Mirac ve Şakk-ı Kamer — Sayfa 59
Dördüncü Esas
Mirac ve Şakk-ı Kamer kitabının 59. sayfası — Dördüncü Esas bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
kimseler, kardeşler suretine dönse.. o müthiş cenazeler, huşu ve huzûda, zikir ve tesbihte birer ibâdetkâr şeklinde görünse.. o yetîmâne ağlayışlar, senâkârâne "yaşasınlar" hükmüne girse.. ve o ölümler ve o soymaklar, gâratlar; terhisât suretine dönse.. kendi sürurumuz ile beraber, herkesin süruruna müşterek olsak; o müjde ne kadar mesrurâne olduğunu elbette anlarsın. İşte Mi'râc-ı Ahmediye'nin (A.S.M.) bir meyvesi olan nur-u îmândan evvel, şu kâinatın mevcûdâtı, nazar-ı dalâletle bakıldığı vakit; yabancı, muzır, müz'iç, muvahhiş ve dağ gibi cirmler birer müthiş cenaze, ecel herkesin başını kesip adem-âbâd kuyusuna atar. Bütün sadâlar, firâk ve zevâlden gelen vâveylâlar olduğu halde, dalâletin öyle tasvir ettiği hengâmda; meyve-i Mi'râc olan hakâik-i erkân-ı îmâniye nasıl mevcûdâtı sana kardeş, dost ve Sâni-i Zülcelâline zâkir ve müsebbih; ve mevt ve zevâl, bir nevi terhis ve vazifeden âzad etmek; ve sadâlar, birer tesbihât hakikatında olduğunu sana gösterir. Bu hakikatı tamam görmek istersen, İkinci ve Sekizinci Sözlere bak...
İkinci Temsil: Senin ile biz, sahra-yı kebir gibi bir mevkideyiz. Kum denizi fırtınasında, gece o kadar karanlık olduğundan, elimizi bile
Mirac ve Şakk-ı Kamer uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir