهُ، وَلَا بَعْدَهُ أحْسَنَ تَعْلِيماً مِنْهُ، فَوَاللّهِ مَا كَهَرَنِى، وَلَا ضَرَبَنِى، وَلَا شَتَمَنِى، وَلكِنْ قالَ: إنَّ هذِهِ الصَّلَاةَ لَا يَصْلُحُ فِيهَا شَيْءٌ مِنْ كَلَامِ النَّاسِ، إنَّمَا هِىَ التَّسْبِيحُ وَالتَّكْبِيرُ، وَقِرَاءَةُ الْقُرآنِ، فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللّهِ: إنِّى حَدِيثُ عَهْدٍ بِجَاهِلِيَّةٍ، وَقَدْ جَاءَنَا اللّهُ تَعالى بِالاسْلَامِ، وَإنَّ مِنَّا رِجَالًا يَأتُونَ الْكُهَّانَ؟ قالَ: فَلَا تَأتِهِمْ. قُلْتُ: وَمِنَّا رِجَالٌ يَتَطَيَّرُونَ؟ قالَ: ذَاكَ شَيْءٌ يَجِدُونَهُ في صُدُورِهِمْ فَلَا يَصُدُّهُمْ. قُلْتُ: وَمِنَّا رِجَالٌ يَخُطُّونَ؟ قَالَ: كانَ نَبيٌّ مِنَ الانْبِيَاءِ يَخُطُّ، فَمَنْ وَافقَ خَطَّهُ فَذَاكَ. قُلْتُ: وَإنَّهُ كَانَ لِى جَارِيَةٌ تَرْعَى غَنَماً قِبَلَ أُحُدٍ وَالجَوانِيَّةِ، فَاطَّلَعْتُ ذَاتَ يَوْمٍ فَإذَا الذِّئْبُ قَدْ ذَهَبَ بِشَاةٍ مِنْ غَنَمِهَا، وَأنَا رَجُلٌ مِنْ بَنِى آدَمَ آسَفُ كَمَا يَأسَفُونَ، فَصَكَكْتُهَا صَكَّةً. قالَ: فَعَظَّمَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ ذَلِكَ عَلى، فَقلْتُ: أفَلَا أعْتِقُهَا؟ قَالَ: ائْتِنِى بِهَا، فَأتَيْتُهُ بِهَا، فقَالَ لَهَا: أيْنَ اللّهُ؟ قَالَتْ: في السَّمَاءِ. قالَ: مَنْ أنَا؟ قالَتْ: أنْتَ رَسُولُ اللّهِ. قالَ: أعْتِقْهَا فإنَّهَا مُؤمِنَةٌ[. أخرجه مسلم وأبو داود والنسائى."الكَهْرُ": الزبر والنهر."وَالتَّطَيُّرُ": التشَاؤُم بالشئ."وَالخَط": هو الذى يفعله المنجم في الرمل بأصابعه ويحكم عليه ويخرج به الضمير .

"وَالاسَفُ": الغضب."وَالصَّكُّ": الضرب واللطم .|﹜

3. (2710)-Mu'âviye İbnu'l-Hakem es-Sülemî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte namaz kılıyordum. Derken cemaatten bir şahıs hapşırdı. Ben:

"Yerhamükallah" dedim. Cemaattakiler bana bed bed baktılar. Bunun üzerine (kızıp):

"Vay başıma gelen, niye bana böyle bakıyorsunuz?" dedim. Bu sefer ellerini dizlerine vurarak beni susturmak istediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazı bitirince (bana iyi davrandı), annem babam O'na fedâ olsun, ben O'ndan, ne önce ne de sonra, ondan daha iyi öğreten bir muallim görmedim. Allah'a yemin olsun O beni ne azarladı, ne dövdü, ne de betimi yıktı; sadece:

"Namazda insan kelamından (dünyevî) bir söz münasib değildir, ona uygun olan söz, tesbîh, tekbîr ve Kur'an kırâatıdır!" dedi. ben:

"Ey Allah'ın Resûlü, dedim, ben cahiliyeden daha yeni çıkmış birisiyim. Allah bize İslam'ı lutfetti ama bizde öyleleri var ki, hâlâ kâhinlere geliyorlar, (bu hususta ne tavsiye edersiniz?)"dedim.

"Sen onlara gitme!" buyurdu. Ben tekrar:

"Bizde (kuşun uçuşuna vs'ye bakarak) uğursuzluk çıkaranlar da var?" dedim. Cevaben:

"Bu (uğursuzluk zannı) kalplerinde mevcut olan bir (kuruntu)dur. Sakın onları (gayelerine gitmekten) alıkoymasın!" dedi. Ben:

"Bizde, kuma hatlar çizerek fala bakanlar da var?" dedim. Şu açıklamayı yaptı:

"Peygamberlerden biri de (kuma) çizgi çizerdi. Kim çizgisini onun çizgisine uygun düşürürse isabet eder!" buyurdu. Ben:

"Benim bir câriyem vardı. Uhud ve Cevâniyye taraflarında koyun otlatırdı. Bir gün öğrendim ki{1} bir kurt peyda olmuş ve sürüden bir koyun götürmüş. Ben bir insanoğluyum, herkes gibi bende öfkelenirim. (Bu hadise yüzünden kızıp) câriyeye bir tokat aşkettim. (Râvi der ki: Bu sözümü işitince) Resûlullah tokadımı fazla buldu, (yakıştıramadı).

"O halde onu âzad etmiyeyim mi?" dedim.

"Bana bir getir hele!" dedi. Ben de câriyeyi ona getirdim. Ona:

"Allah nerde?" diye sordu. Câriye:

"Semâda!" diye cevap verdi. Bu sefer:

"Ben kimim?"diye sordu. O da:

"Sen Resûlullah'sın" diye cevap verdi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm:

"Onu âzad et, çünkü mü'mine'dir"buyurdu."{2}

AÇIKLAMA:

1-Bu hadis de bidâyette namazda konuşulduğunu aksettirmektedir. Râvi Hz. Muâviye, konuşma yasağının geldiğinden habersiz olduğu için hapşırana yerhamukallah demiştir. Cemaat, bu davranışın uygunsuzluğunu bakışlarıyla ihsâs etmiş, bu durumdan rahatsız olan Muâviye (radıyallâhu anh) birden kızıp bazı gereksiz sözler sarfetmiştir. Cemaat bu sefer ellerini dizlerine vurarak aksülamel gösterip susmasını işâret etmişlerdir.

Sayfa 2

Hemen kaydedelim ki, namaz esnasında meşrû olan bir îkâz "sübhânallah!" denilerek yapılmalıdır, elleri vurarak değil. Âlimler buradaki el vurma hadisesini, bu vak'ânın, mezkur edebin teşriînden önceye ait olmasıyla izah ederler. Zîra Resûlullah namazda ikaz edebini: "Erkekler sübhânallah! diyerek, kadınlar da el çırparak yapmalıdır!" diyerek teşrî buyurmuştur.

2-Hadiseyi rivâyet eden sahâbîye, en ziyade te'sir eden ve kalbini fetheden husus, namazdan sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın onu ikaz tarzı olmuştur. O belki de, hatası sebebiyle en azından bir azarlama ile karşılama endişesi içinde idi. Fahr-i Kainat'ın tatlı ve müşfik ikazı bedeviyi mest etmiş olmalı ki: "Ondan ne önce, nede sonra onun kadar iyi öğreten bir muallim görmedim" demiştir.

Resûlullah'ın bu davranışı Mu'âviye İbnu'l-Hakem (radıyallâhu anh)'e bazı husûsî meraklarını sorma cesareti veriyor. Uğursuzluk (tetayyur), kâhine başvurma ve kum üzerine çizgi çekerek fala bakma (remil atma da denir) ile ilgili sorularını sorar ve cevaplar alır:

*Resûlullah kâhin'e gitmeyi yasaklamıştır. Kâhin, gizli şeyleri bildiğini iddia eden kimsedir. Tîbî der ki: "Kâhin'le arrâf arasında fark vardır. Kâhin, gelecekte olacak şeyler hakkında bilgi iddiasında bulunur. Arrâf ise, çalınan şeyler ve yitiklerin yeri vs. hakkında bilgi iddiasında bulunur." Âlimler: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kâhine gitmeyi yasaklamıştır, çünkü onlar gâibden haber verirler. Bazen söyledikleri tesâdüfen gerçek çıkar, bunlar sebebiyle insanların fitneye düşmesinden ve (gaybı kimsenin bilemeyeceğine dair şer'î hüküm gibi) bir kısım dînî meselelerde îtikadlarının bozulacağından korkulur" demişlerdir. Dinimiz, kâhine gitmeyi, kâhinin sözüne inanmayı kesinlikle yasaklamıştır. Ayrıca kâhine verilecek ücreti de haram kılmıştır. Bu hususta müslüman ulemasının icmaı vardır. Mevzu üzerine vârid olan sahih hadislerden bir kaçını kaydediyoruz:

"Kim bir arrâfa bir şey sorarsa namazı kırk gün kabul edilmez."

"Kim bir arrâf'a ve bir kâhine gider ve onun söylediğini tasdik ederse Muhammed'e ineni inkâr etmiş olur."

*Sadedinde olduğumuz hadis uğursuzluk addetmeyi de yasaklar. Hadiste tetayyur diye ifade edilir. Tetayyur, kuş ma'nâsına gelen tuyûr kelimesinden gelir. Eski Araplar kuşun hareketinden şu veya bu cihete uçmasından bir kısım ma'nâlar çıkarırlardı. Gerek hayır (tefâül=uğur) ve gerek şer ma'nâsı (teşâüm=uğursuzluk) çıkarılmış olsun hepsine tetayyur veya tıyara{3} dendiğini İbnu'l-Esîr, en-Nihâye'de belirtir. Araplar, cahiliye döneminde kuş ve ceylan gibi av hayvanlarından ma'nâ çıkarırlardı. Bunlardan bevârih (kişinin sağ tarafından sol tarafına geçenler) onların uğursuzluk getireceğine, sevânih olanların (yani sol taraftan sağ tarafa doğru geçenlerin) uğur getireceğine inanırlardı. Böylece bevârihle karşılaşan gitmek (veya yapmak üzere) çıktığı işinden vazgeçer, hedefine gitmezdi. Şeriatımız bunu kesinlikle yasaklamıştır. Sadedinde olduğumuz hadiste geçen Resûlullah'ın "Bu (uğursuzluk zannı) kalplerinde mevcut bir (kuruntu)dur, sakın onları (gayelerine gitmekten) alıkoymasın" sözü, açıkladığımız bu vak'âya parmak basar.

Yeri gelişken hemen belirtelim ki Fahr-i Kâinât Efendimiz, vahy-i ilâhiye mazhariyetin pek bâriz bir delili olarak, bu cümlede, bütün insanlığa şâmil belki de fıtrî diyebileceğimiz beşerî bir zaafı dile getirmektedir: Uğursuzluk duygusu hârici bir hakikata dayanmaktan ziyade kalplerde bulunan bir vehimdir, kişi imanının müdahalesi ile iradî olarak onunla mücadele etmezse, insanda galebe çalabilecek, hükmünü icrâ edebilecektir. Bir başka hadis bu duygunun, insanlığın tamamına şâmil bir zaaf olduğunu daha açık bir üslubla belirtir:

"Üç şey vardır, hiç kimse onlardan kurtulamaz:

"Uğursuzluk, hased, zan. Denildi ki: "Pekiyi ne yapalım?" Dedi ki: "Uğursuzluk içinden geçince (aldırma, planladığın, kararlaştırdığın işini) icra et. Hased edince (bu duygunun peşine düşüp gereğini) yapma. Zanna düşünce de tahkîk etme ve kalkma (peşine düşme)."

Kehânetle meşguliyet gibi, uğursuzluk inancının da, medenî seviyesi ne olursa olsun bütün insan cemiyetlerinde, her sınıf halkta rastlanan cihanşümûl hurâfelerden olduğu bilinen bir hususdur. Münâvi, buna bütün semâvî kitaplarda yer verilip yasaklandığını kaydeder. Hiçbir etnolojik çalışmaya dayanmayan Resûlullah'ın o devirde bunun cihanşümullüğünü belirtmesi, O'nun mûcizelerinden bir mûcizedir.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hâricî bir hakikata dayanmaksızın, insanların kalbinde bir vehim olarak bulunan bu duygunun ne bir hayrın celbine, ne de bir şerrin def'ine hiçbir tesiri bulunmadığını açık olarak ifade etmiş ve kalbe gelen bu vehmi hakikat rengiyle boyayarak, inanıp sonrada mucibiyle amelden

Sayfa 1   Okuyucuda devam et

Alt başlıklar

  1. Namazın Altıncı Şartı Başka Meşguliyetleri Terk6
  2. Namazın Yedinci Şartı: Kıble13
  3. Namazın Şartları Üzerine Muhtelif Hadisler22
  4. * Çocuk Taşımak22
  5. * Namazda Uyuklamak23
  6. * Saçın Örülüp Baglanması24
  7. * İki Habîsin (Büyük ve Küçük Abdest) Sıkışması24
  8. Sehiv ve Tilâvet Secdeleri25
  9. * Sehiv Secdesi25
  10. Tilâvet Secdesi32
  11. Umumî Açıklama:32
  12. İhtilaflar:33
  13. Tilâvet Secdesinin Hükmü33
  14. Bazı Hükümler:34
  15. Tilavet Secdesinin Fazileti36
  16. Garânîk Hadisesi38
  17. Netice:39
  18. Rivayet39
  19. Şeytan Kur’âna Müdahale Edemedi41
  20. Kalpleri Kör...42
  21. Temennî’nin Birinci Ma’nâsına Göre Âyetin Ma’nâsı:42
  22. Temennî’nin İkinci Ma’nâsına Göre Âyetin Ma’nâsı:43
  23. Şükür Secdesi51
  24. Altıncı Bâb52
  25. Cemaatle Namaz52
  26. Birinci Fasıl53
  27. Cemaat Namazının Fazileti53
  28. Umumi Açıklama53
  29. İkinci Fasıl58
  30. Cemaatin Vücûbu ve Cemaate Devam58
  31. Üçüncü Fasıl64
  32. Özür Sebebiyle Cemaatin Terki64
  33. Dördüncü Fasıl66
  34. İmamın Vasfı66
  35. Beşinci Fasıl78
  36. Me’mumla (İmama Uyan) İlgili Hükümler78
  37. Safların Tertibi, İktidanın Şartları ve Me’mûmun Âdabı Hakkında78
  38. Yedinci Bâb99
  39. Cuma Namazı99
  40. Camiye Girme ve Câmide Oturma Âdâbı99
  41. Umumî Açıklama100
  42. Birinci Fasıl101
  43. Cuma Namazının Fazileti, Vücûbu ve Ahkâmı101
  44. İkinci Fasıl111
  45. Cumanın Vakti ve Ezanı Hakkında111
  46. Üçüncü Fasıl112
  47. Hutbe ve Hutbe i̇le İlgili Hususlar112
  48. Dördüncü Fasıl120
  49. Namaz ve Hutbede Kırâat120
  50. Beşinci Fasıl122
  51. Camiye Girme ve Oturma Âdâbı122
  52. Sekizinci Bâb127
  53. Yolcu Namazı127
  54. Havf (Korku) Namazı Bâbı127
  55. Umumi Açıklama127
  56. Seferle İlgili Bazı Bilgiler:129
  57. Yolculuğun Hükmü:129
  58. Birinci Fasıl129
  59. Namazın Kasrı (Kısaltılması)129
  60. İkinci Fasıl135
  61. Seferde İki Namazın Cemedilmesi135
  62. Üçüncü Fasıl140
  63. Yolculukta Nafile Namazlar140
  64. Havf (Korku) Namazı Bâbı142
  65. Umumî Açıklama:142
  66. İkinci Kısım147
  67. Nafile Namazlar147
  68. Birinci Bâb147
  69. Vakte Makrûn Olan Nafileler147
  70. Birinci Fasıl149
  71. Beş Vakit Namaza Bağlı (Râtip) Nafileler149
  72. Umumî Açıklama149
  73. Öğlenin Sünnetleri158
  74. İkindinin Sünneti160
  75. Akşamın Sünneti163
  76. Yatsının Nafilesi166
  77. Cumanın Nafileleri166
  78. İkinci Fasıl168
  79. Vitir Namazı168
  80. Umumî Açıklama:168
  81. Üçüncü Fasıl177
  82. Gece Namazı177
  83. Kıyâmu’l-Leyl ve Ehemmiyeti187
  84. Kıyâmu’l-Leyl (Gece Kalkışı):187
  85. Kıyâmu’l-Leyl’in Müddeti:189
  86. Dördüncü Fasıl191
  87. Kuşluk Namazı191
  88. Beşinci Fasıl195
  89. Ramazanda Gece Kalkışı ve Teravih195
  90. Teravih Namazı195
  91. Altıncı Fasıl200
  92. Bayram Namazları200
  93. Umumî Açıklama:200
  94. Cuma ve Bayramın Aynı Güne Rastlaması205
  95. İkinci Bâb210
  96. Bazı Sebeplere Bağlı Nafileler210
  97. Namaza Müteallik Bazı Hadisler211
  98. Umumî Açıklama211
  99. Birinci Fasıl211
  100. Küsûf Namazı211
  101. İkinci Fasıl213
  102. İstiska (Yagmur) Namazı213
  103. Üçüncü Fasıl215
  104. Cenaze Namazı215
  105. Dördüncü Fasıl231
  106. Müteferrik Namazlar Tahiyyetü’l-Mescid231
  107. İstihare Namazı232
  108. Umumî Açıklama:232
  109. Hâcet Namazı234
  110. Tesbih Namazı234
  111. Namazla İlgili Bazı Hadisler236

Kütübü Sitte - 9.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir