Mirac ve Şakk-ı Kamer — Sayfa 30

İkinci Esas

Mirac ve Şakk-ı Kamer kitabının 30. sayfası — İkinci Esas bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Yine hatıra gelir ki,diyorsun: "Haydi çıkabilir. Niçin çıkmış, ne lüzumu var? Veliler gibi ruh ve kalbi ile gitse, yeter?"

Biz de deriz ki:Madem Sâni-i Zülcelâl, mülk ve melekûtundaki âyât-ı acibesini göstermek ve şu âlemin tezgâh ve menbâlarını temâşâ ettirmek ve âmâl-i beşeriyenin netâic-i uhreviyesini irâe etmek istemiş. Elbette âlem-i mubsıratın anahtarı hükmünde olan gözünü ve mesmuât âlemindeki âyâtı temâşâ eden kulağını, Arş'a kadar beraber alması lâzım geldiği gibi; ruhunun hadsiz vezâife medar olan âlât ve cihâzâtının makinesi hükmünde olan cism-i mübarekini dahi, tâ Arş'a kadar beraber alması mukteza-yı akıl ve hikmettir. Nasılki Cennet'te, hikmet-i İlâhiye; cismi, ruha arkadaş ediyor. Çünkü pek çok vezâif-i ubudiyete ve hadsiz lezâiz ve âlâma medar olan cesettir. Elbette o cesed-i mübarek, ruha arkadaş olacaktır. Madem Cennet'e cisim, ruh ile beraber gider. Elbette Cennetü'l-Me'vâ gövdesi olan Sidretü'l-Müntehâ'ya urûc eden Zât-ı Ahmediye (A.S.M.) ile cesed-i mübarekini refakat ettirmesi, ayn-ı hikmettir.

Yine hatıra gelir ki,dersin: "Birkaç dakikada binler sene mesafeyi kat'etmek, aklen muhâldir?"

Mirac ve Şakk-ı Kamer uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir