Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 115

Mu'cizat-ı Kur'âniye

Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 115. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Aynen bunun gibi, şu esbab dahi, Kur'ân'ın selâset-i nazmına kıymetdar mânaları ifade için sivri başlarını çıkarıyorlar. İşte o Kur'ân-ı Mübîn, yirmi senede hâcetlerin mevkileri itibariyle necim necim olarak, müteferrik parça parça nüzul ettiği halde, öyle bir kemâl-i tenâsübü vardır ki; güya bir defada nâzil olmuş gibi bir münasebet gösteriyor.

Hem o Kur'ân, yirmi senede, hem muhtelif, mütebâyin esbâb-ı nüzûle göre geldiği halde, tesanüdün kemalini öyle gösteriyor; güya bir sebeb-i vâhidle nüzûl etmiştir. Hem o Kur'ân, mütefâvit ve mükerrer suallerin cevabı olarak geldiği halde, nihayet imtizac ve ittihadı gösteriyor; güya, bir suâl-i vâhidin cevabıdır. Hem Kur'ân, müteğâyir, müteaddid hâdisatın ahkâmını beyân için geldiği halde, öyle bir kemâl-i intizamı gösteriyor ki; güya bir hadise-i vâhidin beyânıdır. Hem Kur'ân, mütehâlif, mütenevvi hâlette hadsiz muhatabların fehimlerine münasip üslûblarda tenezzülât-ı kelâmiye ile nazil olduğu halde, öyle bir hüsn-ü temasül ve güzel bir selâset gösteriyor ki; güya hâlet birdir, bir derece-i fehimdir, su gibi akar bir selâset gösteriyor. Hem o Kur'ân,

Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir