Miftah-ul İman — Sayfa 16
Sekizinci Kelime
Miftah-ul İman kitabının 16. sayfası — Sekizinci Kelime bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
bir dâimî güneşin mevcudiyetine ve bekasına delâlet ederler; aynen öyle de; her vakit değişen kâinât denizinin yüzünde ve tazelenen hadsiz fezâsında ve zerrât tarlasında ve bütün hâdisâtı ve fâni mevcûdâtı kucağına alarak beraber çalkanan zaman nehrinin içinde mahlûkât, mütemâdiyen süratle akıp gidiyorlar, zâhirî sebepleriyle beraber vefât ediyorlar. Her sene, her gün bir kâinât ölür, bir tazesi yerine gelir. Ve zerrât tarlasında, mütemâdiyen seyyar dünyalar ve seyyâl âlemler mahsulâtı alındığından, elbette kabarcıklar ve güneşçikler zevâlleriyle dâimî bir güneşi gösterdikleri gibi; o hadsiz mahlûkât ve mahsulâtın vefatları ve zâhirî sebepleriyle beraber kemâl-i intizamla terhisleri, gündüz gibi şüphesiz, güneş gibi zâhir bir kat'iyyette bir Hayy-ı Lâyemut'un, bir Şems-i Sermedî'nin, bir Hallâk-ı Bâki'nin ve bir Kumandân-ı Akdes'in vücûb-u vücudu ve vahdeti ve mevcudiyeti, kâinatın mevcudiyetinden bin derece zâhir ve kat'îdir diye bütün mevcudât, ayrı ayrı ve beraber şehâdet ederler.
İşte kâinatı dolduran bu yüksek sesleri ve kuvvetli şehâdetleri işitmeyen ve kulak vermeyen, ne derece sağır ve ahmak ve câni olduğunu elbette anladınız.
Miftah-ul İman uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir