Mirac ve Şakk-ı Kamer — Sayfa 26

İkinci Esas

Mirac ve Şakk-ı Kamer kitabının 26. sayfası — İkinci Esas bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

cihette ona yanaşamazsın. Eğer terakki etsen, Kamer makamına gelip, doğrudan doğruya bir mukabele noktasına çıksan, O'na yalnız bir nevi âyinedarlık edebilirsin. Öyle de, Şems-i Ezel ve Ebed olan Zât-ı Zülcelâl herşeye herşeyden daha yakın olduğu halde; herşey O'ndan nihayetsiz uzaktır. Yalnız bütün mevcûdatı kat'edip, cüz'iyetten çıkıp, külliyetin merâtibinde gitgide binler hicaplardan geçip, tâ bütün mevcûdata muhît bir ismine yanaşır. O'ndan daha ileride çok merâtibi kat'eder. Sonra bir nevi kurbiyete müşerref olur.

Hem meselâ: Bir nefer, kumandan-ı âzamın şahs-ı manevisinden çok uzaktır. O nefer, kumandanını onbaşılıkta gördüğü küçük bir nümûne ile gayet uzak bir mesafede, manevî çok perdeler arkasında ona bakar. Hakikî onun şahs-ı manevisiyle kurbiyet ise; mülâzımlık, yüzbaşılık, binbaşılık gibi çok merâtib-i külliyeden geçmek lâzım geliyor. Halbuki, kumandan-ı âzam; emriyle, kanunuyla, nazarıyla, hükmüyle, ilmiyle, –sureten olduğu gibi mânen de kumandan ise– bizzat zâtıyla o neferin yanında bulunur, görür. Şu hakikat Onaltıncı Söz'de gayet kat'î bir surette isbat edildiğinden, ona iktifaen burada kısa kesiyoruz.

Mirac ve Şakk-ı Kamer uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir