Mu'cizat-ı Kur'âniye — Sayfa 150
Mu'cizat-ı Kur'âniye
Mu'cizat-ı Kur'âniye kitabının 150. sayfası — Mu'cizat-ı Kur'âniye bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
muhatab,biri maksad,biri makam'dır.Ediblerin, yanlış olarak yalnız makam gösterdikleri gibi değildir. Öyle ise, sözde"Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş?"ise, bak. Yalnız söze bakıp durma. Madem kelâm, kuvvetini, hüsnünü bu dört menbâdan alır. Kur'ân'ın menbaına dikkat edilse, Kur'ân'ın derece-i belâgatı, ulviyet ve hüsnü anlaşılır. Evet, madem kelâm, mütekellime bakıyor. Eğer o kelâm emir ve nehiy ise; mütekellimin derecesine göre irade ve kudreti de tazammun eder. O vakit söz mukavemet-sûz olur, maddî elektrik gibi tesir eder, kelâmın ulviyet ve kuvveti o nisbette tezayüd eder. Meselâ:
يَا اَرْضُ ابْلَع۪ٓى مَٓاءَكِ وَيَا سَمَٓاءُ اَقْلِع۪ى
yâni "Yâ Arz! Vazifen bitti, suyunu yut. Yâ Semâ! Hâcet kalmadı, yağmuru kes." Meselâ:
فَقَالَ لَهَا وَ لِْلاَرْضِ ائْتِيَا طَوْعًا اَوْ كَرْهًا قَالَتَٓا اَتَيْنَا طَٓائِع۪ينَ
yâni "Yâ Arz! Yâ Semâ! İster istemez geliniz, hikmet ve kudretime râm olunuz. Ademden çıkıp, vücutta meşhergâh-ı sanatıma geliniz." dedi. Onlar da: "Biz kemâl-i itaatle geliyoruz. Bize gösterdiğin her vazifeyi senin
Mu'cizat-ı Kur'âniye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir