Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 149
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 149. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
çirkin bir isyana Kahhâr-ı Zülcelâl nasıl meydan verip kâinatı başlarına harab etmediğinin hikmetini göstermek için
اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا
der. O hâtime ile hikmet-i imhâli gösterip bir rica kapısı açık bırakır.
İşte şu on işârât-ı i'câziyeden anla ki, âyetlerin hâtimelerindeki fezlekelerde, çok reşahât-ı hidayetiyle beraber çok lemeât-ı i'câziye vardır ki; büleğâların en büyük dâhîleri, şu bedî' üslûblara karşı kemâl-i hayret ve istihsanlarından parmağını ısırmış, dudağını dişlemiş "MÂ HÂZÂ KELÂMU BEŞER!" demiş,
اِنْ هُوَ اِلاَّ وَحْىٌ يُوحَى
ya, hakka'lyakîn olarak îmân etmişler. Demek bâzı âyette, bütün mezkûr işaratla beraber bahsimize girmeyen çok mezâyâ-yı âheri de tazammun eder ki; o mezâyânın icmâında öyle bir nakş-ı i'caz görünür ki, kör dahi görebilir.
İKİNCİ ŞÛLE'NİN ÜÇÜNCÜ NURU ŞUDUR Kİ:Kur'ân, başka kelâmlarla kabil-i kıyâs olamaz. Çünkü; kelâmın tabakaları, ulviyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemâl cihetinden dört menbaı var. Biri mütekellim,biri
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir